KURTULUŞ SAVAŞI "KATLİAMI”

M.e.b Tarih kitaplarında sürekli anlatılır. Kahramanlıklar, zaferler, ulu komutan, büyük kurtuluş hikayesi hatta doğaüstü olaylar... Deriz ki "vay be biz neymişiz ! Acaba Dünya'yı neden fethetmemişiz ?" Fakat savaşa ve sonuçlarına şöyle bir göz attıldığın

- Bu haber 2959 kez okundu.

KURTULUŞ SAVAŞI
M.e.b Tarih kitaplarında sürekli anlatılır. Kahramanlıklar, zaferler, ulu komutan, büyük kurtuluş hikayesi hatta doğaüstü olaylar... Deriz ki "vay be biz neymişiz ! Acaba Dünya'yı neden fethetmemişiz ?" Fakat savaşa ve sonuçlarına şöyle bir göz attıldığında herkesde tabiri caizse bir dumur olma hali vuku bulur. Sen yalın ayak, süngü ile aç bitap savaş. Ülkende canlı erkek asker kalmasın, lise cocuklarını cephelere yolla ve liselerin mezun dahi veremesin. Cephende asker yok, elinde silah muhimmat yok, cebinde 5 kuruş paran kalmamış. Ama Kütahya, Afyon hatta Eskişehire kadar elini kolunu sallayarak, yaka yıka giren Yunan'ı, o halinle kahramanlıklarla denize döküp büyük zafer kazan ! Ardından kendi meclisinin vekillerini evlerine baskın yapıp boğarak öldürt ! 1. meclisi feshet, keyfine göre vekil atayıp yeni meclis kur. Böylesine büyük bir zaferin (!) ardından Lozan'a git, Batı Trakya ve 12 adayı Yunan'a ver. Üstüne Musul’u, Kerkük’ü, Kıbrıs’ı İngilizler’e, İmroz ve Tavşanlı'yı İtalyanlar’a, Hatay'ı Fransız’lara ver ! Osmanlı topraklarını dirhem dirhem paylaştır, yetmesin boğazların yönetimini uluslararası komisyona bırak. Anadolu coğrafyasının üzerine tamamen İngilizler'in arzu etmiş olduğu gibi ve Lozan'ın da bir şartı olan "Laik" bir ülke kur. Akabinde halifeyi yurtdışına sür. Alfabeyi Latin harfler ile değiştirerek okuma yazma oranını 1 günde % 0'a düşür, milletini elin İngilizi'nin şapkasını giydirmeye zorla hatta o şapkayı takmayanları as ! Kutsal kitabını "Silahlı Türk Askerine !" evlere baskınlar yaptırarak toplat ve imha ettir. İmamları, din alimlerini kimin kurduğu belli olmayan, hakimi avukatı savcısı bile bulunmayan istiklal mahkemelerinde as, kendi camilerine, ezanına, örtüne saldır. Alfabeni, hukukunu, kültürünü, kimliğini yitir otur. Bunlar için mi kazanılmıştır bu BÜYÜK ZAFER ? Bunlar için mi savaşıp şehit olmuştur yüzbinlerce insan ? Bu komik "Zafer" iddasını ne boşanıp semerini bile yiyen eşek yer, ne de buna deve hörgücü dayanır. Bunu ancak 6 yaşındaki bebelere 11 sene boyunca periodik olarak bozuk plak gibi çevire cevire ezberleterek beyin yıkamak suretiyle anlatabilirsiniz. Ve bu "ZAFER" masalına inanan bir yetişkinin ciddi anlamda geniş çaplı bir sağlık kontrolünden geçmesi acil ve elzemdir. Bu savaşın adı "Kurtuluş Savaşı" filan değil, dehşet ötesi bir "KURTULUŞ KATLİAMI"dır. Bu "Kurtuluş Savaşı" yalanı, 11 asrın en büyük ve acımasız kandırmacasıdır. Gerçek şudur ki; "İngilizler, yani yahudiler, Osmanlı imparatorluğu ile girmiş oldukları savaşı kazanmışlardır. Osmanlı imparatorluğu yıkılmış ve yerine, savaşı kazanan yahudilerin tasarlamış olduğu cumhuriyet sistemi ile yönetilecek olan ve laik düzenin hakim olacağı bir devlet, Atatürk'e kurdurulmuştur. İsmi ise Laik Türkiye Cumhuriyeti'dir." Aşağıda bu gerçeğin kanıtlarını okuyacaksınız. Diyelim ki Tarih ! kitaplarımızda yazıldığı gibi ismi Kurtuluş Savaşı olsun, sorular soralım, cevaplayalım ve bakalım kurtulan ne var ? İlk olarak şu soruyu soralım. EĞER SAVAŞI KAYBETSEYDİK ACABA NELER OLURDU ? 1-Düşman ilk iş olarak hilafeti kaldırır, halifeyi yurtdışına sürerdi. 2-İslam Hukuku kaldırılır, yerine Medeni Kanunu "İsviçre'den", Ceza Kanunu "Almanya'dan", Ticaret Kanunu "İtalya'dan" getirilirdi. 3-Ülke tarihini, kültürünü yok etmek ve okuma yazma oranını sıfıra indirmek amacıyla alfabeyi Latin alfabesi ile değiştirirlerdi. 4-Düşman, kendi kıyafetlerini ve şapkasını dikta ile halka giydirmeye zorlar hatta giymeyenleri asardı. Bu durumu kabullenemeyen, isyan eden Rize ve Trabzon'u denizden "Hamidiye Zırhlısı" ile bombalatırlardı. Dersim'de isyan eden halkı ise uçakla bomba yağmuruna tutar çoluk, çocuk, kadın demeden binlerce insanı öldürürlerdi. 5-Savaşı kaybetseydik düşmanlar, dini eğitim veren kurumları kapatır ve din alimlerini asarlardı. Camileri kapatır veya ahır olarak kullanırlardı. İnsanların mallarını gasp ederlerdi. Alkol fabrikaları kurulur, fuhuş yasallaştırılırdı. Asırlar boyu İstanbul'un sembolü olan Ayasofya'da kapatılırdı. PEKİ SAVAŞ SONRASI 1923 - 1938 ARASINDA NELER OLDU ? 1-1923’te Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından Türkiye Cumhuriyeti ! kuruldu. 2-Hilafet kaldırıldı ve Halife yurtdışına sürüldü. 3-İslam Hukuku kaldırıldı, Medeni Kanun “İsviçre'den”, Ceza Kanunu “Almanya'dan”, Ticaret Kanunu “İtalya'dan” getirildi. Din kavramına ve İslami değerlere bağlı kalmamak adına "Laiklik" isimli bir sistem oluşturuldu. 4-İnkılap diye yutturularak Latin harfleri getirildi. Ülkenin okuma yazma oranı 1 günde % 0’a düşürüldü. Osmanlı kütüphaneleri ve arşivleri Bulgarlara satıldı. Kıyafet inkılabı ! ile halka şapka giyme mecburiyeti dikta edildi ve giymeyenler asıldı. İsyan eden Rize ve Trabzon denizden "Hamidiye Zırhlısı" ile bombalandı. Dersim'de isyan eden halk Sabiha Gökçen'in kullandığı uçakla bomba yağmuruna tutuldu, çoluk cocuk kadın demeden tam 40.000 insan öldürüldü. 5-Dini eğitim veren kurumlar kapatıldı. Alim olarak tanınan din bilginleri asıldı. Binlerce cami kapatıldı, arazisi satıldı bazıları ise ahır olarak kullanıldı. İstanbul'un sembolü Ayasofya ise Atatürk'ün imzası ile "Müze" oldu. Evlerde bulunan Kur'an lar “silahlı Türk askerleri” tarafından baskınlar yapılarak toplatıldı ve imha edildi. Ezan Türkçeleştirildi. 6-Zaten fakirlikten ve açlıktan nefesi kokan Türk Halkından "Varlık Vergisi" adı altında varlıklarının yarısı toplandı (gasp edildi) ve o vergiler ile Bira fabrikası kuruldu. Genelevlere ruhsat verilerek içişleri bakanlığına bağlandı ve fuhuş meşrulaştırıldı, yasallaştırıldı. 7-Seçilmiş birkaç yahudi ailesi ve Haim Nahum'un oğlu olan Koç, Osmanlı bankasından "çalınan" altınlar ile anormal derecede zenginleştirilerek medya ve ticaretin her sektöründe holdingleşerek ülke yönetiminde 1. derecede söz sahibi olan görünmeyen kuvvet oldu. Günümüzdeki serveti, ülkede yaşayan diğer 65 milyon insanın toplam servetine denk ! Bu yüzden her 10 kasım'da gazetelerde Koç Holding'in tam sayfa ilanı yer alır. "Olmasaydın olmazdık" der Koç ! Haklılar, Olmasaydı, olamazlardı. ATATÜRK Kimdir ? M.E.B Tarih kitaplarına göre Ali Rıza Bey’in oğludur. Fakat bu durum, M.E.B kitapları dışında, hiç bir resmi kurum, kayıt veya kaynakla belgelenememektedir. Bir çok tarihi kaynağa göre ise Ali Rıza ile Zübeyde Hanım nikahlandığında Mustafa zaten 5 yaşını doldurmuştur. Ali Rıza Bey'in kendi babası olmadığını zaten Atatürk'ün kendiside dile getirmiş, itiraf etmiştir. Babası'nın kim olduğu ise bilinmemekte veya saklanmaktadır. Daha garibi ise hiç bir akrabasından bahsedilmemesi, veya gizlenmesidir. Mustafa Kemal, eğitimini Şemsi Paşa (Şimon Zvi) Mektebinde almıştır. Günümüzde hala faal olan bu mekteplerin en önemli özelliği "yahudi" olmayan cocukların bu mektepte eğitim göremiyor olmasıdır. Diğer önemli not ise, İsrail 2. Cumhurbaşkanı Yitzak Zvi'nin, Şemşi Paşa (Şmon Zvi)'nın öz oğlu olmasıdır. Atatürk, "Kurtuluş katliamı"nın ardından, sürekli saraylarda, yalılarda, yatlarda ikamet etmiş, daima kalabalık bir koruma ordusu ile dolaşmıştır. Türk Halkı, deyim yerindeyse açlıktan sürünürken, kendisi modernleşmek adına düzenlenen balolarda vals yapabilme, zeybek oynayabilme ve iyi alkol içebilme özelliğiyle ön plana cıkmıştır. "Mustafa" olan ismini, Peygamberimizin de ismi olmasından dolayı, sevmediği için nüfus cüzdanından sildirmiş, Kemal olan adını ise "Kamal" olarak değiştirmiştir. 1938'e kadar gazete, ajans ve mucmualarda kendisinden "KAMAL ATATÜRK" ismi ile bahsedilmiştir..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.