Öne Çıkanlar osmanlı engin ardıç zübeyda hanım ROTHSCHILD ailesi bandırma vapuru

Türkiye 2 milyon kişiyi kucakladı ekmeğini paylaşıyor şerefsizler

Şeytanın  askerleri.. Küçücük bir çocuk... Ölümden kaçıyor, Esad'ın savaş uçaklarından, varil bombalarından ve katillerinden... Hayatta kalmak için... Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçecek... Hayata koşacak... Ama hayat hakkı tanımıyorlar orada...

Türkiye 2 milyon kişiyi kucakladı ekmeğini paylaşıyor şerefsizler
Şeytanın  askerleri.. Küçücük bir çocuk... Ölümden kaçıyor, Esad'ın savaş uçaklarından, varil bombalarından ve katillerinden... Hayatta kalmak için... Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçecek... Hayata koşacak... Ama hayat hakkı tanımıyorlar orada... Nereden bilsin çocuk. Cesedi sahillerimize vuruyor. 2 milyon insanı ölümden kurtaran, Esad'ın bombalarından kaçanlara kucak açan Türkiye'ye sığınıyor cansız bedeni. 80 mülteci için "Müslümansa almayız" diyen Avrupa ülkeleri birbirine girerken hem de... Ve bir Türk gazetecisi... Yıllarca attığı manşetlerle ülkeye ayar verdi. Hatta "28 Şubat'ta tankları ben yürüttüm" diye de açık açık yazdı. Aydın Doğan'ın gazetesinden dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırıyor. Suriye'deki iç savaşı başlatan olarak Erdoğan'ı işaret ediyor. Sahile vuran o cesedin sorumlusu olarak Erdoğan'ı gösteriyor. Müthiş bir demogoji sanatıyla... Bu işte çok mahirler, ustaları içerde değil dışarda. Bakın Edelman diye bir Amerikalı var. Türkiye'de yıllarca elçi olarak görev yaptı. Morton Isaac Abramowitz ile birlikte Türkiye karşıtı kampanya başlattılar. Obama'yı Yahudi baronların gazetesinden Erdoğan'a müdahaleye çağırdılar. Hatta "Washington Tel Aviv'i Ankara'ya tercih ettiğini açıklamalı" diye bağırdılar. İkisinin de üyesi olduğu Bipartisian Policy Center'a milyonlarca dolarlık para desteği Rotschild ve Rockfeller Hanedanı'ndan geliyor. İşte bu ikiliden Edelman geçtiğimiz hafta Erdoğan'a ağır hakaretlerde bulunarak saldırdı. Türkiye'nin terörle savaş konusunda yaptığı anlaşmanın feshedilmesi için Washington'a çağrı yaptı. Normaldi çünkü maaşını PARANIN FİRAVUNLARI ödüyordu. Ömürleri gittikleri ülkelerde darbe yapmakla, TANKLARI YÜRÜTMEKLE geçtiği için "Beyazı Siyah gösterme" alanında uzmandılar. Onlar şeytanın askerleriydi, şimdi PKK'yı seviyorlardı. Washington Büyükelçimiz Kılıç, onlara bir mektupla şöyle cevap verdi; "Güney sınırlarımızda züccaciye dükkanına giren BOĞA etkisi gösteren 2003 yılındaki Irak işgalini savunanların, kendi yarattıkları karışıklığın doğrudan sonucu olarak ortaya çıkan sayısız tehdide karşı Türkiye'nin gerçekleştirdiği kendi savunma eylemlerini eleştirmesi ironik... Bir terör örgütünü yenmek için başka terör örgütlerinin günahlarını aklayarak ŞEYTANLA pazarlık yapanlar, bu tip oluşumların sonunda onları besleyen eli ısıracaklarını iyi hatırlamalılar." Şeytanla masaya oturanlar sadece dışarda değil içerde de çok vardı. Çok iyi hatırlayın; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Suriye'deki savaş öncesi defalarca Esad'a gitti. "Ortadoğu'da Arap Baharı Havası oluşturan güçler hızla Suriye'ye doğru geliyor." diye uyardı. Esad'ın yüzüne karşı "Derhal reformları çıkar yoksa o GÜÇLER Suriye'ye dalacak" diye bir yalvarmadığı kaldı. Batının GÜÇ ODAKLARI, talepleri yerine gelmeyince Suriye'yi hallaç pamuğu gibi attılar. Bunu Aydın Doğan'ın o gazetecisi de hepimizden çok daha iyi biliyor. Türkiye'nin dostça yaptığı "GÜÇ ODAKL ARI tepene binmek üzere" uyarılarını hepimizden daha iyi bir şekilde beyninde saklıyor. Ama dedik ya, adamlar beyaza siyah diyecek, ŞEYTANA PABUCUNU ters giydirecek kadar ALGI işinde uzmanlar. Dün Barzani'ye küfrediyorlardı sütunlarından, şimdi patronları K.Irak'da petrol çıkardığı için Barzanici oldular. O petrol de, Esad'ın dünyadaki parasını yöneten adamla ortak çıkarılırsa ne olur? Kalkarsın Esad'dan kaçan bir çocuğun ölümünü kendi Cumhurbaşkanına kadar bağlarsın. Parasını yöneten ortaktan haberi alan Esad da bundan çok mutlu olur. Bizim ülkede Esadçılar olduğu kadar İngilizciler, Almancılar da çok. Avrupa'nın, İngiliz'in, Alman'ın tüm kıtaya Suriyeli mülteciler için ördüğü dikenli ve elektrikli ÖLÜM TELLERİNİ yazmazlar. Onları yöneten Cumhurbaşkanı, Başbakanlara "Denizlerde ölen binlerce mültecinin sorumlusu sizsiniz KATİLLER ... Bakın beğenmediğiniz Türkiye 2 milyon kişiyi kucakladı ekmeğini paylaşıyor ŞERE FSİZLER " demezler. Bunları yazamazlar. Çünkü emirler yazamadıkları yerlerden gelir. Bizdeki Almancılar, bir Türk Frankfurt fuarında duvara işedi diye günlerce manşet yapıp kendi ülkelerine vururlar. Ama Almanya'da Suriyeli bir mültecinin kafasına işeyene asla sayfalarında yer vermezler. Esad'ın adamı ile ortaktırlar, Esad zulmünden kaçarken ölen çocuğu kendi Cumhurbaşkanlarına mal ederler. Almanla ortaktırlar, Alman değil Türk işerse sayfalarından yağdırırlar. Ve bu ülkeyi darbeci EDELMANLAR gibi kirletirler. Bekir  Hazar/Takvim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.