Tarihimizin ilk bomba yüklü aracı

- Bu haber 3740 kez okundu.

Tarihimizin ilk bomba yüklü aracı

 Ermeni terörüne Osmanlı Devleti’nin pabuç bırakmaması, Sultan II. Abdülhamid’in politik dehası sayesinde isyan teşebbüslerinin sonuçsuz kalması, Ermeni emellerine büyük ölçüde set çekmiş, bu da Osmanlı Devleti’ne yabancı devletler hesabına bölmeye çalışan Ermeni terör örgütlerini çileden çıkarmıştı. 

Son çare olarak padişahı katletmeye karar verdiler. 

Bir suikast plânı hazırlandı. Buna göre, menfur emellerini, ağaç oymalarını kendisinin bizzat yaptırdığı Yıldız’daki Hamidiye Camii’nde gerçekleştireceklerdi. 

Padişah, Cuma namazlarını bu camide kılardı. Namazdan sonra doğruca arabasına binip saraya dönerdi. Arabayı da bizzat kendisi kullanırdı. 

Önceden camide ve cami çevresinde keşifler yaptılar. Her şeyi en ince teferruatına kadar plânladılar. Saniyesine kadar hesapladılar.

Bir at arabasına bomba yükleyecekler ve Padişah namaz sonrası arabasına binerken, patlatacaklardı.

Menfur suikastı Samuel Fayn kod adını kullanan Kristofor Mikaelyan isimli bir Rus Ermenisi planladı. Patlatma işi ise Edouard Joris isimli bir Fransız Ermenisi üstlendi. Bir de yardımcısı vardı: Herkese kızı olarak tanıttığı Robina isimli bir kadın…

Viyana’da Neseldorfer Wagenbefcu Fabriks Geselschaft firmasına özel olarak yaptırılıp parçalar halinde deniz yoluyla İstanbul’a soktukları bir faytona 20 kilo demir parçasıyla güçlendirilmiş 80 kilo patlayıcı yüklediler. 

“Cehennem Makinesi” artık hazırdı. 21 Temmuz 1905 Cuma günü bombalı araba,Sultan Abdülhamid’in dört at koşulu arabasının yanına çekildi. 

Son derece dakik olan padişah, camiye gireceği ve çıkacağı saatleri hiç sektirmezdi. Bu tür keşifleri çok önce yapmışlar ve suikastı buna göre plânlamışlardı.

Sultan II. Abdülhamid, caminin kapısında belirince, Kristofor Mikaelyan ile herkese kızı olarak tanıttığı Robina isimli kadın, “Cehennem Makinesi”ni çalıştırarak, bir dakika 42 saniye sonra patlayacak duruma getirdiler.

II. Abdülhamid her zamanki gibi, caminin merdivenlerinden inecek ve dört yüz metre ileride bekleyen arabasına binecekti. 

Fakat bu sefer küçük bir gecikme yaşandı. Şeyhülislâm Cemaleddin Efendi, bazı konularda bilgi sunmak için padişahtan izin istemişti.

Aralarındaki konuşma biraz uzadı. Zamana ayarlı bomba o sırada korkunç bir gürültüyle patladı. 

Herkes paniğe kapılmış, amaçsızca sağa sola koşuşturma başlamıştı. Aralarında sadece padişah soğukkanlılığını koruyabilmişti. Merdiven başında bir heykel gibi kıpırtısız duruyor, sakin olmalarını söylüyordu.

Bu nasıl bir metanet, kadere nasıl bir teslimiyetti.

Nihayet herkes toparlandı. Ağlayanlar vardı. Padişah, hiçbir şey olmamış gibi maiyetine emretti:

“Arabamı çekiniz, burayı kordon altına alınız, sorumluları tutuklayınız!..” 

Padişaha yeni bir araba getirdiler. Ağır ağır olay yerinden ayrıldı.

Başlatılan soruşturma sonunda Edouard Joris yakalanıp yargılandı ve idama mahkûm edildi. 

Fakat Sultan II. Abdülhamid’in başka plânları vardı. Bir süre sonra tetikçiyi hapishaneden aldırıp Yıldız Sarayı’na getirtti. Joris idama götürüldüğünü zannetmişti. Kendisini padişahın huzurunda bulunca, çok şaşırdı. Acaba kendi elleriyle mi öldürmek istiyordu?  

Fakat hiç ummadığı bir şey daha olacak, Ermenilerin Osmanlı aleyhine yaptıkları çalışmaları saraya bildirmesi şartıyla serbest kalacaktı…

Üstelik ayda 500 lira da maaş alacaktı.

Kabul edince Avrupa’ya gönderildi ve ömür boyu, öldürmek istediği padişaha sadık kaldı.

Tarihimizin ilk “bomba yüklü aracı” işte bu suikastta kullanılanve “Cehennem Makinesi” adı verilen araçtır.

Yavuz Bahadıroğlu.29 Mart 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.