Milli Mücadele Kahramanı Halit Karsıalan 1923′te meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak . Öldürüldü.

Milli Mücadele Kahramanı Halit Karsıalan 1923′te meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak . Öldürüldü. M.kemal’e muhalif idi; Halit Karsıalan Büyük Millet Meclisi’ne ardahan milletvekili olarak katıldı. 9 Şubat 1923′te meclis koridorunda, sır

- Bu haber 68 kez okundu.

Milli Mücadele Kahramanı Halit Karsıalan 1923′te meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak . Öldürüldü.
2 Milli Mücadele Kahramanı Halit Karsıalan 1923′te meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak . Öldürüldü. M.kemal’e muhalif idi; Halit Karsıalan Büyük Millet Meclisi’ne ardahan milletvekili olarak katıldı. 9 Şubat 1923′te meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak yaralandı ve 15 Şubat 1923’te hayatını kaybetti. Öldürülmesi, TBMM’de gerçekleşen ilk cinayettir. Milletvekili ali çetinkaya KEL ALİ (istiklal mahkemeleri hakimi) tarafından silahla vuruldu. Ancak Ankara Savcılığı Halit Paşa’yı Ali Çetinkaya’nın vurduğu kanaatine vardı; olayı kovuşturma yapılmaması kararı verdi. Mehmet Emin Azat, Mecliste Öldürülen Ardahan Milletvekili Deli Halıt Paşa, Birikim Gazetesi, 25.05.2011 Halit Karsıalan : “Ben Kars’ta Ermenilerden yetmiş araba mücevher alıp Ankara’ya gönderdim. Ne oldu bunlar?” dedi ve anında adamı vurdular. ” Yemen, Trablusgarb, Kafkasya ve Sakarya cephelerinde çarpıştı. Kars, Ardahan, Erzurum ve Erzincan’ı kurtardı. 9 defa yaralandı. Gözüpekliği sebebiyle `Deli´ lakabını aldı. Cepheden cepheye gezdiği için evlenemedi. Dersim’de ailesini kaybetmiş üç çocuğu evlat edinmişti. Perhizkârdı. Vefatında cebinden 19 lira 35 kuruş çıktı.” Deli Hâlid Paşa’nın vurulma hadisesi sürekli farklı anlatılır… Işte görgü tanığı bir Muhafız subayının dilinden Deli Hâlid Paşa’nın vurulma vakası: Ben, Çankaya’da muhafız alayındaydım. Bir gün iki üsteğmeni ayırdılar. O zaman ben üsteğmendim. Muhafız alayı kumandanı Albay İsmail Hakkı Bey emir verdi. “Yarın mecliste bütçe müzâkeresi olacak. Sen tabanca belinde, kürsünün bir tarafında ayakta bekleyeceksin” dedi. Öbür üsteğmen arkadaşıma da kürsünün öte tarafında ayakta beklemesini söyledi. Sonra bana, “Bahriye Vekili İhsan Bey kürsüye çıkarsa, kürsüde konuştuğu müddetçe, sen hep locaya bakacaksın. Locadan işaret geldi mi, tabancanı çekeceksin, İhsan Beyi kürsüde vuracaksın”; arkadaşıma da “Sen de, Hâlid Paşa’yı böyle vuracaksın” diye emir verdi. Tesadüfen o gün İhsan Bey hastalandı, meclise gelmedi. Hâlid Paşa kürsüye çıktı. Malûl gâzilerin maaşlarının artırılmasını müdâfaa ediyor; sert konuşuyordu. Adı üstünde Deli Hâlid. Kel Ali ekibi yuh diye bağırıyor, bir yandan da sıra kapaklarına vuruyorlardı. En sonunda “Para yok; bütçe müsâit değil” dediler. Bunun üzerine Hâlid Paşa, “Ben Kars’ta Ermenilerden yetmiş araba mücevher alıp Ankara’ya gönderdim. Ne oldu bunlar?” dedi. Tam bu sırada işaret geldi. Arkadaşım tabancasını çekip Hâlid Paşa’yı vurdu. Hâlid Paşa, kürsüden yıkıldı. Fakat ölmedi. Kel Ali, kürsüye geldi. Kendi tabancasının dipçiğiyle Hâlid Paşa’ya vurmaya başladı. Hemen götürdüler. Birkaç gün sonra da öldü. - Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci-
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.