Erdoğan'ın Lozan çıkışı dünyaya meydan okumadır

- Bu haber 11913 kez okundu.

Erdoğan'ın Lozan çıkışı dünyaya meydan okumadır
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri üzerinden bir analiz kaleme aldı. Tan'a göre o dönemde bizi "Sevr'i gösterip Lozan'a razı ettiler" İşte Alper Tan'ın o analizi: 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara seslenirken "Lozan'ı bize yıllarca zafer diye yutturmaya çalıştılar. Öyle bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'la verdik" dedi.

"LOZAN'I ZAFER DİYE YUTTURMAYA ÇALIŞTILAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz darbe teşebbüsünü anlatırken çok önemli bir noktaya temas etti. "Hem projenin (yani darbenin) gerisindeki siluetler, hem darbenin başarılı olması halinde eyleme geçirilecek plan itibariyle, bakın burası çok önemli, 1912'den 1923'e kadar kısa sürede 5'te bire düşen topraklarımızdan geri kalanın işgali teşebbüsüydü” dedi.

Yani 15 Temmuz’un 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat gibi halkımız tarafından yakından bilinen klasik bir darbe değil, FETÖ ve NATO üzerinden tam bir işgal teşebbüsü olduğunu anlatıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a razı ettiler. Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Şöyle bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'la verdik” diyerek Türkiye’yi temsilen Lozan’da masada oturanın da projenin bir parçası olduğunu dolaylı ama açık şekilde dile getiriyor. Bu durum, Lozan’ın arka planının ne olduğunun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk kez ve net olarak ilan edilmesidir. O nedenle tarihi bir çıkış ve tarihi bir açıklamadır. Lozan’da Türkiye’yi sömürgeleştiren devletlere karşı da yeni bir meydan okumadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam ediyor: “Kıt'a sahanlığı ne olacak, havada ne olacak, karada ne olacak hala bunun mücadelesini veriyoruz. İşte bunun nedeni, o masaya oturanlar bunun hakkını veremediler. Veremedikleri için onun sıkıntısını şimdi biz yaşıyoruz. Herhalde bu darbe başarılı olsaydı, Sevr'i bile aratacak bir anlaşmayla karşımıza çıkacaklardı."

Devletin en üst kademesinde oturan Cumhurbaşkanı, bunları artık açıkça ifade ediyor. Lozan’la birlikte Akdeniz ve Ege Denizi’nde irili ufaklı onlarca ada bir kalemde Yunanistan’a devredildi ve bütün bu zafiyet veya karşı tarafla işbirliği büyük bir zafer ve başarı gibi sunuldu, alkışlandı.

20 milyon kilometrekareye hükmeden imparatorluğu sadece Anadolu’ya bir manda devleti olarak sıkıştıranlar kahramanlaştırıldılar.

Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın Lozan ve Sevr’le ilgili sözleri gerçekten tarihe yeniden ışık tutacak nitelikte ve Anadolu'ya hapsedilmiş bu aziz milletin yüreğine su serpecek, güç verecek mahiyettedir..

Türk, Kürt, Arap vs Anadolu insanları sadece dayatılan bu sınırlar ve bu sınırları yasallaştıran anlaşmalarla hapsedilmedi. Bütün değerleri ve öz benliği ile de hapsedildi, tutsak edildi.. Esir alındı.. İnancı, dili, fikirleri, değerleri, yaşam tarzı, giyim kuşamı, yönetiliş şekli, faizli haram ticareti, aile hayatı, hukuku.. Yani her şeyiyle esir alınıp, Batı'nın bize uymayan hayat tarzı, inancı ve değer yargıları, anayasa, kanun ve devlet otoritesi kullanılarak zoraki empoze edildi ve hayata geçirildi.. Üstelik buna da kurtuluş ve zafer diyerek yaklaşık bir asırdır bizlere bu millete kutlattırdılar.. Bayram yaptırdılar..

Başbakan Binali Yıldırım da, yaklaşık 2-3 ay önce yaptığı bir konuşmada “Lozan’da ertelenen 100 yıllık hesapları var. Bunu önümüze koyuyorlar” demişti. 15 Temmuz’da bu hesabı ortaya koymuş oldular. Ama hesaplaşma henüz bitmiş değil. Aslında karşılıklı hesaplaşma daha yeni başlıyor.

Bu açıklamalardan CHP alınganlık göstermiş. CHP Ankara Milletvekili Gülsüm Bilgehan, Erdoğan'ın Lozan Antlaşması'yla ilgili açıklamalarına "Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir, imzalayanlar için de bir onur belgesidir" şeklinde cevap vermiş. CHP, geçmişin günahlarını sahiplenmekten artık vazgeçmeli. Yoksa CHP bu günahları daha fazla taşıyamaz.

Buradan gerçek tarihçilere de açık ve samimi bir çağrıda bulunuyoruz. Tarihçiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çıkışını vesile bilerek Lozan ve yakın tarihin gerçek yüzünü kesin ve doğru belgelerle net olarak artık ortaya koymalı.

Cumhuriyet döneminde çoğunlukla tarih yazılmadı. Rejimi ve yeni sistemi kutsayan hurafelere dayalı hikayeler yazıldı. Bir asra yakındır, Lozan Antlaşması diye sunulan uydurma metinlerin, düzmece maddeleri değil gerçek Lozan Antlaşması'nın neler olduğunu öğrenme zamanımız gelmedi mi daha?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “7 düvel bir araya gelse bizi bir adım geriletemez” diyor. Böyle yürekli bir sese hepimiz destek olmalıyız. Bu konuda özellikle de tarihçilerin, Türk Tarih Kurumu’nun, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün ve Genelkurmay arşivlerinin ciddi çalışmalarına ihtiyaç var.

Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın cesaretle özgüvenle, cesurca, kahramanca bu gerçeğe ışık tutmuş olmasını başta şahsım olmak üzere, milletimiz, İslam coğrafyasının halkları ve gelecek nesiller asla unutmayacak, ebedi olarak minnetle anacaklardır..

Alper TAN--29.09.2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adamo 2 ay önce

Allah( c c) onu ve tüm ülkemizi gökyüzünden indirdiği Ordu'larıyla korusun.yaptıklarını ve bütün yaptıklarımızı bereketli kılsın. Amin.

banner70

banner69