Cumhurbaşkanı Erdoğan bu aralar Lozan'dan giriyor, Misak-ı Milli'den çıkıyor

- Bu haber 14951 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu aralar Lozan'dan giriyor, Misak-ı Milli'den çıkıyor

 Cumhurbaşkanı Erdoğan bu aralar Lozan'dan giriyor, Misak-ı Milli'den çıkıyor. Bize yutturulan TARİHİN yeniden tartışılmasını istiyor. Okullarımızda Asur Medeniyeti'nden girip, Frigya Krallığı'ndan çıkan tarih derslerinde 100 yıl öncesi neredeyse hiç anlatılmıyor.

İçimizdeki hainlerin nasıl satın alındığını, koca bir imparatorluğun ihanetlerle nasıl peşkeş çekildiğini anlatan bir eğitim sistemimiz yok.


Olmadığı için de bugün hala içimizde, bölgedeki kaos ve teröre, Halep'e, Musul'a aval aval bakanlar var. Musul neredeydi, nasıl ve kimler tarafından masalarda meze yapıldı? Bu sorunun cevabı ders kitaplarına konmadıkça, Başika'da kurduğumuz üssü gençlerimize anlatamayız. Ortadoğu'da keşfedilen petrol haritaları nedeniyle Osmanlı'nın dört koldan başlatılan kıskaç içinde nasıl dengeler oluşturduğunu, içimizdeki satılmışların bu dengeleri yıkmak için hangi kumpasları kurduğunu artık satır satır aktarmanın zamanı gelmedi mi? Batı'da eğitim alanların Mason locaları ile nasıl tanıştığını, Jön Türkler adı altında darbeci örgütler kurduğunu, içimizdeki İttihatçı kafaların İngilizci ve Almancı diye birbirine girdiğini anlatalım ki, Kerkük ve Musulların nasıl gittiğine uzaylı kalan bir nesil çıkmasın! Mesela Jön Türkler'le tanıştıktan sonra hayatı değişen bir Gülbenkyan'ı bu nesile öğretmedikçe ne PKK'yı, ne PYD'yi, ne DEAŞ'ı, ne de darbeci FETÖ'nün ihanet çemberinde kimlere HİZMET ettiğini asla anlatamayız.

Sultan Abdülhamid Han'a darbe girişiminde bulunan içimizdeki İttihatçılar, daha 1. Dünya Savaşı başlamadan önce İngilizler'le masaya oturup Musul'u konuşmaya başlamıştı.


İttihat Terakki darbesinden sonra Londra'ya Musul müzakerelerine gönderilen Cavit Paşa, Emanuel Karasu'nun yakın dostu ve masondu. O müzakerelerde Cavit Paşa'ya yardım edecek kişi ise KalustGülbenkyan'dı.

Dünyanın en zengini ve kaoslardan kazanan, petrol-para imparatoru Rotschild Hanedanı'nın emir eri ve hizmetçisiydi. Aynı zamanda da İngiliz vatandaşıydı. Londra'da Musul görüşmeleri devam ederken Cavit Paşa aniden İstanbul'a çağrıldı. Almancı ittihatçı paşalarımız, İngilizci ittihatçıları yenerek Osmanlı'yı savaşa sokmuş, Cavit Paşa'ya da "Sen İstanbul'da kal" demişlerdi.


O İttihatçı kafalar, İngiliz vatandaşı ve Rotschildler'in bekçisi Gülbenkyan'ı Osmanlı adına İngilizler'le Musul görüşmelerinde baş başa bırakmıştı. Masadaki Gülbenkyan, İngilizler ne isterse Osmanlı adına imza atıp verdi. Musul'un tüm imtiyazları o masada Londra'nın eline geçti. Koltuklardan kalkmadan TürkishPetroleumCompany kuruldu. İngiliz kafası ve sinsiliği işte böyle bir şeydi. Adı Türk'tü ama içinde hiç Türk yoktu. Yüzde 50'si Darcy Grubu adı altında İngiliz Bahriye Birinci Lordluğu ve istihbarat servisine verildi. Yüzde 25'i ise İngiliz şirketi AngloSaksonPetrolium'a bırakıldı. Yüzde 25'i de Alman Deutsche Orient Bank'ın oldu.


Savaş bittiğinde de önümüze bizim adımıza imza atan Gülbenkyan isimli anlaşmayı koydular. Gülbenkyan'a da yüzde 5 hisse verdiler. O günden sonra Gülbenkyan tüm dünyada "Bay yüzde 5" olarak anılmaya başlandı. "Bay yüzde 5"leri masalara bizim adımıza gönderip imza attıranlar içimizdeki İttihatçı-Masonlardı. Biz 31 Mart ayaklanmaları, darbe girişimleri, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı ile uğraşırken İngilizler Musul'u kendilerine hediye eden hainlerimiz adına kadeh kaldırıyordu. Şimdi bölgemizde yeni haritalar çiziliyor, Halep'ten Musul'a dünya petrollerinin yüzde 66'sının bulunduğu bölge tekrar paylaşılıyor. Ve paylaşım esnasında tüm terör örgütleri Türkiye'ye saldırtılıyor, FETÖ ile darbe girişiminde bulunuluyor. Eğer o darbe başarılı olsaydı, bugün bölge haritaları üzerinde FETÖ tayinli Gülbenkyanlar imza atacaktı.


Onun için İngiliz medyası ve İngiliz vatandaşı Irak hükümetinin topluca "Türkler'inne işi var Musul operasyonunda" diye bağırmalarının nedenini, gerçek tarihimizle gençlerimize öğretebiliriz. Onun için Amerikalar'da, Atlantik konseylerinde daha dün Türkiye'yi yerden yere vuran FETÖ'cülerle aynı toplantıda nefes alan merkez medya ve anlı şanlı iş dünyamızın ne yapmak istediğini anlatabiliriz. Ve dahası "Ben ByLock'un kurucusuyum" diye ortaya çıkıp, "ByLock mahkemelerdedelil olamaz" diyen David Keynes gibileri manşetlerine taşıyan merkez medyamızın kimlere hizmet ettiğini gösterebiliriz.


Gülbenkyan'ı masalara taşıyan kafalar, Davidleri de sayfalara sürer. Değişen bir şey yok!



Bekir Hazar/Takvim-25 Ekim 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69