Biz geçmişte çok rus tokatladık.

Çok hareketli bir haftayı geride bıraktık. Bölgenin şımarık ve küstah gücü Rusya, kendisinin de inanamadığı bir tokat yedi Türkiye’den. Bu durum dünya ülkelerini de şaşırttı. Öyle ya Rusya denilen şey, bölgede dilediği ülkeye el koyar, dilediği ülkenin iç

- Bu haber 363 kez okundu.

Biz  geçmişte  çok rus  tokatladık.
Çok hareketli bir haftayı geride bıraktık. Bölgenin şımarık ve küstah gücü Rusya, kendisinin de inanamadığı bir tokat yedi Türkiye’den. Bu durum dünya ülkelerini de şaşırttı. Öyle ya Rusya denilen şey, bölgede dilediği ülkeye el koyar, dilediği ülkenin iç meselelerine müdahale eder, meclisinden çıkarttırdığı bir kararla kendisine bağlar ve sessiz ve kısık bir sesle yapılan kınamanın dışında hiçbir müdahale ya da yaptırımla karşılaşmazdı. Son söz daima kendisine aitti. 

Ama beklenmeyen bir şey oldu ve bu şımarıklığını acı bir karizma çizilmesi ile ödedi. Zira, bu sefer Rusya’nın karşısında ne yaparsa yapsın susmak zorunda olan  Ukrayna, Letonya ya da Kırım yoktu. Bölgesine hakim güç olan TÜRKİYE vardı ve Türkiye Rusya’ya yaptığı küstahlığın faturasını acı ödetti. 

Daha sonra anlaşıldı ki Türkiye’nin uyarılarını dikkate almayan Rusya’nın hava sahası ihlalleri listesi oldukça kabarıkmış. Nato’nun son verilerine göre bu yüzsüz, küstah ve şımarık Rusya’nın savaş uçakları Estonya hava sahasını 6, Finlandiya’nınkini 3, Danimarka ve Polonya hava sahalarını da birer kez ihlal etti. İsveç hava sahası, Rus jetleri tarafından 2012 yılında 7, 2013’te 8, 2014’te de 10 defa ihlal edildi. (1)

Görünen o ki, sabıkası kabarık ve dünyayı umursamaz, her yeri babasının çiftliği gibi gören Rusya’nın ilk sınır ihlal cüretkârlığı bizim hava sahamızda yaşanmamıştır. 

Bizim Rusya ile mazimiz derindir. Yani, biz tarih sahnesinde ilk defa bu hafta tokatlamadık Rusya’yı. Tarih denilen hafıza yumağı Rus’un yüzünde nakşeden onlarca Türk tokatından bahseder. Nitekim, bu bölgenin tek süper gücüymüş gibi dünyaya efelenen Rus hafızasında ve tarihinde “İgor Destanı” isminde bir hakikat vardır ki Rus tarihi için bir utanç kaynağıdır.

İgor Destanı en kaba ve yalın haliyle Rus topraklarını hallaç pamuğu gibi savuran Kıpçak Türklerinin karşısında direnmeye çalışan ama beceremeyen İgor  isminde bir Rus komutanın çaresizce savunmasını anlatır. Ve bu hadiseden sonra Ruslar bölgelerindeki Türk hakimiyetini kabul etmeye başlar. 

Osmanlı döneminde ise Rusya isminde bir devlet yoktu. Her şehri bir Knezlik tarafından idare edilen ve adına Rusyalar denilen saçma sapan Dumalıklar idare ediyordu. Bu dönemde Rusyaları Osmanlı İmparatorluğu ve hükümdarı adına Kırım Hanlığı idare etmekte ve haracını almaktaydı.Serpilip palazlanmaya başlaması 17. yüzyılın sonlarına denk gelmektedir. 

Çevre aşiret ve köyleri yenen bu zavallı prenslikler topluluğu 1710 tarihinde Osmanlı’yı da yeneceğini zannederek büyük bir hata yaptı vePrut önlerinde Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa önderliğinde 200.000 kişilik Osmanlı Ordusuna kafa tuttu ve kendi ölüm fermanını imzaladı.Zira, bu savaşta sadece bölge hakimiyetini değil her şeyini kaybeden Rus Kralı Petro, karısı Kraliçe Katerina’nın isteği ve ricası üzerine Baltacı Paşa barışı kabul etti ve Moskova’yı almaktan vazgeçti.

Zaman geçtikçe Türk-Rus mücadelesi devam ediyor ve Rusya her zaman ve daima Osmanlı’ya, karşı savaşa kalkışmasında en az iki ülkeyi daha yanına alıyordu. Rusya tarihine Osmanlıya karşı, bire karşı üç, dört hatta beş ülke ile savaşa kalkışma ayıbı sanırım kara ve kalın harflerle geçmiştir. 

3. Selim döneminde yani 1801’de Süleymaniye Camii’ni ziyaret eden zamanın Rusya İstanbul Büyükelçisi General Vasiliç Stepanoviç Tamara’yı Süleymaniye Medresesi talebeleri ukalâ tavırlarından dolayı caminin avlusunda takunya yağmuruna tutmuştu da elçi kendini ve mahiyetini zor kurtarmıştı. (2)

Tarih 1917. Birinci Dünya Savaşı’nın en ateşli zamanı ve yer Kafkas Cephesi. Türk havacılığının efsane ismi ve kendi imkanları ile bir uçuş okulu yapan ve pilot yetiştiren ve yine kendi maddi gücüyle bir savaş uçağı yapan bu yüzden tek parti döneminde CHP tarafından cezalandırılan Türkiye’nin ilk savaş pilotu kahraman Vecihi Hürkuş, 1917’de 1. Dünya Savaşı sürerken atandığı Kafkas Cephesi’nde bir keşif uçuşu esnasında karşılaştığı bir Rus savaş uçağını düşüren ilk Türk pilotu olarak tarihe geçmişti.(3)

Yani geçen hafta düşürdüğümüz Rus uçağı ilk değil ikinci uçaktır ve görünen o ki son uçak da olmayacaktır. Zira, tüm dünya bilsin ki artık bölgesine ve ülkesine hakim bir Türkiye mevcuttur.

Muhabbetle… Ahmet  ANAPALI-30  Kasım 2015.Yeni Akit

 1 http://www.trthaber.com/haber/dunya/rusyanin-sinir-ihlalleri-listesi-kabarik-218413.html

2 http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/801731-istanbul-halki-protokolu-neyse-ki-ogrendi-yoksa-putinin-kafasina-takunya-firlatirdik

3 http://www.xn--yeniyzyl-b6a64c.com.tr/haber/gundem/vecihi-hurkus-rus-savas-ucagini-dusuren-ilk-turk-pilotu-2688

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.