Ayasofya’da “organize işler”!

- Bu haber 8362 kez okundu.

Ayasofya’da “organize işler”!

 4 Şubat 1932 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin manşeti şöyle: “70 bin kişinin iştirak ettiği Kadir Gecesi…”

Ara başlıklara da bakalım…

“Dün gece Ayasofya Camii şimdiye kadar tarihin kaydetmediği emsalsiz dinî tezahürata sahne oldu.”

“Ayasofya’da 40 bin kişi vardı… Camiye sığmayan 30 bin kişilik bir halk kütlesi meydanları doldurmuştu”.

“Namaz kılınırken secde edilemiyordu, Türkçe tekbir halkı ağlatıyor, âmin sadaları asumana yükseliyordu.”

Şimdi de virgülüne dokunmadan haberi özetleyelim…

“Dün gece Ayasofya Camiinde toplanan elli bine yakın kadın erkek Türk Müslümanlar on üç asırdan beri ilk defa olarak Tanrılarına kendi lisanları ile ibadet ettiler.

“Ulu Tanrı’nın ulu adını semaları titreten vecd ve huşu ile dolu olarak tekbir ederken her ağızdan çıkan bir ses vardı. Bu ses Türk dünyasının Tanrı’sına kendi bilgisiyle taptığını hatırlatıyordu.”

Cumhuriyet Gazetesi’nin Kadir Gecesi’ne ilgi göstermesinin sebebi Kadir Gecesi’ne bayılması değil, “Türkçe ibadet”e bayılmasıymış…

Biliyorsunuz, Türkçe ezan, Türkçe Kur’an, Türkçe kamet, Türkçe hutbeuygulaması 1932 Ramazan’ında başladı. Maksat yapılan işin ne kadar “doğru” olduğunu gösterip cılız çıkmakla birlikte yönetimi rahatsız eden itirazları da susturmak…

İşte bu amaçla 03 Şubat 1932 tarihinde, bizzat Atatürk’ün talimatıylaAyasofya’da bir “Kadir Gecesi Gösterisi” tertiplendi.

Belki de devlet eliyle ilk dini organizasyon olan bu toplantı, günler öncesinden reklamı yapılmış, gazete manşetlerine çekilmiş, köşe yazıları aracılığıyla halka duyurulmuş, hazırlıkları ise günlerce sürmüştü.

Devlet radyoları, vatandaşları, Kadir Gecesi münasebetiyle 03 Şubat gecesi Ayasofya Camii’nde yapılacak mevlid merasimine çağrıyordu. 

Türkiye’nin en ünlü mevlidhanları ile en güzel sessi hafızları bu mevlidde buluşacaktı.

Atatürk, o hafızları ve mevlidhanları defalarca Dolmabahçe Sarayı’nda huzura kabul etmiş, onları tek tek ve koro halinde dinlemiş, en ince ayrıntısına kadar meşgul olup prova yaptırmıştı. Ayasofya’da Kadir Gecesitam bir “gösteri” havasında geçmeliydi.

Yabancı diplomatlar eşleriyle birliikte camie davet edilirken, papazlar da unutulmamış, ısrarla çağrılmıştı.

Cumhuriyet’ten okuyalım:

“Fransız kilisesine mensup papazlar, mehafil-i ecnebiyeye (yabancı çevrelere) mensup kadın-erkek binlerce zâir (ziyaretçi) vardı.

“Cami-i şerîfin gerek içinde ve gerekse dış tarafında jandarma, polis müfrezeleri ve merkez kumandanı beyefendi ile maiyetlerindeki zâbitan(subaylar) ve inzibat neferleri her tarafta intizamı muhafaza ediyorlardı. 

Bu resmi bir organizasyondu ve amaç ibadet değil, “devrimin sesi”ni tüm dünyaya duyurmaktı ve “Biz artık Osmanlı değiliz” mesajı vermekti.  

İhtimal bu şekilde Avrupa’ya “şirin” gözükeceğimiz düşünülüyordu.

“Resmi ibadet” (yahut âyin), bütün dünyanın dinleyebilmesi için radyodan canlı yayınlandı…

Ayrıca, başta Ankara’nın Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykelinin etrafına olmak üzere birçok şehir meydanına ve halkevlerine hoparlörler yerleştirilerek canlı dinletildi… Başka neler olduğuna bir dahaki yazıda bakalım inşallah…

Not: Kadir Gecesi Ramazanın son on gününde saklı olduğuna göre, vakit geçmiş sayılmaz: Geceniz mübarek olsun, dostlarım.

Yavuz Bahadıroğlu/YeniAkit- 2 Temmuz 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69