1908-1918 1923 ve Sonrası Osmanlıya Ne Yaptılar ?

Osmanlı devletini Birinci Dünya harbine sokan, Padişah değil İttihat ve Terakki Cemiyeti'dir.. 1976-1908-YILLARI ARASI ANLAMAK İÇİN; 2NCİ ABDÜLHAMÎD HÂN : [m. 1876] de halife oldu. kendisi kukla olarak halife yapıldı. Avrupa da belirli ocakların isl

- Bu haber 116 kez okundu.

1908-1918 1923 ve Sonrası Osmanlıya Ne Yaptılar ?
Osmanlı devletini Birinci Dünya harbine sokan, Padişah değil İttihat ve Terakki Cemiyeti'dir.. 1976-1908-YILLARI ARASI ANLAMAK İÇİN; 2NCİ ABDÜLHAMÎD HÂN : [m. 1876] de halife oldu. kendisi kukla olarak halife yapıldı. Avrupa da belirli ocakların islamiyeti yok etmek için hazırladığı yıkıcı planları, kıyasıya hortlatmaya başlarken önlerine dikildi. 31 Ağustos 1876 da ikinci Abdülhamîd hânı devlet işlerine karışmaması, yalnız millet meclisinin çıkaracağı kanunlara göre hareket etmesi için söz aldılar halife oldu. (Tanzîmât-i hayriye)ye sadık kalacağını bildiren (Kanûn-ı esâsî)yi i’lân ettirdiler. 240 üyeli Osmanlı meclisine 140 Türk vatandaşı meclisi sokmayı beceren İttihatçıları dinlemeyip meclisi kapaması; Bir sene beş ay devlet idaresine karıştırılmadı. Memleketi sadr-ı a'zam Midhat pâşa ve arkadaşları(1876 günü birinci Meşrutiyet İlk millet meclisi 19 Mart 1877 de açıldı. Anayasayı idare etti. ) Bunlar, 24 Nisan 1295 [m. 1877] günü Rus harbine sebep oldular. Mâlî 1293 senesine rastladığı için (93 harbi) denilmektedir. Ruslar ve Bulgarlar, on binlerce Türk kadın ve çocuğunu kestiler. Bir milyondan fazla Türk, Bulgaristandan, İstanbula hicret etti. O zaman Rusyânın nüfusu doksan, Osmanlıların ise altmışdört milyondu. Sultan Abdülhamîd hân, fâciaları görünce, Edirne mütârekesinden onüç gün sonra, 13 Şubat 1296 [m. 1878] da Meclis-i meb'ûsânı kapattı. Devlet idaresini eline aldı. Meb'ûsların ancak yüzde kırkı Türktü. Bu parlamento devam etseydi, Osmanlı devleti, daha o zaman parçalanacaktı. Sultan Abdülhamîd hânın ilk ve büyük başarısı, bu felaketi görmesi ve önlemesi oldu. Osmanlılara imzalattırılan 3 Mart 1878 Ayastefanos [Yeşilköy] muâhedesini sultan 2nci Abdülhamîd hân bir türlü hazm edemedi.Midhad pâşa, milliyetçiliğe uymıyan hareketlerde de bulundu. Bosnada, Türk (osmanlı) bayrağındaki ayyıldız yanına bir haç eklenmesini emretti. Devlet bayrağının, bir eyâlette olsa bile, sadr-ı a'zam emri ile değiştirilmesi de, onun demokrasi anlayışına parlak bir örnektir. Bu haçlı Türk bayrağını taşıyan bir tabura İstanbulda geçid resmi bile yaptırdı. Bütün bu sapıklıkları, ikinci Abdülhamîd hânın sabrını taşırarak, Meclis-i meb'ûsânı kapattı. Midhat pâşa ve arkadaşları, (1876 günü birinci Meşrutiyet İlk millet meclisi 19 Mart 1877 de açıldı. Anayasayı idare etti.) Rusyanın harp açmasına sebep oldu. Bütün Rumeli ve Anadolunun büyük kısmı Rusyanın eline geçti. Dahilî işler, masonların elinde kaldı. İslâmiyeti yıkmak, dinde reformlar yapılmak isteniyordu. Bunun için, din adamları câhil yetiştiriliyordu. Alman tarihçisi, Hans Kramer, (Ondokuzuncu asır) adındaki büyük tarih kitabının üçüncü cildi, yirmialtıncı sayfasında (dessen klugen Bruder Abdülhamîd II) beşinci Murâdın akıllı kardeşi, diye övdüğü sultan ikinci Abdülhamîd, memleketin felakete götürüldüğünü, pâşaların, mason uşağı olduklarını görerek, meclisi kapattı. İrâde-i seniyye ve meclis-i vükelâ [Bakanlar kurulu] kararı ile meclis-i meb'ûsan tâtîl edildi. Meşrutiyet ve bunu sağlıyan doksanüç (93) kânûn-i esasîsi [anayasası] ilgâ edilmedi. Bu anayasa 1908 de ikinci Meşrutiyetin ilânına kadar devam etmiştir. Sultan Abdülhamîd hân, a'yân üyelerinin [senatörlerin] vazîfelerine de son vermedi. Yaşıyanları, 1908 millet meclisine dahil oldular. Sultan Abdülhamîd hân, devleti, milleti, otuzbir sene, Allahü teâlânın emirlerine göre, adaletle idare etti. Millet, sulh, bolluk, ucuzluk, rahat ve huzur içinde yaşadı. (Sultan Abdülhamîd, imperatorluğu iktisâden yükseltiyor, pek çok mektepler ve üniversiteler açıyor, memleketi imâr ediyordu. Viyanadan başka bir eşi Avrupada bulunmıyan modern tıp fakültesi yaptırdı. 1293 [m. 1876] de Siyâsal bilgiler fakültesi yapıldı. 1297 de Hukuk fakültesi ve Sayıştayı kurdu. 1301 de yüksek mühendis mektebi ve yatılı kız lisesi kurdu. Avrupaya tahsîl için giden talebelerin masonlar tarafından aldatılmalarına mani olmak için, Avrupalı profesörler ve fen adamlarını, çok yüksek maaş vererek İstanbula getirtti. Bu üniversitelerde ders verdirdi. Kız talebelerin de, bu hocalardan fen dersleri okumasını te'mîn etti. Vatanına, milletine, dînine bağlı ilim ve fen adamları yetiştirdi. Terkos gölünün suyunu İstanbula getirtti. Bursada ipekcilik mektebini, İstanbulda Halkalı zirâat ve baytar mektebini açtırdı. Hamidiyye kâğıd fabrikası, Kadıköy havagazı fabrikası ve Beyrut limanı rıhtımını yaptırdı. Osmanlı sigorta şirketini kurdurdu. Ereğli, Zonguldak kömür ocaklarını te'sîs etti. Akıl hastahânesi ve Şişlide Hamidiyye Etfâl hastahânesi ve Dâr-ül-acezeyi yaptırdı. Orduyu yeniden kuvvetlendirdi. Zamanında dünyanın en büyük kara ordusunu te'sîs etti. Eski gemileri Halice çekip, Avrupada yeni yapılan üstün evsâflı kruvazörler, zırhlılar ile donanmayı kuvvetlendirdi. (İstanbul-Eskişehir-Ankara) ve (Eskişehir-Adana-Bağdat) ve (Adana-Şâm-Medîne) demiryollarını te'sîs etti. Osmanlı devletinde, dünyanın en büyük ve en uzun demiryolu şebekesi kuruldu. Cennet mekânın bu eserleri bugün bile ayaktadır. Bugün tren ile seyâhat edenler, bir baştan bir başa memleketteki bütün tren istasyonlarının Abdülhamîd hânın yaptırdığı istasyonlar olduğunu iftihâr ile görür. Sultan Abdülhamîd hân- Bunun için, (yahudi) masonlar (merkezli) tarafından tahtan indirildi; Yahudiler, İngilizlerin himâyesi ve teşvîki ile Filistin topraklarında bir yahudi devleti kurmak istiyorlardı. Bu tehlikeyi ve siyonistlerin faaliyetlerini va arzularını da çok iyi bilen Abdülhamîd hân, Filistin toprağından yahudilere satılmamasını emretti. Dünya siyonizm teşkilâtının reîsi Theodor Herzl ve Haham Moşe Levi, sultan Abdülhamîdi ziyâret ederek, yahudiler için toprak satmasını istediler. Sultanın cevabı, (Dünyanın bütün devletleri ayağıma gelseler ve bütün hazînelerini dökseler, size bir karış yer vermem. Ecdadımın kanlarıyla aldıkları ve bugüne kadar muhâfaza edilen bu vatan, para ile satılmaz), olmuştur.Yahudiler, ittihât ve terakkî fırkası ile işbirliği yaptılar. Bütün şer güçler, sultana karşı birleştiler. 1327 [m. 1909] de tahttan indirilerek, bütün müslümanları öksüz bıraktılar. İttihât ve terakkînin başında bulunanlar, din düşmanlarını ve masonları devletin en yüksek mevkı'lerine getirdiler. Hattâ, Şeyh-ül-islâm yaptıkları Hayrullah ve Mûsâ Kâzım bile mason idi. Memleketi kana buladılar. Bu İngiliz uşaklarının sebep oldukları, Balkan, Çanakkale, Rus ve Filistin cephelerinde, hâince, alçakca hazırlanmış İngiliz plânları ile, Abdülhamîd hânın yetiştirmiş olduğu, dünyanın birinci kara ordusu yok edildi. Yüzbinlerce vatan evladı şehit edildi. İngilizlerin hîleleri ile, devletin başına geçen masonlar, vatanın en çok birliğe ve müdâfe'aya muhtaç olduğu bir zamanda, milleti sahipsiz bırakıp kaçtılar. Hâin olduklarını böylece de isbât ettiler. ) Merkezi Selânikte bulunan üçüncü ordunun bazı subayları, ingiliz câsûsları tarafından bol para ve makam vaatleri ile aldatıldı. 7 Temmuzda Şemsî pâşa, teğmen Âtıf tarafından vuruldu. Masonların ve yahudi piçlerinin idare ettiği ve ellerinde ingiliz, fransız silâhları bulunan hareket ordusu İstanbula yürüdü.İttihâdcıların, pâdişâha sâdık birinci orduya güvenmiyerek, Selânikteki üçüncü ordudan getirdikleri avcı taburlarının çıkardığı tesbit edilmiştir. Yâni ittihâdcıların bir tertîbi olmuştur. İttihâdcılar, böylece Selânikten Bulgar, Sırb, Yunan, Arnavud yağmacılarının meydana getirdikleri hareket ordusunu İstanbula gönderdi. Talat paşanın baskısı ile Sultan, 27 Nisan 1327 [m. 1909] da tahttan indirildi. Son Meşrutiyet zamanında hükümdârlığı dokuz ay, beş gündür. Selânikten gelen, toplama ve frenk silâhlarını taşıyan hareket ordusuna karşı darbeyle tahtan indirlmiştir. 27 Cemâzil-âhır 1326 ve 23 Temmuz 1908 de ikinci Meşrutiyet ilân edildi. Silâh baskısı altında seçim yapıldı. 17 Birinci kânûn [Aralık]da meclis açıldı. Bununla, devletin idaresi, ehliyyetsiz, tecrübesiz ellere geçti. İngilizlerin hazırladığı fâcialar tekrar başladı. 5 Ekim 1908 de, Bulgaristan prensliği, krallığını ilân ederek, Osmanlılardan ayrıldı. Yine o tarihte, Avusturya, Bosna-Herseki ilhâk etti. Yunanistan da baş kaldırıp, beş sene sonra Giridi ilhâk eyledi. 14 Nisan 1909 da, Adanada ermeni ihtilâli oldu. Müslümanların mallarına, canlarına, ırzlarına saldırdılar. 1850 Türkü öldürdüler. İttihâdcılar buna da seyirci kaldılar. Halk, onyedibin ermeniyi öldürüp isyân bastırıldı. İttihâdcılar, Avrupalılara şirin görünmek için yüzlerce müslümanı kestiler, astılar. Bu zulmleri, o zaman Adana vâlîsi olan meşhûr Cemâl pâşa yaptı. Dahiliyye nâzırı Talat pâşanın takdîrine mazhar oldu. Bu hâdiseler dolayısiyle ittihâdcılar da [1914]de meclisi kapattı. Ebüzziyâ takviminin 19 Şubat 1945 pazartesi yaprağında diyor ki: (Meşrutiyetin başlangıcı, memleketimiz için büyük felaket ve ziyânlara sebep oldu. Çünkü 1329 [m. 1911] da Trablusgarb İtalyanlara bırakıldı. 1331 [m. 1912] de Balkan harbi bozgunu oldu. İki büyük kıta ile ilişiğimiz kesildi. Afrikada birmilyonikiyüzbin kilometre kare, Rumelide ikiyüzelli bin kilometre kare yerimiz elden gitti. Birinci cihân harbinde de birmilyon kilometre kareden fazla toprak gayb oldu. Koca imparatorluk yağma edildi. Bu felaketlere, ittihâd ve terakkînin, gâfil, câhil, fırkacı, inatçı, bölücü idaresi sebep oldu.) Birinci cihân harbine Osmanlılar üç milyon askerle katıldı. Bir milyon zâyi' eyledi. Bunun dörtyüzbini cebhede şehit oldu. Müttefiklerimizin mevcûdü yirmiüç milyon olup, onbeşbuçuk milyon zayı'âtımız oldu. Bunun üçbuçukmilyonu cebhede öldü. Düşman orduları mevcûdü, kırküç milyon idi. Bunların yirmiüç milyonu zâyi' oldu. Yalnız beşbuçuk milyonu cebhede öldü. Sultan Abdülhamîdi tahtından indirenler, sonunda memleketi düşman çizmelerinin altında bırakarak kaçtılar. İlk olarak Enver pâşa, Talat pâşa, doktor Behâeddîn Şâkir, doktor Nâzım, 30 Ekim 1918 de Mondros mütârekesini imza ettikten bir gün sonra, gece yarısı kaçtılar. Talat pâşa [m. 1921] de kırkdokuz yaşında Berlinde, Enver pâşa kırk yaşında [m. 1922] de Türkistânda, Cemâl pâşa da [m. 1922] de elli yaşında Tifliste öldürüldüler. Osmanlı imperatorluğunda açılan misyoner mekteplerinde ve kiliselerde aldatılan gayri müslim vatandaşlar, Osmanlıya karşı (bağımsız devlet için) ayaklandırıldı. Mekteplere muallim ve kiliselere papaz ismi ile Avrupadan gelen siyah cübbeli câsûslar, gazeteciler, her geldikleri yere para, silâh ve fitne getirdiler. Büyük isyânlar oldu. Tarih sayfalarında, insanlık lekesi, vahşeti olarak duran, Ermeni, Bulgar ve Yunan mezâlimi yapıldı. Yunanlıları İzmire taşıyanlar da İngilizlerdi. Sultan Abdülhamîd hândan sonra, hiç bir memlekette rahat ve huzur kalmadı. KIDEMLİ ALBAY HÜSEYİN HİLMİ IŞIK DİPNOTLAR; 1;Rehber Ansiklopedi 2;Büyük Türkiye Tarihi (y.ö) 3;Kıedemli albay h.hilmi ışık SONUÇ; En büyük İslam Devleti Olan Osmanlılara Karşı Son İhtilali İngiliz (hırıstiyan , siyonist , mason projesi) Siyaseti Sebep Oldu Yani Ermeni Rum, Bulgar, Yunan ve Arnavut Guruplar ve İttihat Terakki İş birliği Yapıyordu Merkezi Selânikte bulunan üçüncü ordunun ba’zı genç subayları, ingiliz (siyonist,mason projesi projesi) câsûsları tarafından bol para ve makam va’dleri ile aldatıldı.(Toprakları Böl Parcala,yoket Stratejisinden Yola Çıkılarak ) 7 temmuzda Şemsî paşa, teğmen Âtıf tarafından vuruldu. 23 temmuz 1908 de ikinci meşrûtiyet i’lân edildi. Devletin idâresi cahillerin eline geçdi. Ehliyetli kimseler zindanlara atıldı. Çoğu i’dâm edildi. 1915 ocak ayında Enver pâşa, rus hudûduna asker gönderilmesi için emr verdi. Tecrübeli subaylar, yollarda kar var, martdan sonra gönderelim dediler. Hâyır, ben emr ediyorum, şimdi gidilecek dedi, bu subayları cezâlandırdı. (Sstratejik asker mantığından uzak bir şekilde) 86.000 asker Sarıkamışda donarak öldü. Her tarafda verilen, böyle ahmakca emrler ve i’dâmlar, milleti bıkdırdı. Pâşalar bu hâli anlayınca, canlarını kurtarmak için Avrupa ya kaçdılar. Talât pâşa Berlinde, Enver pâşa 1922 de Rusyada, Cemâl pâşa Tiflisde öldürüldü. Enver pâşanın kemikleri 1996 da İstanbula nakl edildi. 1908 isyânının milletimize verdiği nice büyük zararlar ve felaketler (Eshâb-ı Kirâm -hakikat kitapevi) kitâbımızda yazılıdır.] 2nci meşrutiyet ilanıyla , abdülhamidhan tahtan (ihtilal yoluyla) indirilerek 10 yılda osmanlı ülkesini bitirerek düşmanların insafına bırakıp kaçtılar. . 1908 İhtilalı İsyanı Milletimize Verdiği Zararlar Birinci dünya Savaşına Girişimiz 1914 O zamanki İtihat Terakki Hükümetinin Hatasıdır Ülkeyi kana buladılar., hâince, alçakca dünyanın birinci kara ordusu yok edildi. Türkiye ye 400 bin şehidine mal oldugu gibi savaş sonunda o zamanki başkent olan istanbul bile işgal edildi mondrros müterakesi ile osmanlı tarihindeki rolünü birinci türkiye meclisine bıraktı;
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.