Sultanahmet'i koğuş yaptılar her yer pislikti

  ''Milli Şef'' İsmet İnönü''nün tek parti döneminde Sultanahmet Camii 5-6 yıl boyunca ibadete kapatılarak ''askerlik şubesi'' olarak kullanıldı “CHP döneminde hiçbir cami ahır yapılmadı” diyerek İsmet İnönü'nün tek parti uygulamalarına sahip çıkan

- Bu haber 121 kez okundu.

Sultanahmet'i koğuş yaptılar her yer pislikti
  ''Milli Şef'' İsmet İnönü''nün tek parti döneminde Sultanahmet Camii 5-6 yıl boyunca ibadete kapatılarak ''askerlik şubesi'' olarak kullanıldı “CHP döneminde hiçbir cami ahır yapılmadı” diyerek İsmet İnönü'nün tek parti uygulamalarına sahip çıkan CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu dönemin canlı tanığı yalanladı. Sultanahmet Camii'nin 1943'te koğuş olarak kullanıldığını söyleyen 93 yaşındaki Mehmet Metin, “Cami tıkabasa asker doluydu. Her taraf pislik içindeydi” dedi. Tek parti döneminde camilerin kışlaya çevrilmesi hadisesinin canlı tanığı, 1943'te yaşanan o vahim hadiseleri anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında belgeleriyle gösterdiği, camilerin kapatılması, müzeye, depoya veya ahırlara dönüştürülmesine tanıklık eden ve o dönemde asker olan 93 yaşındaki Mehmet Metin, “Hiçbir cami ahır olarak kullanılmadı” sözleriyle tek parti uygulamalarını savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu yalanladı. 'Allah o acıları bir daha yaşatmasın' diyen Metin, Sultanahmet Camii'nin 5-6 yıl boyunca ibadete kapalı tutularak askerler için 'yatakhane' olarak kullanıldığı günleri anlattı. Metin, 'Caminin içinde türkü söyleyenler, tuvalet ihtiyacını giderenler, her türlü pisliği yapan askerler vardı. Caminin ne olduğunu bilmeyen askerler vardı içimizde...' diye konuştu. 3 GÜN CAMİDE DAVUL ÇALINDI 93 yaşındaki Mehmet Metin, Adnan Menderes döneminde kadar camilerin bazılarının hâlâ askeri kışla olarak kullanıldığını ve bu gerçeklere kendilerinin bizzat şahitlik ettiklerini anlattı. 13 Nisan 1943'te vatani görevini yapmak üzere memleketi olan Hatay'ın Hassa ilçesinden yola çıktıklarını belirten Metin yaşananları şu şekilde anlatıyor: 'Biz yola çıkmadan önce Hassa'daki camide 3 gün davul çalındı. Daha sonra yola çıktık ve Gaziantep'in Fevzipaşa ilçesine geldik. Fevzipaşa'dan sonra Adana'nın Ceyhan ilçesinde bulunan Muradiye Camii'ne tabiri caizse bizi tıktılar. Günlerce orada yattık. Bizden başka Kadirli, Kilis ve Osmaniye şubesinden gelen askerler de vardı.' 'SULTANAHMET'TE YATACAKSINIZ' Ceyhan'daki Muradiye Camii'nde kalan bütün askerleri bir tren vagonuna doldurduklarını belirten Mehmet Metin, buradan Tuzla'ya gittiklerini kaydederek sonrasında yaşananları şu şekilde aktarıyor: 'Bizi trene koydular ve Tuzla'ya doğru yola çıktığımızı öğrendik. Çok uzun bir süre yol aldık. Kaç saat olduğunu hatırlamıyorum. Tuzla'dan Haydarpaşa'da bulunan Selimiye Kışlası'na vardığımızı anladık. Daha sonra bizi bir gemiye bindirdiler ve sonradan Sirkeci'ye gittiğimizi anladım. Burada bir karavana verdiler. Bir onbaşı bana yaklaşarak şu an hatırlayamadığım bir iş için mutfağa gitmemi söyledi. Mutfağa gittiğimde memleketten Çoban Ali dediğimiz bir arkadaşımı gördüm. Çoban Ali 30 aylık askerdi. Bana, 'Siz de mi geldiniz Mehmet?' dediğini hatırlıyorum. Sonra Ali'ye burada Sultanahmet Camii varmış bizi oraya götürecekler, bu gece orada yatacakmışız, gel sen de memleketten arkadaşları görürsün dedim. Fakat 30 aylık asker olmasına rağmen yanımıza gelemeyeceğini söyledi.' HER YER PİSLİK İÇİNDEYDİ 47 ay 25 gün askerlik yaptığını söyleyen Mehmet Metin, arkadaşının yanından ayrıldıktan sonra Sultanahmet Camii'ne götürülmüş. Gider gitmez caminin dışındaki hat yazılarının dikkatini çektiğini ve okumaya çalıştığını söyleyen 93 yaşındaki canlı tanık, başından geçenleri şu şekilde özetledi: 'Ben Sultanahmet Camii'nin dışındaki eski yazıları okumaya çalışıyordum. Orada bir gece yattık. Caminin içi asker doluydu ve nefes almak mümkün değildi. Doğru dürüst tuvalet bile yoktu. Her taraf pislik içindeydi. Ne bizlere bakan ne de etrafı temizleyen birisi vardı. Zaten ibadet yapılmıyordu. Bazı askerler tuvaletlerini bile burada yapıyorlardı.' O yıllarda 2. Dünya Savaşı'nın olduğunu bildiğini söyleyen Metin şunları söyledi: '6 ayda bir askerler Sultanahmet Camii'nde toplanıyorlardı. Zaten asker nereye gidiyorsa oradaki camiler kışla oluyordu. Sevkıyat hep camilerde oluyordu. Camiler namaz kılmak için pek kullanılmıyordu.' Cami içinde tuvalet vardı 1943'teki askerlik günlerinde Sultanahmet Camii'nde kaldıkları geceyi dün gibi hatırlayan 93 yaşındaki Mehmet Metin, camide sadece asker olduğunu ve ibadet yapılmadığını söylüyor. Arkadaşlarını kaldıkları yerin cami olduğu konusunda uyardığını da dile getiren Metin o geceyi şu şekilde anlatıyor: 'İçerisi tıkabasa asker doluydu. Halı, hasır her şey vardı... Onların üstünde yatıyorduk. Parkalarımızı sırtımıza alıyor, ayakkabılardan ve postallardan da yastık yapıyorduk. Sultanahmet Camii içerisinde türkü söyleyenler, tuvaletini yapanlar, her türlü pisliği yapan askerler vardı. Caminin ne olduğunu bilmeyen askerler vardı içimizde.' 'Allah o acıları bir daha yaşatmasın' diyen 93 yaşındaki Mehmet Metin daha sonra kendilerini Gelibolu'ya götürdüklerini ve orada bölüklere dağıttıklarını belirtti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.