Cehennem makinası

Türkiye’yi yabancı devletlerin çıkarlarına göre yönetmekte direnen Sultan II. Abdülhamid’e önce bin türlü iftira atılarak, halkının gözünden düşürülmeye çalışıldı… Olmayınca, bir dizi suikast düzenlendi ki, en etkilisi “Yıldız Suikasti” olarak tarihe geç

- Bu haber 228 kez okundu.

Cehennem makinası
banner62

Türkiye’yi yabancı devletlerin çıkarlarına göre yönetmekte direnen Sultan II. Abdülhamid’e önce bin türlü iftira atılarak, halkının gözünden düşürülmeye çalışıldı…

Olmayınca, bir dizi suikast düzenlendi ki, en etkilisi “Yıldız Suikasti” olarak tarihe geçen menfur saldırıdır. Padişah bu suikasttan saniye farkıyla kurtulmuştur.

Ölümcül suikastı Samuel Fayn kod adını kullanan Kristofor Mikaelyan isimli bir Rus Ermenisi planlamıştır. Saat ayarlı bombayı patlatma işini ise Edouard Joris isimli bir başka Ermeni üstlenmiştir. Bir de yardımcısı vardır: Herkese kızı olarak tanıttığı Robina isimli bir kadın…

Viyana’da Neseldorfer Wagenbefcu Fabriks Geselschaft firmasına özel olarak yaptırılıp parçalar halinde deniz yoluyla İstanbul’a soktukları bir faytona 80 kilo patlayıcı maddeyle 20 kilo demir parçası yüklediler. Patlayıcı yüklü arabayı da Padişah’ın her zaman Cuma namazlarını kıldığı Yıldız Camii’nin önüne getirip, arabasının yanına çektiler. 

“Cehennem Makinesi” adı verilen ve bombayı istenilen zamanda patlatacak olan araç ise Fransa’dan getirtilmişti. 

DERİN ORGANİZYONU GÖRÜYOR MUSUNUZ?

Bütün bunlar tamamlandıktan sonra, 21 Temmuz 1905 cuma günü fayton, Abdülhamit’in dört at koşulu arabasının yanına bırakılmış, Padişah’ın camiden çıkması beklenmeye başlanmıştı. 

Son derece dakik olan Padişah, camie gireceği ve çıkacağı saatleri hiç sektirmezdi. Bu tür keşifleri çok önce yapmışlar ve suikastı buna göre plânlamışlardı.

Sultan II. Abdülhamid, caminin kapısında belirince, Kristofor Mikaelyan ile herkese kızı olarak tanıttığı Robina isimli kadın, Cehennem Makinesini çalıştırarak, bomba 1 dakika 42 saniye sonra patlayacak duruma getirdiler.

II. Abdülhamid her zamanki gibi, caminin merdivenlerinden inecek ve dört yüz metre ileride bekleyen arabasına binecekti. 

Fakat bu sefer küçük bir gecikme yaşandı. Şeyhülislâm Cemaleddin Efendi,Padişah’ın yolunu kesmiş, bazı konularda bilgi sunmak istemişti. 

Aralarındaki konuşma biraz uzadı. Zamana ayarlı bomba o sırada korkunç bir gürültüyle patladı. 

Herkes paniğe kapılmış, amaçsızca sağa sola koşuşturma başlamıştı. Aralarında sadece Padişah soğukkanlılığını koruyabilmişti. Merdiven başında bir heykel gibi kıpırtısız duruyor, sakin olmalarını söylüyordu.

Bu nasıl bir metanet, kadere nasıl bir teslimiyetti.

Nihayet herkes toparlandı. Ağlayanlar vardı. Padişah, hiçbir şey olmamış gibi maiyetine emretti:

“Arabamı çekiniz, burayı kordon altına alınız, sorumluları tutuklayınız!..” 

Padişah’a yeni bir araba getirdiler. Ağır ağır olay yerinden ayrıldı.

Başlatılan soruşturma sonunda Edouard Joris yakalanıp yargılandı ve idama mahküm edildi. 

Fakat Sultan II. Abdülhamid’in başka plânları vardı. Bir süre sonra tetikçiyi hapishaneden aldırıp Yıldız Sarayı’na getirtti. Joris idama götürüldüğünü zannetmişti. Kendisini Padişah’ın huzurunda bulunca, çok şaşırdı. Acaba kendi elleriyle mi öldürmek istiyordu?  

Fakat suikastçının hiç ummadığı bir şey daha olacak, Ermeni teröristlerin Osmanlı aleyhine yaptıkları çalışmaları Saray’a bildirmesi şartıyla serbest kalacaktı… Üstelik hatırı sayılır miktarda bir de maaş bağlanacaktı.

Kabul edince, Avrupa’ya gönderildi ve ömür boyu, öldürmek istediği Padişah’a çalıştı.

Yavuz Bahadıroğlu/Yeni akit.20 Temmuz  2015

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner69