1. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA MÜSLÜMANLAR, OSMANLI’NIN CİHAD ÇAĞRISINI DİNLEMEDİ Mİ?

Yakın tarihimizle ilgili anlatılan bir diğer masalda I. Dünya savaşı sırasında Müslümanların, Osmanlı’nın yaptığı cihad çağrısını dinlememeleridir. Merhum Prof. Dr. Erol Güngör’ün “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” adlı kitabında (Ötüken Neşriyat, 1981) Osm

- Bu haber 110 kez okundu.

1. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA MÜSLÜMANLAR, OSMANLI’NIN CİHAD ÇAĞRISINI DİNLEMEDİ Mİ?
dinle Yakın tarihimizle ilgili anlatılan bir diğer masalda I. Dünya savaşı sırasında Müslümanların, Osmanlı’nın yaptığı cihad çağrısını dinlememeleridir. Merhum Prof. Dr. Erol Güngör’ün “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” adlı kitabında (Ötüken Neşriyat, 1981) Osmanlı İmparatorluğu’nun 1915 yılında İtilaf Devletleri’ne karşı dünya Müslümanlarına hitaben yaptığı “cihad” çağrısının aslında sanılandan – veya gösterilenden – çok daha etkili olduğunu anlatıyor. Çeşitli tarihsel kaynakları dipnot vererek şöyle diyor: Cihad Fetvası doğurduğu neticeler itibarıyle çok defa yanlış anlaşılmıştır. İslam dünyasının bu çağrıya hiç aldırış etmediği, hatta Müslümanların Osmanlı ordularına karşı İngilizler safında çarpıştığı veya onlar hesabına Türklere ihanet ettikleri söylenir. Meseleyi biraz derinliğine araştıranlar göreceklerdir ki, bu iddialar bazı gerçeklerin yanlış yorumuna dayanmaktadır. Cihad Fetvası’nın istenen tesiri gösteremeyişinin başlıca sebebi, o çağda İslam dünyasının bir mihrak etrafında savaş için organize olabilmesi şöyle dursun, bizzat savaş davetini gereği gibi duyuracak komünikasyon imkanlarından bile mahrum bulunmasıydı. İngiliz propagandasının Cihad Fetvası’ndan daha tesirli olduğu ve bu propaganda sayesinde fetvanın tam tersine bir maksat için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Çanakkale muharebelerinde bize karşı İngiliz saflarında çarpışan Müslüman sömürge askerleri arasından alınan esirlerin sorgularından çıkan neticeye göre, bu askerler dinsiz İttihatçılar’ın Halife’yi hapsettikleri ve İngilizler’in de onu kurtarmak için İttihatçılar’a savaş açtıkları propagandasına inandırılmışlardı. İmparatorluk dışında en çok Müslüman nüfus barındıran Hindistan’da da bu hususta çok kesif bir propaganda yapıldığı görülmektedir. İngilizler savaş sırasında Hint Müslümanlarını “harbin bir mahiyet-i diniyyeyi haiz olmadığına, Osmanlı padişahına ve İslam’ın saltanatına hiç bir zararı dokunmayacağına” inandırmışlardı. Ayrıca Lordlar Kamarası’nda “Hilafet’e ait hiç bir şeye müdahale olunmayacağı, muharebenin ancak İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle olduğu” beyan edilmişti. Nitekim Mekke Emiri Şerif Hüseyin de kendi isyan hareketinin “Halife’nin değil, ancak bozkurda ibadet edecek derecede Turancılıkla meşbu olan nazırların aleyhine” olduğunu bildirmişti. (s. 159-160) Prof. Güngör, I. Dünya Savaşı sonrasında da dünya Müslümanlarının Osmanlı’ya ve Türkiye’ye yönelik süregiden sadakatlerinden şöyle söz ediyor: Harbin sonunda Osmanlı topraklarının parçalanması, İstanbul’un ve Halifeliğin Türkler’den alınması veya Halife’nin devlet reisliği sıfatından sıyrılarak papa gibi sırf ruhani bir lider mertebesine indirilmesi fikirleri ortaya çıkınca, Hindli ve Mısırlı Müslümanlar arasında büyük reaksiyonlar görüldü. Hind Müslümanları İngiliz hükümetine Hilafet’e dokunulmaması ve Türk devletinin parçalanmaması konusunda çeşitli yerlerde ve birçok defa tehdide kadar varan protestolar yağdırdıktan sonra, Anadolu’daki kurtuluş mücadelesine büyük maddi ve manevi yardımlar yapmışlardır ki, bu yardımların mahiyeti ve akıbeti herkesçe bilinmektedir. Dikkati çekecek bir başka husus da, Hilafet’i korumak üzere harekete geçenler arasında Sünni olmayan Müslümanların da (Ağa Han gibi) bulunmasıdır. (s. 160-161) Müslümanlar arasında kanlı Sünni-Şii çatışmalarının yaşandığı, Türkler’in Araplar Araplar’ın da Türkler aleyhine milliyetçi tepkilere sürüklendiği şu günümüzde, söz konusu tarihi gerçekleri bilmek ve ortaya koymakta büyük yarar var. Hele de Türkiye içinde Müslümanlığın gereklerinin yaşanmasına engel olmak isteyenlere, bu ülkenin zaten ancak Müslümanlık bilinci sayesinde kurulduğunu göstermek gerek. Belki biraz utanırlar… Kaynak: Gayri Resmi Yakın Tarih - Mustafa AKYOL Etkileşim Yayınları Mart 2011 Sayfa: 112, 113, 114
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69