Lozan ve Haim Naum

Lozan’daki müzakereler döneminde başvekil olan ve Atatürk’ün başlangıçta en yakın arkadaşı sonra da muhalifi bulunan Rauf Bey, Feridun Kandemir’e şunları anlatıyor: “İsmet Paşa, anlaşıldığına göre, Lozan’da, İngilizlerle bir nevi gizli arabuluculuk rol

- Bu haber 444 kez okundu.

Lozan ve Haim Naum
Lozan’daki müzakereler döneminde başvekil olan ve Atatürk’ün başlangıçta en yakın arkadaşı sonra da muhalifi bulunan Rauf Bey, Feridun Kandemir’e şunları anlatıyor: “İsmet Paşa, anlaşıldığına göre, Lozan’da, İngilizlerle bir nevi gizli arabuluculuk rolü oynayan İstanbul Hahambaşısı Hayim Naum Efendinin telkinleriyle Hilâfetin artık ne şekilde olursa olsun Türkiye’de devamına müsaade edilmeyip, derhal atılmış fikrini tamamiyle benimsemiş bulunuyordu.” Necip Fazıl’ın dergisi Büyük Doğu Mecmuası’nın 29. sayısında da, şöyle benzer iddialara rastlanılmaktadır: “Haim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika’da Türkler lehinde bir seri konferanslar vermek suretiyle başladı. Bu konferanslarda Emperyalizm şeflerine “Türkün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden, kendi öz adamlarına yıktırmalarını” telkin ediyordu. Yani Masonluk hesabiyle Kur’an ahkâmını ortadan kaldırmak, milleti dinsiz yapmak, Hayim Naum’un müthiş planı idi. Amerika’da zemini hazırladıktan sonra ingiltere’ye geçmiş ve halis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur: ‘Siz Türkiye’nin mülki tamamiyetini kabul edin, ben Islâmiyeti ve İslâmi temsilciliklerini onlara ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ederim.’ Büyük Doğu, şunları de eklemekledir: “İngiliz Murahhas heyeli reisi Lord Gürzon, nihayet en manidar sözünü söyledi. Dedi ki: ‘Türkiye islâmi alâkasını ve islâmi temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa bizimle hulûs birliği etmiş olur. Hıristiyan dünyasının hürmet ve minnetini de kazanır. Biz de kendisine dilediğini veririz.”” Büyük Doğu Nihaî Vesika başlığı ile sözü şu sonuca bağlamaktadır: ‘Lozan Muahedesinden sonra İngiltere Avam Kamarası’nda Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız’ diye yükselen itirazlara Lord Gürzon’un verdiği cevap: ‘İşte asıl bundan sonradır ki Türkler bir daha eski savlet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları maneviyet ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz.” Kaynak:Temellerin Duruşması, Edebiyatçı Ahmet Kabaklı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.