Vurursunuz eyvallah, ölmezsek sıkıntı büyük!

- Bu haber 4135 kez okundu.

Vurursunuz eyvallah, ölmezsek sıkıntı büyük!

 Ölmedik çok şükür, ama “şehadet” arzulayan bir neslin dirilişine şahit olmak da güzeldi. Hepimiz şehitlerin bir yandan geride kalan yetimleri, akrabaları için üzüldük; bir yandan da eriştikleri “mertebe” adına sevindik. O mertebeye erişemediğimiz için de hayıflandık!

Zaten “Şehadet bir çağrıdır, nesillere çağlara” ilahileri hep bir yanımızda durdu. Bunun yanında “Şeriatçı, gerici, yobaz” yaftası da hep bir aç sırtlan gibi ensemize boza olarak yapıştırıldı. Gördük ki bu bozayı pişirenlermiş aslında gericinin de çağ dışılığın da ağababası!

Esasında Suriye’yi yazacağım ama konuya giremedik değil mi? Söz konusu şehitler olunca insan uçsuz ve serin bir vadiye girmiş gibi oluyor. Furkan Doğan geçiyor yanımızdan, Esma Bilteci selam veriyor; Alpaslan’ın, Selahaddin’in, Halid Bin Velid’in ordularının ayak sesleri çalınıyor kulaklarımıza!..

“SURİYE DİYE BİR YER YOK; ŞAM VAR, HALEP VAR”

Suriye’ye nihayet girdik. Suriye neresi? Tarihî bir zihin yolculuğu yapınca Suriye diye bir yer olmadığını görüyoruz. Suriye yok! Şam var, Halep var, İslam toprakları var. Suriye yok, Suriye zulüm; Irak yok, Irak zulüm! Ama Bağdat ışıl ışıl bir tarih, Şam kervanları mazlumların umudu!

Biz Suriye’ye değil, tarihi topraklarımıza girdik. 

Suriye’den çıkmazsak ne olur? Çetin ve zorlu bir mücadeleye gireriz. Orası evimizin sınırları içinde, bir zamanlar evimizden zorla çıkarıldık, şimdi tekrar gireceğiz. Uluslararası arenada bu bir suç olamaz!

“Uluslararası arena” derken de yanılıyoruz. Çünkü bu terim asla Doğu’yu kapsamıyor. Batı toplumu kendini bütün dünyanın yerine koyup “uluslararası” ilan ediyor. Biraz da bizim coğrafyamız “uluslararası” olsa, bunu hak eden bir toplumuz ve bu unvanı da söke söke alacağız.

Türkiye’nin Suriye’ye girmesi gerektiğini yıllardır savunuyoruz. O gün bizi “hayalci” olmakla suçlayanlar, bugün “kem küm” ediyor. Etsinler, o da bir şey en azından!

Biz Suriye’den çıkmayalım diyoruz ama reel politik denen canavar ne söylüyor bir de ona bakalım: “Suriye’ye DAEŞ’i yok etmek için girdin, işin bitince çık git”

İşte reel politik bunu söylüyor. Bu sefer kendi realitemizi, kendi gerçeklerimizi kendi ellerimizle örmeliyiz. Bunu Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ve onun açtığı “yeni yol”da gerçekleştirebiliriz. Bu yol salt “ideolojik” bir yol değil ve bu yolda zoraki “biat ettirme” de yok!

“ERDOĞAN’IN ŞİFRESİ:

BALKANLAR”

Cumhurbaşkanımızın şu sözünün altını çizmek gerek: “Bir asır önce Suriye’nin, Balkanlar’ın bir parçamız olduğu gerçeğine sırtımızı dönemeyiz.”

Buradaki şifreye dikkat edin! Sayın Erdoğan; “Balkanlar”dan söz ediyor. Türkiye’nin önümüzdeki sürecinin işareti verildi. Batı politikamız değişiyor, değişecek, değişmeli! Erdoğan en baştan beri sivil toplumun birkaç adım önünde oldu. Aslında tam tersi olmalıydı. Dernekler, vakıflar, sendikalar önceden talep etmeli; siyaset kurumu ise bu talepleri adım adım yapmalıydı. Ama Erdoğan dünyanın konjonktürel dengesini altüst ettiği gibi, Türkiye’deki düzeni de değiştirdi. Şimdi “bazı konuları” önce Erdoğan söylüyor, sivil toplum sanki biraz arkadan geliyor gibi! 

“Erdoğan, dünyanın dengesini değiştirdi” ifadesine hemen birileri karşı çıkacak. Argümanları ise; “Amerika hâlâ güçlü” şeklinde olacak. Bu kişiler ya art niyetliler veya ülke ve dünya siyasetini okumayı maalesef bilmiyorlar. Dünyada bir değişim olmuşsa bunun sinyalleri birkaç yıl önce muhakkak verilmiştir. Yani Türkiye sinyali verdi, değişimi ilerleyen yıllarda daha net göreceğiz.

Biz bu değişimin farkındayız; farkında olmayan Batılılar ve içimizdeki yabancılaşmışlar, “çağı ıskalamış olmanın” ve geride kalmanın ızdırabını yaşayacaklar. Allah’ın izniyle Türkiye yeni bir döneme bundan 10 yıl önce girmişti, bu yeni dönem 15 Temmuz’da kendini gösterdi. Yine Allah’ın izniyle Türkiye, dünya lideri olacak; bunu şimdi uzak görebilirsiniz, ama eminim Erdoğan ve Türkiye’nin öncüleri birkaç adım önden bunu görüyordur. Gelecek hakkında öngörüde bulunmak istiyorsanız, kısa geçmişi iyi okumalısınız! En iyisini elbette Allah bilir! 

Hacı Yakışıklı/YeniAkit--28 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69