Tarih seni unutur ama affetmez Altan Tan!

- Bu haber 14252 kez okundu.

Tarih seni unutur ama affetmez Altan Tan!

 Irkçının Doğu’da veya Batı’da olması hiçbir şeyi değiştirmiyor; sadece kavmin ismi farklı, kullanılan dil aynı! Batı’daki Türkçü ile Doğu’daki Kürtçü arasında hiçbir fark yok! 

Bizi birleştiren unsurun İslam olduğunu bilen çok kıymetli Kürt kardeşlerimizin hatırı için bütün Kürtleri içine alacak şekilde etnisite üzerinden genelleme yapmadık, yapana da prim vermedik! 

Kürt vatandaşın “heval” demesinin yasak olduğu günlerden, Kürtçe şarkı söyleyeceğim dediği için Ahmet Kaya’ya çatal bıçak fırlatılan günlerden;“Biz her şeyi göze alarak Kürt kardeşlerimiz ve birlik beraberlik için çözüm sürecini başlatıyoruz. Siyasi hayatıma mâl olsa da bunu yapacağım” diyen ve özgürlüklere bir yol açan liderin Recep Tayyip Erdoğan olduğu unutulmamalı! İşte sırf bu yüzden “Seni Başkan yaptırmayacağız” dediler. 

Yıllarca insanlara zulmeden azılı düşmanları ile “kanka” olanlar, yoldaki dostlarını görmezden gelirse buradan bereket çıkmaz. PKK’yı çözüm süreciyle bitirip akan kanı durdurmayı ihanet olarak görenler, sırf hükümet devrilsin diye PKK sempatizanı gibi oy topladılar ve sonra kendilerine“Türk Solu, sosyalist devrimci, liberal” dediler. Buna sadece kendileri ve kendileri gibi düşünenler inandı!

7 Haziran sonuçlarına “Ampulü patlattık” diye sevindiler; “Birlikte iyi salladık” diye şov yaptılar. Oysa; “Milletimiz ve ülkemiz için hayırlı işler yapacağız” demeleri gerekmez miydi? 

Ampul’ün ışığını kıstırıp Kandil’in ışığını yaktıranları millet gördü ve süreci iyi okudu. 

Birileri % 12-13 oy alıp sevinmiş, birileri ise % 40 oy almasına rağmen üzülmüştü. Çünkü davası büyük olanın derdi de büyüktü! Seçim öncesi Diyarbakır’da patlama olunca “geçmiş olsun” demek için arayan Cumhurbaşkanı’nın telefonunu açmayan Demirtaş’ın aynı gün CNN’in canlı yayınına bağlandığını unutmayalım.

Neredeyse hiç Kürt olmayan Nişantaşı’nda HDP 8 bin 178 kişinin oyunu almıştı. Şırnak askeri lojmanında HDP’ye % 80 oy veren Paralel’leri de unutmadık! Sonra bu oylar Vezneciler’de, Midyat’ta, Bursa’da, Kızılay’da, Dürümlü’de parçalanan bedenler olarak geri döndü. Ama onların umurunda değildi; çünkü PKK ve HDP gariban Sur Mahallesi’nde çukur kazıyordu; zenginlerin yaşadığı Diclekent’e yaklaşan bile yoktu!

Hüda Kaya, Altan Tan, Ayhan Bilgen… 

İnsanlar sizi unutur, ama isminiz zikredilince bir an hatırlar ve hayırla yâd etmez. Sizler, tükenmişlik sendromunun vücut bulmuş halisiniz. Kendinizi mazlumların koruyucusu sanıyorsunuz. Oysa zalimlerle kol kola yürürken hakkı haykıramazsınız.

Hem işkenceye karşı olacaksın hem de Ebu Cehil’le aynı karenin içinde poz vereceksin! 

Hiç mi gözünüz görmedi? Üzerine bomba yerleştirilen bir genç kızı; masum bebeklerin, cennet kokulu annelerin, bereket örneği yaşlıların, insanların kardeşim insanların arasına gönderip bedenini ve bedenleri parçalattıran bir “terör örgütü” ile aynı safta olduğunuzu hiç mi gözleriniz görmedi?

Sen hangi dereyi görse çoktan paçaları sıvamış bir adamsın! HDP Milletvekili etiketiyle ortada dolaştın durdun, kusura bakma sen de bir zalimsin; çünkü artık sen de herkes gibisin! Binlerce insan öldükten sonra “Ama biz de yanlış yapmışız” demenin hiçbir önemi yok. Bir kere üstün başın kan kokuyor, seni artık hiçbir sabun arıtmaz. Hiçbir sözün, toplum kalbinde açtığın kavisli yolları düzeltmez!

Sizler “Muhafazakâr Kürt” olamadınız, sadece “Kullanışlı Kürt” oldunuz; tıpkı birilerinin “Kullanışlı Türk” olduğu gibi! Size hakkımızı helal etmiyoruz, sizin gibi zalimlerden helallik de istemiyoruz!

Vaftiz edilmiş ruhunuzun bozuk kimyasını üzerimize bulaştırmayın yeter!

Topraklarımızda “Kürt kimliği” yıllar boyunca ötelendi, yok sayıldı. Onları yok sayanlar “toplum” değildi, toplumu dizayn etmeye çalışan kanlı mühendislerdi. Kürt olmanın zor olduğu yıllarda, sizin gibi vekilimsiler yüzünden bu zorluk bir derece daha arttı. Çünkü sizler zorba güçlerle değil, millet düşmanlarını dize getirmeye çalışanlarla mücadele ettiniz. “Düşmanınızın düşmanı” daima dostunuz oldu. Diyarbakır Cezaevi’nde masum insanlara işkence edenlerle bile bir işbirliği içinde bulunmanız “siyasi konjonktüre” göre gayet sıradandı!

Nasıl ki geç gelen adaletin kıymeti düşükse, geç kalınmış söylemlerin de kıymeti düşüktür. Bugün için söylediğiniz sözler doğru olabilir; ancak onları “dün” söylemediğiniz için artık insanlara samimi gelmiyorsunuz!

SON SÖZ: Allah (c.c), “bitti” demeden, hiçbir şey bitmez; tıpkı “ol” demeden hiçbir şey olmadığı gibi!

Hacı Yakışıklı/YeniAkit- 18 Haziran 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69