Sykes-Picot OSMANLI'yı yıkarak 40 devlet meydana çıkardı

- Bu haber 2400 kez okundu.

Sykes-Picot OSMANLI'yı yıkarak 40 devlet meydana çıkardı

Son söz kimin? 

Günlük düşününce, anlık tepkiler verilince olan biteni anlamak hiç kolay olmaz. PYD, YPG ya da DAEŞ en büyük sorun! Sadece biz değil dünya bunları konuşuyor. Çünkü bunlar aynı zamanda ORTADOĞU demek, göç dalgası demek, kontrol edilemeyen sorun demek, devletlerin tehlikeye düşmesi demek... Silahlar konuşuyor! Bombalar, tanklar, füzeler son sözü söylüyor...

Gelen yardımların haddi hesabı yok. Kim kime neden yardım ediyordu? Kürtler'i sevdikleri için mi? Elbette hayır! DAEŞ'i bitirmek vahşete son vermek için mi? Tabii ki hayır! OYUN BAŞKA! PKK şimdilerde PYD oldu. Hepsi aynı şeydi! PKK da PYD de YPG de bölgedeki KÜRT KARTI üzerinden yapılan hesabın tabelasıydı. Suriye ve Irak toprak bütünlüğünü kaybedecekti! Ki, kaybettiler zaten! Bu denklemde en önemli enstrüman KÜRTLER'di. Amerika da Rusya da KÜRTLER üzerinden ilerliyordu. Onlar bölgeyi parselledikçe GÖÇ DALGASI AVRUPA'yı titretiyordu. "Rusya kendi çöküşünü ancak ve ancak Avrupa Birliği'ni çökerterek engeller. Başka yolu yok!" diyordu para sihirbazı SOROS! Putin'in can düşmanı. "Yakın gelecekte Rusya da Avrupa Birliği de çökecek. Ama Putin daha önce gidecek" diye de ekliyordu paranın efendisi...

Rus uçakları bomba yağdırdıkça GÖÇMENLER sınırımıza dayanıyordu. Milyonlarca insan ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor ve bir bölümü de AVRUPA'ya geçmek için yollara düşüyordu. Karadan ve denizden Avrupa sınırlarına dayanan göçmenler oradaki devlet yapısını sarsıyordu. Bunu bilen Avrupa da almamak için DİKENLİ TELLERLE sınırlarını örüyordu. Kalıcı çözüm adına Türkiye'ye gelip PARA ÖNERİYORLARDI! Demek ki bir AKIL insanları yola koyarak Avrupa Birliği'ni tehdit ediyor, Türkiye ile olan yakınlığı tamamen koparıyordu! 78 milyonluk Türkiye'yi içine almayan, milyonlarca göçmenin barındığı bir ülkeyi asla almazdı, alamazdı...

Göçmenleri almayan Avrupa, PKK'ya ve Kürtler'e karşı çok samimi ve içtendi. PKK'nın bütün dernekleri, para toplama merkezleri, insan kaynakları buradaydı. Avrupalı istihbarat örgütlerinin gözetiminde yürüyorlardı. Avrupa'nın Kürt aşkı hiç bitmiyordu! Ama son günlerde değişik gelişmeler oldu! Osman Baydemir Amerika'ya gitti. Demirtaş da Rusya'ya gitmişti. Şimdi bu ülkeden uzatılacak eller önem kazandı. Baydemir muhtemelen önümüzdeki dönemde çok daha önemli bir figür olacaktı. Kürtler, PYD olarak Moskova ve Washington'da örgütleniyordu! Zaten iki büyük ülke de "PYD terör örgütü değil!" diyerek desteklerini sürdürüyordu. Ancak birkaç gün önce Türkiye'nin konsolosluklarındaki bayrakları indirenleri seyreden Fransız polisi dün Kürtler'i topluyordu! Oysa hep uzaktan izlerlerdi. Şimdi dengenin değiştiğini gördükleri için müdahale ediyorlardı!


Kürtler bölgede Türkiye'nin yanı sıra Irak, İran ve Suriye'de yaşıyordu. Ancak en kalabalık nüfus Türkiye'deydi. Yani Türkiye aslında en büyük KÜRT DEVLETİ oluyordu bir anlamda! Kürtler yaşadıkları tüm coğrafyalarda sorun yaşıyordu. İran, Irak ve Suriye'de neredeyse kimlikleri YOK'tu! Türk Devleti bunu gördü. Özal'la başlayan yıllardan sonra önce ekonomiyi dünya ile uyumlu hale getirdi, arkasından ideolojisini MANTIKLI bir kulvara sokma kararı aldı. Devletimizin bütün kurumları içeride kendi insanını kolluyordu. Bazen Türkçü, bazen Kürtçü, bazen de İslamcı tehlikeydi.

Ordumuz da böyleydi. Önce muhafazakarları yok saydı, sonra da Kürtler'i... Devlet aklı tutulmuştu! Devlet denilen oluşum devamlı olarak bizleri araştırır, soruştururdu! Bir gerekçeyle de kapının önüne koyardı. Ama bu kadar araştıran DEVLET ne darbeleri görebildi, ne finansal oyunları hissedebildi, ne paralel oluşumları anlayabildi, ne asıl düşmanın dışarıda olduğunu fark edebildi! Aynı evde büyüyen iki çocuktan biri devleti korurken, diğeri tehlike olarak görülüyordu! Böyle örnek çoktu! Ve akıldışıydı. Başörtülü kızı okula sokmayıp nişanlısını, ağabeyini almak gibi! Hepsi aynı dünya görüşüne sahipti! Ama tehlike BAŞÖRTÜSÜYDÜ! Fikirlerle mücadele etmeyi unutalı çok olmuştu. Bir de yeni bir FİKİRLE bölgeye yayılmayı hayal eden bile yoktu! En büyük silahın fikir olduğunu hatırlamakta zorlanıyorduk...

Devlet değişti. Acı çekilerek yapıldı ama değişti. Asker-sivil, ordu-millet dengesi yeniden kuruldu. Dünya denge üzerine yürüyordu ama bizim dengemiz yoktu! İçerideki mücadeleler biraz olsun azalınca ne kadar etkili ve büyük olduğumuz ortaya çıktı. Türkiye rüya ülke oldu! 14 yılda! Para da film de dizi de turizm de inşaat da siyaset de buradaydı! Çekim merkeziydik! Her zengin ARAP gelip parasını burada harcıyordu! Her Arap gelip tatilini burada yapıyordu! Yani zengin olan için bile MODELDİK artık... Ama sıkıntımız zengin Araplar'la değil yoksul Kürtler'leydi! PYD dediğimiz oluşum Suriye'nin kuzeyinde hiçbir ekonomik temele dayanmayan bir oluşumdu! Arkasında Amerika vardı. Rusya destekliyordu! Bu artarak devam edecekti. Bizim de tarihi korkumuz canlanacaktı. BÖLÜNME kabus olarak önümüzde duracaktı! Ama ASLA ve KAT'a BÖLÜNMEYECEKTİK...Bölünemezdik. Kürtler'in devleti burasıydı.

Herkes buraya bakarak pozisyon alıyordu. Kuzey Irak'ta, Kuzey Suriye'de EKONOMİK OLARAK Türkiye ile bütünleşecekti. Kim ne kadar yardım ederse etsin Kürtler için başka yol yoktu! Amerika ve Rusya neden Kürtler'i bizden koparmak istiyordu? Bu sorunun cevabı yoktu! Bileni görmedim. New York'taki biri İdil'deki Kürt'ü bizden kopararak ne elde edecekti? Ya da Silopi'dekini? Ya da Moskova'daki biri Cizre'deki bir Kürt'ü PYD'ye katarak ne ele geçirecekti? Kürtler'in arkasında hep AVRUPA oldu. Sykes-Picot OSMANLI'yı yıkarak 40 devlet meydana çıkardı. KÜÇÜLTEREK YÖNETMEK AVRUPA'nın işiydi! Eğer 100 yıl sonra sınırlar değişecekse bu birisinin büyümesi anlamına geliyordu! Bu TÜRKİYE'den başkası değildi. Kürtler'in devletini kursalar da yaşatamazlardı. Ekmeği, çayı buradan alır, tuz için Lübnan'a gider, sonra gelip suyu bizden isterdi! Petrolü gördünüz! Barzani maaşları veremiyordu. Bir de korkularımızdan TARİHİ KARDEŞLİĞİMİZİ görmezden geliyorduk. Dünyanın en büyük Kürt nüfusu bizde yaşıyorsa KÜRT KARTINDA en son sözü biz söylerdik.


Kimse bunu bozamazdı! Eğer KÜRTLER'in bir lideri olacaksa o Türkiye'den çıkacaktı! Amerika, aralarında pürüz çıksa da Rusya ile birlikte AVRUPA'ya karşı mücadele veriyordu. Bunların hammaddeye ve enerjiye ulaşmasını önlemek istiyorlardı. Kürtler öteden beri Avrupa'ya yakın oldukları için KÜRT DEVLETİ'ne izin vermezler veremezlerdi! Bu nedenle Türkiye ile ortaklık tek ve son şanslarıydı. Türkler'le Araplarla ve Acemler'le baş edemeyen bir KÜRT DEVLETİ onlar için bir anlam taşımazdı! Bunu bilirlerdi! Zengin ve güçlü Türkiye herkesi kendine çekecekti. Bizim Ortadoğu'da silah göstermeye ihtiyacımız yoktu. Yaşantımız, camilerimiz, saraylarımız, alışveriş merkezlerimiz, sahillerimiz, yıldızlarımız, futbolcularımız, televizyonlarımız bölgenin 50 yıl önündeydi... Los Angeles'teki bir Meksikalı asla orayı bölüp kendi ülkesine katmayı düşünmüyordu!


Zengin olan cazipti! Hayat orada güzeldi. Para son sözü söylerdi. Bir Kürt nerede yaşarsa yaşasın orada kazanıp burada harcayacaktı! Kural buydu! İstanbul Ortadoğu'nun başkenti oldu ama göremedik! Bölgede herkes buraya bakıyor! Kürtler'in yaşadığı bölgeler zamanla bize gelecek. MODELİMİZLE sınırları kaldırıp zenginliği ve hayatı paylaşacağız... Gittiğimiz yol bu! Amerika ve Rusya da bunu istiyor! Aksi Avrupa'nın gelip bölgeye çökmesi demek! Bu da Washington ile Moskova'nın sonu! Rahat olun! "Türkiye bitti demeden hiçbir şey bitmez" Soros'u, Kissenger'ı takip edin! Salih Müslim'i değil! Suriye ve Irak'taki oyun Washington-Moskova hattında kuruluyor! İngilizler ve Fransızlar yıktı, küçülttü. Bunlar büyütecek! Bizi sevdikleri için değil! Mecbur oldukları için! Belki farkında değiliz ama Türkiye artık hem Türklüğün hem İslam'ın bayrağını taşıyor! Kimse bunu karşısına almak istemez! Yalnız olmadığımızı en iyi onlar biliyor!
Rahat olun!

Ergün Diler.Takvim.13 Şubat 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.