Suriye'de kimlerle savaşıyoruz?

- Bu haber 10600 kez okundu.

Suriye'de kimlerle savaşıyoruz?
banner62

 Suriye’de farklı farklı isimler ve örgütlerin isimleri altında bize saldıran sünnetsiz ordularla savaşıyoruz.

ABD, El-Bab'ın düşmemesi için bütün gücü ile bize karşı savaşıyor. Çok büyük çatışmalar yaşanıyor oralarda. Türkiye ile açıktan savaşmaya cesaret edemeyen ne kadar devlet ve ne kadar illegal örgüt varsa, PKK/PYD, Hizbullah, Devrim muhafızları, ABD ve diğer düşman güçlerin silahlı unsurları, DAİŞ kılığıyla karşımıza çıkıyorlar. Eş zamanlı olarak içerideki unsurları da medya, sosyal medya ve siyasetçiler üzerinden Türkiye’nin El-Bab'dan çekilmesi için algı operasyonu ve psikolojik harp yapıyor..

Türkiye’ye niçin saldırıyorlar?

-Yeni Türkiye, mevcut küresel düzeni açıktan hedef almış durumda.. Bu sömürü düzeninin yıkılması ve adil bir küresel düzen inşası için mücadele ediyor.

- İslam dünyasını arkasından sürüklüyor ve Müslümanların birlik beraberliği için uğraşıyor.

- Batıya ve Batının yerel işbirlikçilerine rağmen Irak ve Suriye’ye girdi. Batının planlarını ve projelerini alt-üst etti..

- Türkiye’de Batıya ve NATO’ya karşı bir uyanış ve mücadele gelişiyor.. Millette, siyasette ve devlette bu yönde düşünceler olgunlaşıyor..

- FETÖ, PKK gibi Batının hizmetinde olan örgütler, ağır darbe almaya ve yok edilmeye başlandı.. Batı’nın Türkiye’yi bu örgütlerle sıkıştırabileceği algısı hızla çöküyor.

- Batılı devletlerin, Suriye’de PYD’ye kurdurmak istedikleri “PKK devleti” devre dışı bırakıldı.

Bu nedenlerle ve iyice köşeye sıkışmışlığın acısıyla ülkeyi, devleti, halkı rahatsız ve çaresiz bırakmak için ellerinde kalan son teröristlerle daha çılgın terör eylemleri yapmayı deniyorlar.

Önceleri daha örtülü konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin aslında kimlerle savaştığını artık açıkça ilan etmeye başladı. Erdoğan net bir şekilde şunları söyledi. "Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde, eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer, Sevr şartlarıdır. Açık konuşmak lazım; Türkiye, İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir.”

“Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir” mesajı çok önemlidir. Bu mesaj bizimle paravan örgütler üzerinden dolaylı şekilde savaşan devletler çok açık bir mesajdır. “Bizim esas savaşımız sizlerle” demektir. “Bunların hesabını size soracağız” demektir.

Batılı ülkeler ve yerel uşakları korku ve panik içindeler. dünyada kontrolü kaybettiklerini artık net olarak görüyorlar..

Çuvalcı komutan olarak bilinen ABD'li Orgeneral Raymond Odierno,"Obama'nın terörle mücadele stratejisi ABD’yi Ortadoğu’da pasifleştirdi bölgede liderliği Rusya’ya bıraktık” diyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın ilk baş ekonomisti ve Euro’nun mimarlarından Profesör Otmar Issing, finans krizinin bir yerden bir yere atladığını belirterek "Sonunda Euro Bölgesi dayanamayacak ve dağılacak" diyor.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, Yunanistan özelinde yaptığı açıklamada kurallara uyulmadığı takdirde Euro Bölgesi'nin dağılacağını söyledi.

Finansal kurumlar da aynı endişeyi hesaplıyor. Sentix'in Euro Bölgesi Dağılma Endeksi anketinin sonuçlarına göre, yüzde 16.3, 12 ay içinde dağılmasının mümkün olabileceğini düşünüyor. Reuters'in anketinde ise en az bir veya daha fazla üyenin 2017'de Euro’dan çıkacağını düşünenlerin oranı yüzde 70-75 düzeyinde.     

Euro bölgesi dağılırsa neler olabilir?

Bu konuya kafa yoran ekonomistlere göre felaket veya kıyamet şu şekilde yayılıyor;

Sade vatandaştan şirketlere kadar krediye erişim kalmayacak. Nakit sıkıntısı da hemen baş gösterecek.

Devlet, bankaları desteklemek zorunda kalacağı için yeni devlet iflasları gelebilir.

Yeni para birimi çıkarmak zorunda kalan ülkelerde % 30-50 arasında bir devalüasyon olacak.

Enflasyon ithal edileceği için Avrupa ülkeleri hiper enflasyon sarmalına girecek.

Özellikle Güney Avrupa'daki bankaların batışı ile birlikte kuzeyle bağı olan bankalar ve şirketlerde de zincirleme iflaslar görülecek.

DAİŞ korkusu kabusa dönüşüyor

Bu arada ABD ve Avrupa’da DAİŞ korkusu hızla yayılıyor. New York Times yazarı Robert Worth, “DEAŞ'ın bölgedeki kayıpları, örgütü daha fazla sansasyonel eylemlere yöneltecek. Her gün bombardıman altındayken bile, DEAŞ 4 kıtada 16'dan fazla saldırı gerçekleştirdi. Berlin'deki son saldırılarda silah kullanmaya bile ihtiyaç duymadı. El-Kaide bu eylem türünü 7 yıl önce internetten yayınlamıştı" diye yazdı.

İsrail’den Jerusalem Post yazarı Efraim Inbar ise “DAİŞ, Ortadoğu'da zayıfladıkça, Avrupa'daki eylemleri artacak” diyor.

İşte bütün bu korkularla yatıp kalkan Batı toplumu çıldırmak üzere.. O sebeple de mantıksız tepkiler veriyorlar. Ama unutmasınlar; Batı ve yerel uşakları için 2017, geride kalan seneyi mumla arayacakları çok çok daha felaket bir yıl olacak.

Neden mi böyle diyoruz?

“Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur. Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?” (Zûmer, 39/36-37).

Alper Tan-Kanalahaber
29 Aralık 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner69