Sızıntı!

- Bu haber 14001 kez okundu.

Sızıntı!

 Çok soru geliyor. Yolda durduranlar merak içinde. Herkes nelerin yaşandığını ve arka planı bilmek istiyor.

Ben de dahil olmak üzere pek çok kişi yazıp çiziyor. Gördüğüm bunların kimseye yetmediği.

Bir İZMİRLİ olarak "Gelin işin merkezine gidelim" diyorum. Bunu kolay kolay kimse yazmaz.

Yazmak da istemez. Hikaye Kestanepazarı'nda başlıyor.

Hemen karşısında HAVRA SOKAĞI vardır. İzmirliler bilir ki Kemeraltı'ndaki esnafın büyük bölümü bu işin içindedir. Gönüllü destek olmuştur. Bunu hepimiz biliriz.

Fakat Kestanepazarı'nın etrafında (ne olur burası yanlış anlaşılmasın)KAPANİLER'in varlıkları vardır. Ne bu harekete gönül veren TÜRK esnafı ne de ömrünü bu işe adayan bir asker bu hareketin ALTINDA SABETAYİZM'in olduğunu bilmez. Konu uzun ve eskidir.

Buraya girersek ortalık karışır. Ama buraya girmeden de bu işi kimse çözemez. Orta bir yol şart!

İzmir Kestanepazarı ilk adımdı.

Sonra İstanbul'a gelindi. Civciv yumurtadan çıkmıştı. Hareketin içindeki İZMİRLİLER'e bakın. Bir TÜRK VATANDAŞININ nereden ya da kimlerden geldiğinin benim için hiçbir önemi yok. Olmadı! Ama anlamak için not düşüyorum sadece. Kimseyi suçlamak gibi bir amacım yok. Ama BİLMİYORUZ!

Bu adamlarda tesadüfe yer yoktur!

Önceleri yazmıştım. Kimse anlamıyordu o zamanlar.

Ama yine de not düşmüştüm.

Hatırlayalım.

"7 Mart 1954'ü gösterirken kariyer peşinde koşan İDEALİST bir Türk yüzbaşı, NATO'nun Kuzey Avrupa Hava Kuvvetleri Karargahı'ndan hızla çıkıp NAPOLİ'deki askeri hastaneye koşuyordu. Artık hem asker hem babaydı. Mutluluk tüm aileyi kaplamıştı.

Asker baba hem kızını büyütüyor hem de rütbe alıyordu. 30 Ağustos 1957'de binbaşı, 30 Ağustos 1960'da yarbay oldu. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Basın Yayın İstanbul İl Temsilciliği ve İstanbul Radyoevi Müdürlüğü yaptı. Birileri ona çok güveniyordu!

MİT İstanbul Bölge Müdürlüğü bir aracı takibe almıştı. 34 CA 200 plakalı aracı Amerikalı John kullanıyordu.

Araç İstanbul'un en KÖHNE noktasında durdu. O noktada aracın yanındaki insan sayısı İKİ oldu. ALBAYLIĞA kadar yükselen TÜRK subay, JOHN'a yaklaştı.

Manzara ikisinin daha öncede bir araya geldiğini gösteriyordu. Takipte olan MİT düğmeye bastı. Tarihler 16 Mart 1983'ü gösterirken ABD'ye bilgi veren Türk subay, CIA'nın önemli adamlarından biriyle kıskıvrak yakalandı! Türk subay sorguya alındı!"Memleketim her şeyin üstündedir. Sadece ABD sempatizanıyım" diyordu. Saatler ilerledikçe yorgun düşmüştü. Birden önemli şeyler anlatmaya başladı!

Sonunda 10 yıldır CIA'ya çalıştığını itiraf etti. İngiliz Haber alma Servisi SIS'den John, Amerikan Merkezi Haberalma Servisi'nden Nick, Billy, John ve ismini hatırlayamadığı,"sarhoş" adını taktığı kişiler ile ilişki kurmuştu. "Devletin emniyeti, iç ve dış siyasi menfaatleri açısından gizli kalması gereken bilgileri" bu kişilere yazılı olarak veriyordu.

Cezaevine konuldu. Bir süre sonra cezaevinde kalp krizinden öldü!

Ölümüne en çok kızı ağlıyordu!

NAPOLİ'de dünyaya gözlerini açar açmaz ismini LALE NATO koyan babası vefa etmişti! Artık büyümüş, kocaman bir kadın olmuştu ama baba acısı bir başkaydı. Kızına NATO ismini verecek kadar özel bir isim olan Turan Çağlar, rahmetli BARIŞ MANÇO'nun da KAYINPEDERİYDİ" Tamam mı!

Barış Manço hepimizin sevdiği değer verdiği bir isimdi. Bir gün program için Güney Kore'ye gitti. Bir aracı tanıtıyordu. İşini bitirdiğinde yanına çok değerli bir tarihi eseri almıştı.

Havaalanında yakalandı. Başı derde girdi. Başkasının kurtulma ihtimali hiç yokken o uçağa atladığı gibi Türkiye'ye geldi. Güney Kore'yi arayıp araya giren kimdi?=

Evet! FETHULAH GÜLEN...

NATO'nun eşini uzaktan telefonla kurtarıyordu.

Devam.

Cemaat ya da terör örgütü ne derseniz artık tek bir kişiye söz söyletmez! Bu isimMÜNEVVER AYAŞLI'dır. "HAMİNNE" ve ÖRNEK MÜSLÜMAN olarak tanıtırlar. Kaç zaman önce yazdım ben de hatırlamıyorum. Ama şunları paylaşmıştım".

Kim Philby yani ünlü İngiliz casus, Münevver Ayaşlı'nın Beyberbeyi'ndeki yalısında kaldı! Yalıyı mobilyalı olarak kiraladı! Hem de çok büyük bir paraya.

700 liraya. Münevver Hanım da yalıyı terk edip 60 liraya KÖŞK'e geçti!

Kim Philby'nin İstanbul'daki en yakın arkadaşı Milli Takım'ın ilk golünü atan Fenerbahçeli futbolcu Zeki Rıza Sporel'di! Onunla sık sık Moda Deniz Kulübü'nde buluşurdu! Münevver Hanım, MASON Sadullah Paşa'nın oğlu Nusret Ayaşlı'nın eşidir!

Ankara'daki ESBENBOĞA Havaalanı, Sadullah Paşa'nın kayınpederinin uçsuz bucaksız arazisinin üzerine yapılmıştır...

Kim Philby için "yakışıklı, nazik, şık ve zarif!" tanımı yapan Münevver Hanım'ın yalısı kırmızı renkliydi" Münevver Hanım'ın kimliğine bakarsanız İZMİR ve cemaatle bağlantı kurarsınız. Ve cemaatin yolunu da çok rahat görebilirsiniz.

Benim için bunlar yeni şeyler değil.

Türkiye yeni konuşuyor bunları. Hoş hala ortada ciddi konuşan tek kişi yok.

OPERASYONUN ÖZÜNE inen yok.

Operasyonlarda tutuklananlara girerek hiç bilmediğiniz akrabalıklara ulaşırız.

Ama tutuklu bir insan için bunları yazmam, yazamam.

Derdim kimseyi kırmak incitmek de değil.

Sadece ülkenin önüne dikilen bu yapının tanınması gerekiyor.

Bunu atlıyoruz.

Küçük isimler üzerinden gidip BÜYÜK FOTOĞRAFI ıskalıyoruz.

Bilinen isimler üzerinden gittiğiniz ve akrabalık ilişkilerini incelediğinizde pek çokSABETAYİST AİLE karşımıza çıkar. Bakın bu insanlara hiç sözüm yok olamaz. Sadece fotoğrafı tanımlıyorum. 

Çünkü bu işler Türkiye'de konuşulmuyor. Kestanepazarı'nda oluşan bir cemaat dünyanın her yerinde okul açamaz, öğretmen gönderemez, bu para trafiğini idare edemez ve HÜCRE YAPILANMASI İLE KENDİNİ SAKLAMAYI BAŞARAMAZ.

MASONİK YAPILANMANIN Müslüman ayağı ile karşı karşıyayız.

Zaten pek çok LOCA bu nedenle 15 TEMMUZ'u biliyordu.

Herkesin haberi vardı! DEVLETİN HARİÇ! Biz bilmiyorduk ama bilmesi gereken herkes DARBEYİ biliyordu.

Bizler ise aradan bunca zaman geçmesine rağmen 15 TEMMUZ GERÇEĞİNİöğrenemiyoruz.

Pazarlıklar olduğu kesin ve net. Kim kimi korudu? Kim kimi sattı? Bunlar ortaya çıkınca her şeyi anlayacağız.

İngiltere'yi hiç yabana atmayın!

Koruduğu İSRAİL'i de.

Yukarıdaki isimlerin bağlandığı yerler ortada. İsrail Türkiye'de İsrail'den daha güçlüydü. Doğal olarak arkadaki İNGİLTERE. Bir de bu uzantının Amerika ayağı.

Cemaatin tamamı TÜRK ÇOCUKLARI.

Ama akıl ve çalıştıkları yer belli.

Büyük hem de çok büyük operasyon.

Hem bizi hem İslam'ı yönetmek istediler.

BEYAZ TÜRKLER adına, onların arkasındaki güç adına. SİYASAL İSLAM varsaİNGİLTERE kesinlikle ve kesinlikle vardır.

Yönetemedikleri isim ERDOĞAN!

Bu nedenle gelecekler.

Yine yeniden.

OCAK'ın başında Rıza Sarraf'ın davası var.

O tarihe kadar bambaşka yollarla ve seçeneklerle saldıracaklar Bunun hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor.



NOT: Şimdilerde aynı akıl ikinci bir adım olarak İMAM HATİPLER'e çengel attı. Hiç bilmediğimiz çocuklar KORUMA (!) altında. Hepsi önceden belirlendi ve çevrelendi. KÜRESEL GÜÇ ve AKIL İSLAM'a sızmadan durmaz! Bunu bilelim! Ona göre yürüyelim


Ergün Diler/Takvim--12 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69