Sinsi Plan

- Bu haber 8762 kez okundu.

Sinsi Plan

 ABD Başkanlık seçimleri, bölgemizdeki karışıklık, sınırların son halini alamaması, Arap Baharı ile başlayan rüzgarın son hamleyi yapamaması, enerji savaşları, din üzerinden operasyonlar, sahte manşetler, 15 Temmuz kalkışması ve bulunduğu yerde yüzünü saklayıp gezenler...

Daha neler neler...
Türkiye'yi ele geçirip kontrol etmek isteyen güç bundan vazgeçmiş değil. Burada yani New York'ta bunu çok rahat görebiliyorsunuz... Zaten sorun karşımızdaki ilişki ağını ve planlarını göremediğimiz zaman kapımıza dayanıyor...
Açalım...
15 Temmuz kalkışmasına, Gülen'e ve onun için darbe girişimi sonrası yapılanlara bakalım... Pek çok şeyin işaretini veriyor çünkü...
Sanırım geçtiğimiz yıl bir kaç yazıda bu isimden söz etmiştim... JOHN PODESTA... Bu isim çok derin dehlizlerde gidebilen ve büyük bir gücü kullanma ehliyetine sahip bir karakter...
15 Temmuz'dan sonra GÜLEN görevi buna verildi. Tüm gücüyle GÜLEN'in imajının sarsılmasını engelleyecekti. Elinde MEDYA vardı. Obama'ya yakındı, Clintonlar'a yakındı, Soros'a yakındı ve Rothschildler'e yakındı... Zincir bu yani...

Hatta ortaya saçılan maillerde Gülen- Podesta yakınlığı ortaya çıkıyordu.
Gülen'in adına hareket edenler Hillary Clinton'a ulaşıyor ve EKMELEDDİN BEY'in Obama ile yüz yüze görüşmesini istiyordu...
Hillary devreye giriyordu ama trafik PODESTA'nın yardımcısının üzerinden gidiyordu...
Neyse...
15 Temmuz sonrası PODESTA, 12 kişilik çok etkili bir ekip kurdu. Gülen'i parlatacaklardı. Organizasyon hemen sonuç verdi. Gülen CNN International'den BBC'ye, New York Times'tan Financial Times'a kadar her yerde boy gösterdi...
Podesta aslında Hillary Clinton'ı başkanlığa götürmekle görevliydi. Seçimlerden zaferle çıkması için KAMPANYAYI yöneten isimdi. Bu kadar önemli görevi varkenBAĞIMSIZ bir ekip kurup GÜLEN için çalışıyordu...
Podesta yakın geçmişte yazdığımız BENENSON'da da etkisi çok fazla olan bir isimdi. Benenson ne yapmıştı?
Selahattin Demirtaş ile CHP'ye destek atıp, BEBEK'teki GÜVENLİ EVDE Türkiye'yi masaya yatırmıştı. Her taşın altından çıkıyorlardı...

Çorap söküğü gibi... Bir yerden tutup çektiğinizde hepsi karşınıza dikiliyordu...
Peki Gülen için çaba gösterenler sadece Hillary ve Podesta mı?
Elbette değil...
Açalım biraz...
Esma Esad'ın babası Fawaz Akhras ve diplomat annesi Sahar El-Akhras, MI6 için çalıştılar. Yani İngiliz istihbarat servisi için...

Hala Londra'da MI6 tarafından korunuyor ve lüks bir malikanede yaşıyorlar...
Beşar Esad'ın karısı Esma Esad, Kraliçe II. Elizabeth'in en önemli ajanlarından biridir. Esma Esad, Londra'da CROMWELL HASTANESİ'nde doğduğu günden itibaren Kraliçe II.
Elizabeth'in ilgisini üzerinde hep hissetti.
Büyükannesi gibiydi. Fawaz Akhras'ın ve diplomat Sahar El-Akhras'ın kızı olan Esma, anne ve babası gibi Suriye'ye değil Kraliçe'ye bağlı olarak bir hayat yaşıyordu.
Londra'da King's College mezunu olan Deutsche Bank ve JP Morgan'da görev yapan Esma Esad, bu kurumlardaki özel bilgileri Kraliçe II. Elizabeth'le paylaştı.
Belki de sadece onunla... Çünkü İNGİLİZ VATANDAŞIYDI aynı zamanda...
Kraliçe II. Elizabeth'le istediği her an görüşebilen 10 özel kişiden biridir Esma Esad... Aileye bu kadar yakındır yani...
Bunca yıldır savaşın sürdüğü SURİYE'de taşlar bir türlü yerine oturmuyor. Peki bu denklemde Esma Esad neredeydi?
Britanya, Beşar Esad'ın yerine Esma Esad'ı hazırlıyor. Bunun için Beşar Esad'ın çekilmesi şart. Bu nasıl olacak bilmiyoruz.

Ama etkisiz hale gelmesi muhtemel...
Aksi takdirde böyle bir operasyon sonuçlanamaz.
MI6'nın raporlarına göre 2017 yılında Esma Esad, 3 parçaya bölünmüş Suriye'nin en güçlü kısmının lideri olacak.
Britanya'nın Ortadoğu'da tekrar güçlü olması için Beşar'ın yerine Esma'nın gelmesi şart.
Britanya'nın bu isteği, ABD tarafından da olumlu karşılandı. Beşar Esad, kendisi için hazırlanan sonun farkında değil.
Esma Esad'ın Sünni olması ise büyük bir şans. Hem Nusayriler tarafından seviliyor hem de o bölgede yaşayan Sünniler kendisinden rahatsız değil.
2 yıl içinde Esma Esad 9 kez Londra'ya gitti. Her defasında da Windsor Castle'da Kraliçe II. Elizabeth'le bir araya geldi.

Peki Suriye'de bu plana oynayan İngiltere ile Türkiye'nin, 15 Temmuz'un, Gülen'in ne ilgisi var?
İlerleyelim...
CIA 2012'de Suriye için bir çalışma yaptı. Kapsamlı araştırmaya göre Suriye ÜÇ PARÇA olacaktı. Ülke bölünürken SURİYE'nin kuzeyinde EĞİTİM GÜLENOKULLARINA verilecekti. Kobani ve Resulayn merkez olarak seçildi. Belirlenen bölgelerde tam 101 okul açılacaktı. Eğitim müfredatı CIA MERKEZİ Langley'den yapılsa da görünürde işi GÜLEN yürütecekti... Tabii perde arkasında Graham Fuller vardı...
Buradan yetişen KÜRT ve ARAP çocukları gelecekte bölgenin kaderinde etkili olacaklardı.
Hatırlarsınız! Son dönemde adını en çok duyduğumuz isimler arasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel ile Obama'nın DAEŞ ile mücadelede atadığı özel temsilci MC GURK vardı...
Bu isimler nedeyse her hafta bölgeye geliyordu. Bizler de ziyaretlerin amacınınTERÖR ile mücadele için olduğunu düşünüyorduk... Öyle değilmiş meğer...

101 okulun sağlıklı yürümesi, projenin hayata geçmesi her şeyden daha önemliymiş bunlar için...
Dönelim başa...
15 Temmuz, John Podesta, Pensilvanya, medya atağı, Hillary, Obama, Ekmeleddin Bey, Graham Fuller, YPG, 101 okul, Esma Esad ve KRALİÇE... 
İlişkiler ağı bu! İnsanın ilk bakışta anlama şansının olmadığı bir denklem...
Ama böyle... Her planın içinde Türkiye var! Ama adamlar bize söz hakkı vermiyor.
O zaman da Türkiye gidip kendi alıyor...
Alacak da...
YOK ÖYLE!
Gelenler, gelmeye çalışanlar bunlar...
Alacakları bir şey yok ama vazgeçecek değilller... Gelsinler bakalım


Ergün Diler/Takvim-23 Eylül 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69