REİS VE HİLAFET YOLUNDA İLK SAVAŞ

- Bu haber 626 kez okundu.

REİS VE HİLAFET YOLUNDA İLK SAVAŞ

 24 ağustos/ Orta Doğu

 Söze HALEB Naibi başlamak istiyordu. Masada duran kuran-ı kerim az sonra edilecek yeminler içindi, güven sarsılmış, direnç kırılma tehlikesine düşmüştü.  HAYIRBAY,  ŞAM Naibine doğru döndü.’’ Bu boğucu sıcak günde size son konuşmamı yapıyorum. Bu gün, gün battığında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.  Arabistan yarım adasına kadar durmayacaklar, bu güzergahta ilk engel biziz, kan dökülmesine izin veremeyiz. Buradan sonra Filistin, Lübnan,  Mısır , bizim kaderimizi yaşamaktan kurtulamaz. ALLAH RESULU’nün getirdiği bu din ve ondan kalan hilafet makamı, gerçek sahiplerine ve gerçek hak edenlerine geçer. Dünya bundan sonra hızla İslamlaşır. İnandığım dini daha yükseklere taşıyabilecek olan bu onurlu düşmanımıza saldırmayalım.   Alimlerimiz bir araya gelsin bu savaş başlamanda bitsin. Gelen ulaklara iyi davranıp iyi ağırlayalım, onlarla sahiplerine iyi hediyeler yollayalım, ama bu gün burada birbirimizin ölmesine izin vermeyelim.’’ Bu büyük komutan gelen düşmandan etkilenmişti. Bildiği her şey birbiriyle çelişiyordu lakin emin olduğu tek konu ALLAH nurunu mutlak tamamlardı. ŞAM Naibi bu sözlerin tesirinden heyeti kurtarmak adına masaya doğru yürüyüp kuran-a el bastı ve komuta kademesini masanın başına davet etti.  Şimdi tüm heyetin eli kuran-ı kerimdeydi. Kıdemli olduğu için söz tekrar HALEB Naibindeydi ‘’ komutanlarım, dostlarım, bizi yetiştiren bu topraklar ümmetin kanıyla sulanmış topraklardır.  ALLAHIN seçilmiş kulları mutlak galip gelecektir. Çünkü ALLAH’ın yardımı ancak onlara inecektir. Birliğimize olan güvenimiz bu yeminle perçinlensin, son kılıç inene ve son asker toprağa düşene kadar milletimize hizmetten ve efendimize hizmetten vazgeçmeyeceğimize  yemin ederiz.  Bu yemin savaştan önceki son konuşmaydı. Ve o masadakiler konuştukları her şey gün inmeden gerçekleşeceğini biliyorlardı.

  İşte böyle bir Ağustos günü Orta Doğuda tam da bu topraklarda tarihi bir sonuç alınıyordu. Müjdeli fetihlerin başlangıcında olan bu vakalar, İslam Tarihine kesin zafer olarak geçiyordu.

DEVAM

  Dostlar, kardeşler, ey ümmeti Muhammet, BURAYI İYİ DİNLEYİN!

  Bu günlerde telefonunuza gelen bilinmeyen numaraları açın çünkü’’ Efsane Komutan ZEKAİ AKSAKALLI arıyor olabilir. İlk kurşunu sıkan ÖMER HALİSDEMİR’in mukaddes görevini sana veriyorum  evladım, bu işin sonunda şehadet var  dediğinde, şehitler tepesi ruhuyla emredersin komutanım demek için hazır bekleyin.’’ Ve rabbim şehadetinizi şimdiden mübarek etsin.

BAŞLIYORUZ

Önce size bir soru?

‘ TÜRKİYENİN hedeflerine sorunsuz ulaşması için, REİS önce İSRAİL’i, sonra BOB’u sonra ABD’yi sonra İNGİLTERE’yi sonra FETHULLAH GÜLENİ daha sonra da AB’yi bu uğurda kullanmaktan çekinmedi’.

 Peki  bu uğurda REİS’in  kullandığı  şimdi kim?

Gece yarısını biraz geçmişken televizyon ekranlarında SURİYE’ye doğru yapılan top atışlarını ve sabah on bir gibi sınır geçen zırhlı araçlarımızı gördük. Herkesi hızla ekran başına kilitleyen bu operasyon muhtemelen kırmızı çizgiye yaklaştıkları için  yapılıyordur diye düşündük. Diğer bir düşüncemi söylemek gerekirse ‘’ bir gurup kahraman vatandaşımızın 15 Temmuzda ele geçirdiği tankları geri vermediği ve sosyal medya üzerinden organize olup, Antep patlamasına karşılık vermek için CERABLUSA gittikleriydi.  HÖH organize olmuş, şehitler adına vurmaya hazırlanıyordu.’’ Ve itiraf etmeliyim eğer gerekçe bu olsaydı benim çok hoşuma gidecekti.

 Şimdide  günümüzden bir hikaye.

 ULUSAL GÜVENLİK TOPLANTISI. On beş kişinin de yerinde olduğunu gören Rumeli beylerbeyi kapıyı kapattı. Nefesler tutulmuş şekilde gündeme dair talimatları bekleyen heyet içeriden çıkacak olan kararlara doğru kilitlenmiş bulunuyordu. İçerdeyse HİLAFETİ ilga edip meclisine devreden TÜRKİYE’nin  BAŞKOMUTANI, hazırlıklarını yapan hazurun’a  son bir kez bakıp söze başladı.

 Şimdi konuşan ‘’REİS’’di

 Allahın rahmeti bereketi ihsanı ikramı bu millete hizmet edenlerin üzerine olsun. 500 sene önce hilafeti bize getirenlerin mekanı cennet olsun, boğazı iki yaka olarak bağlayan hediyemiz seneyi devriyesinde kabul olsun. İslam düşmanlarını bu günümüzde de dize getirten rabbimize şükürler olsun.

 Dört  gündem maddesiyle toplanmış bulunuyoruz, gerekli detaylar önünüzdeki dosyalarda, ekleyecek bir şeyi olan varsa dinlemek isterim. Yoksa devam ediyorum.

 MADDE 1

 FIRAT NEHRİNİ doğuda, HATAY’I batıda, HALEB’İ güneyde sınır yapan’’ FATİH KALKANI OPERASYONU’’ TÜRK ordusuna hayırlı olsun. Elli kilometre içeriye kadar girilecek ve ileri unsur karakolları kurulacak.  Alınan her yer ÖSO ya teslim edilene kadar korunacak. Sınır ötesi nokta operasyonlarını yapacak olan MİT görevlilerini  daha  şimdiden alınlarından öpüyorum. İvedi biçimde ZEMBİLLİ ALİ EFENDİNİN fetvası uygulansın.

 MADDE 2

İSLAM BİRLİĞİ TOPLANTISINDA, halifelik makamını yeniden tesis etmek ve mezhepsel ayrılıkları ortadan kaldırma konusunu görüşmek için kutsal emanetlerle toplantıya katılacağız. Diğer kutsal emanetlerde getirilecek, PEYGAMBER Efendimizin kesildiği halde uzamaya devam eden saçı da orada olacak.  KABE’nin içinde yapılan son toplantıda bu doğrultuda karar alınmıştı, ona uyacağız. Kutsal emanetler ve sancak hazırlansın.

 MADDE 3

 FETÖ terör örgütüne bağlı unsurlar devletten ve milletten temizlenecek. Bu yapıya temas edip suça bulaşmış her kez arındırılacak. Tüm mal varlıklarına el koyulup 15 Temmuz gecesi yapılan hasar için harcanacak. Bununla beraber ümmetçilik bilinci aşılanıp her türlü ayrıma engel olunacak. Cemiyet yerine cemaate adam yetiştiren guruplar hızla dağıtılacak.  Sünnete ve tasavvufa uygun yaşayan bir nesil yetiştirmeyen oluşumlara izin verilmeyecek. İnanan insanların hareket alanı genişletilip mobbing uygulamasına izin verilmeyecek.  Kamuda kılık kıyafet sorun olmaktan çıkıp polis asker gibi kurumlarda baş örtü ve sakal serbest bırakılacak. Diyanet Cuma hutbelerini buna göre ayarlayacak

MADDE 4

Devlet kendini resetlerken her şeyi bir plan doğrultusunda yapıyor. Sert ama kesin sonuç veren devlet aklı artık devrede. Bununla beraber FETÖ terör örgütüne yaptığımız her şeyi nokta nokta PKK, PYD, YPG’ye de uygulayacağız. Devletin her noktasından temizledikten sonra, milletin hafızasından da temizleyeceğiz. Üç ay ve üç parça olarak uygulayacağımız OHAL en iyi sonuçlarla ilerliyor. Üçüncü  parça OHAL tüm gücüyle bu hainlerin üstüne inecek. Son olarak da ‘ RABBİM YERYÜZÜNE İNDİRECEĞİ İNTİKAM GÜNÜNE BİZİ MEMUR ETSİN İNŞALLAH’, amin.

Nerde kalmıştık devam edelim

 Fıratın batısına fatih kalkanıyla baskın yapan Türkiye, nazar değen şehirlere kurşun dökmeye başlamıştı. 11 eylülden sonra AMERİKA’nın en yakın dostu olan Türkiye,  askerlerinin başına çuval geçirilerek ödüllendirilmişti. Geçmişe takılmadan büyüyen Türkiye, AMERİKANIN şımarttığı örgütleri terbiye etmekten çekinmeyeceğini göstermiş bulunmaktaydı. Arkasına aldıkları  paralı askerlerle  TELEBYAT’ta katliam yapan bu etnik guruplar, aynı zamanda bizdeki patlamaların da müsebbibiydi. AMERİKA eliyle teslim edilen yerleşim bölgelerinde  etnik temizliklerine devam ettiler çünkü teslim edilen yerler Sünni bölgelerdi.  Bu arada biz sınırı geçince planlar alt üst oldu ve daha da enteresan olansa artık  DAİŞ’e ihtiyaç kalmadı. Şimdi ne olacak peki, bu kadar paralı asker yağma ve talan yapmadan duramaz, bizden tarafa gelemeyince hangi tarafa yönlenecekler muamma, ama artık bizim değil AMERİKA, İSRAİL, İRAN, İNGİLTERENİN, sorunu. Bu sebepten , biz CERABLUS’a girince, arkasında ki gölgeler sanki kendilerine girmişiz gibi bağırıyorlar. Bu arada Ankara’ya uğrayan AMERİKA’lıya da bir şey demek lazım,  bu alicenap milletin sözüne inanmayıp FETÖ hakkında delil isteyen SAM AMCA’ya verilecek en iyi cevap , ‘mal sahibi malını bilmez mi, ne diye ölü taklidi yapıyorsunuz’ olmalı .  

GELELİM BU HAFTANIN HAİNİNE!

Gün geçmiyor ki yeni bir DENSİZ sesinin yükseltmesin.

 Lan beyefendi!

TÜRKİYE öyle ekmeğini yiyip suyunu içip hem Salih, hem Müslim olup, hem de tehdit edebileceğin bir ülke değildir. Bu güne kadar MİT’in sınır ötesi timleri seni ziyaret etmediyse, ‘REİS’ talimat vermediği içindir. Eğer öncelikler size doğru dönerse bir gece ansızın sana gelebiliriz. Ve biz kadim bir medeniyete ait  kültür olduğumuz için elimiz boş  gelmeyiz, gelemeyiz  bilgin olsun.

Hikayenin devamı

Bir ağustos günü URFA Halilurrahman Cami külliyesinde sabah namazı eda ediliyordu. Namazdan çıkan cemaat hemen caminin yanındaki medresede toplandı. 500 yıldır her sabah toplanan bu zikir halkası, dünyanın tüm meşgalelerinden kurtulup ALLAH demenin hazzına varmıştı, bir süre devam eden bu cehri zikir dinlemeye gelenleri de mest etmişti. Nice sonra zikri yöneten zat halkaya doğru dönerek bu gün aramızda belki de bir daha hiç aramızda olamayacak misafirlerimiz var. Dua ve emanet için buradalar dedi ve sözü bıraktı.

 Şimdi söz sırası HATİP’teydi.

 Ey atası HZ İBRAHİM olan  HZ PEYGAMBERİN  ümmeti. Mübareklerin ateşe atıldığı bu beldedeki beklediğiniz tamam oldu. Artık ZEMBİLLİ ALİ EFENDİNİN fetvasını harekat için teslim edin. Hilafet yolundaki ilk durak yeniden sahipleriyle buluşsun. OSMANLIDAN sonra huzur bulamayan topraklara yeniden huzur ve adalet gelsin. Sizde emanete ihanet etmediğiniz için her türlü övgüye mazhar olun. Gurbet olanı vatan etmeye gidiyoruz…

 Bu güzel sözlerden sonra zikir yapan topluluk hep beraber sandukanın olduğu bölüme girdi. Her ailede olan şifre yeniden birleştirildi. Sandukadan çıkan ceylan derisi sanki daha dün yazılmış gibiydi. Ama asıl önemli olan sahibine verilmek için ne de çok beklemişti. Artık  emanet HATİP’’teydi. 

Devam edelim

Son söz olarak da politik zaferi unutmayalım!

 15 Temmuz’da ki darbe girişiminden yara alan TSK aslın da ne kadar güçlü bir ateş gücüne sahip olduğunu gösterdi. Daha önemli olay ise’’ Sen Petersburg’’ zirvesinde bu işi bitirdiğimizi, politika ayağında, aslında harekat başlaman günler önce sonuç aldığımızı gördük. Zira JOE BİDEN Ankara da, BARZANİ MUSUL’U konuşmak için Ankara da, Sayın PUTİN Ankara’ya gelmek üzere, SURİYE’nin kuzey sınırı değişmek üzere, aynı zaman da bizim güney sınırımız oluyor tabi.

Galiba eski AMERİKA DIŞİŞLERİ BAKANI   RİCE’n  dediği gibi bir çok ülkenin sınırları yeniden çizilecek. Ama biz sabırsızız bekliyemedik, kendimiz çiziyoruz. Birde bu günlerde yıllar önce  imzalanan ANKARA ve SYKES-PİCOT anlaşmalarına bir göz atın derim.

 Saygılarımla.

Ali Turhan/Seslimakale.com--30 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69