Para-zit

- Bu haber 9969 kez okundu.

Para-zit

 Trump geldikten sonra dünyada pek çok şey ritmini değiştirecek.

Ama ne olacağını anlamak için önce Amerika'ya bakmakta büyük fayda var. Orada olanları anlamadan Türkiye'nin de içinde bulunduğu merkezi ÇÖZMEK kolay değil.

Bir iki gün önce Trump'ı anlatırken şunları sıralamıştım...

"Öncelikle CIA eski Başkanı Jim Woolsey yanındaydı! Eski ve ünlü Büyükelçi Charles Glazer da hemen yanı başındaydı!

New York eski Belediye Başkanı Rudy Giuliani de oradaydı!

Jess Sessions kilit isimlerdendi. Ama bolca asker vardı! Savunma ve İstihbarat eski Direktörü Emekli Korgeneral Michael Flynn en önemli isimlerin başında geliyordu. Amerikan Deniz Kuvvetleri eski Komutan Yardımcısı Robert Magnus da listenin önemli ismiydi.

Afganistan'da görev yapan ve sonra emekli olan Tümgeneral Bert Mizusawa da takımın kritik ismiydi. Delta Gücü'nün eski Komutanı Tümgeneral Grey L.

Harrell unutulacak bir kişilik değildi...

Amerikan ordusunun iletişimini sağlayan emekli Korgeneral Joseph Keith ise SIRKÜPÜYDÜ. Emekli Tuğgeneral Charles Kubic de listenin diğer oyuncusuydu..." Askeri okuldan yolu geçen Trump'ın yanındakiler askerdi! En son söylenecek SÖZ üzerinde etkili olanlar da askerdi!

Bunu çok daha sık görecektik...

Biraz daha açalım...

Stephen K. "Steve" Bannon!

Trump'ı zafere götüren akıl...

Virginia Tech Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra USS Paul F. Foster isimli askeri gemide görev yaptı. Askerdi yani. Sonra o da bir EMİR ÜZERİNEGARİP!

Ted Turner'ın Castle Rock'ı alması gibi dev yatırımlara aracılık yaptı.

Ödeme olarak nakit para almadı. Para istemiyordu. Bunun yerine aralarında ABD tarihinin en çok izlenen dizilerinden olan Seinfeld'in de dahil olduğu 5 programın ortaklığını aldı. Stratejik hamleleri hayatının her yerinde görülüyordu!

Düşünülmüş adımlar atıyordu.

Devam etti.

Hollywood'da yapımcılığa başladı. Yine aklını kullandı. Sarah Palin ve Andrew Breitbart gibi isimlerin belgeselini çekti.

Sonrası geldi tabii... Bu sayede sağcı ve Cumhuriyetçi medyanın merkezi olan Breitbart Medya'nın başına geçti.

Durmadı, yürüdü. Trump'ın DANIŞMANI oldu. Gücünü hemen gösterdi. Trump'la yürüyen ve Cumhuriyetçiler'i "Bırakın Trump, Trump gibi olsun" diyerek ikna eden ekibi yolladı. Gidenlerden biri Corey Lewandowski, diğeri de Paul Manafort'tu!

Demokratlar Bannon'u "Breitbart'ı Trump'ın PRAVDASI haline getirdi" diye eleştiriyordu. Gidenlerden önemli isim Paul Manafort'tu! Galiba Trump'ın kızı istemiyordu. Bu nedenle gidiyordu. Ama Trump'ın ekibini yönetmesi çok önemli bir ipucu veriyordu! Gözden kaçan buydu!

Manafort UKRAYNA'daki iç savaştan sonra RUSYA'ya sığınan DEVLET BAŞKANI VICTOR YANUKOVIC'in her zaman yanındaydı! Yani dostuydu, yardımcısıydı! Yanukovic kime yakındı?

Putin'e, Rusya'ya!

Peki Washington'da Yanukoviç için LOBİ yapan Manafort aslında kimlerle savaşıyordu? TURUNCU DEVRİMİ getiren Yuşçenko ve Timoşenko gibi SOROS'a yakın isimlerle... Yuşçenko'yu zehirleyen kimdi?

Rus gizli servisi... Yani ULUS DEVLET olan Rusya Ukrayna'da PARANIN EFENDİLERİ ile savaşıyordu. Karşısında Yuşçenko ve Timoşenko vardı.

Desteklediği isim de şimdi kendilerine sığınan Yanukovic idi... Paul Manafort da aslında SOROS karşıtı bir cephedeydi.

Ve Putin'e uzak değildi... Trump'ın önünü açanlar ekibi de belirliyordu!

Gelen de aynı çizgideydi! BANNON askerdi. Dün itibariyle de BEYAZ SARAY'da Trump'ın BİRİNCİ DERECEDE ÖNEMLİ DANIŞMANI OLUVERMİŞTİ!

Amerika'da böyle ilginç kişiliklerin kendiliğinden ön plana çıkacağına pek ihtimal vermem! Askerdi, bankacı oldu, banka kurdu, yapımcılığa terfi etti, belgesellere imza attı, medyayı yönetti, şimdi de ABD BAŞKANI'NIN SAĞKOLU!

Trump'ın yanındaki önemli isimlerin ortak noktası ASKER olmaları...

Bunu nasıl anlayacağız peki? Soru bu!

Dünya üzerinde TASARRUF oluşturan belli yerler var. Her yerde insanlar tasarruf yapamaz, yani PARA BİRİKTİREMEZ!

Bu işi Çin, Japonya, Ortadoğu ve biraz da Avrupa yapar.

Biriken paralar hem FAİZ nedeniyle hem de dünyadaki en güvenli liman olduğu için AMERİKA'ya akar. Bu tek yanlı bir akıştır. Geriye de dönmez. İşte gelen bu paralar FİNANS KURUMLARINA yatırılır. Peki ama bu para ne olacaktır?

Problem burada başlıyor!

Paralar, ödeme gücü az olan yerlere gidiyor!

Açalım... Amerikalılar tasarruf yapamaz. Sıfıra yakındır bu! Uzakdoğu üretiyor, ihraç ediyor, Amerika da bunu tüketiyor. Uzakdoğu alması gereken paranın önemli bir kısmını buradaki FİNANS KUMPASINDA bırakıyor!

Bırakmak da zorunda... İşte bu paralar sonra ÖRTÜLÜ ya da açık siyasal operasyonlarda kullanılıyor. Paranın sahibi olmadığı halde bu gücü eline geçirenler istediklerini yapmaya başladı.

Sınırları ve rejimleri değiştirmek gibi HOBİ'leri oluverdi. Çok yer vardı böyle...

İşte bunun karşısında o topraklarda üreten ve kazandığını bulunduğu yere taşıyanlar vardı. Mesela BOEING ne kadar uçak üretirse üretsin sattığı da karı da bellidir. Parayı bir yere götüremez. Ama TASARRUFLARI kontrol edenler kendilerine ait olmayan paralarla DÜNYAYI YÖNETMEYE KALKIYOR. Bu kavga yani dünyanın pek çok yerinde gördüğümüz bu mücadelenin anavatanı da AMERİKA.

Rusya da Türkiye de bu kavganın birer CEPHESİ!

Parayı elinde tutanlar gidip ÇİN'i var ediyor ve rekabet edilemez bir iş gücüyle ÜRETEN YERLİ SANAYİLERİ ikinci defa sıkıştırıyordu. Kavga buydu! En temelinde ne yatıyor derseniz cevap basitti!

PARA!

Trump'a da böyle bakmak lazım...

Önce politikalar belirlenir, sonra kadrolar netleşir, finalde de SEÇİLMESİ GEREKEN SEÇİLİR! Bakın Trump ne dedi? "400 bin dolar olan Başkanlık maaşını almayacağım.

Ama sembolik olarak almam gerekiyormuş. Bu nedenle 1 dolarla yetineceğim..." Bu bile PARAYA itirazdı...

Peki Erdoğan ya da Putin PARANIN SAHİPLERİYLE mücadele ediyor muydu?

ELBETTE! Uzun zamandır hem de!

Erdoğan SIFIR FAİZ istiyor muydu?

Elbette, uzun zamandır hem de!

Yani üç lider de PARANIN ÜLKELERİ KONTROL ETMESİNE KARŞIYDI...

Para güçten korkardı!

DEVLETLER hiç olmadığı kadar güçlü olacak artık. Bunu bilenler sokakları karıştırıp Trump'ı durdurmak istiyor. Daha önce aynısını Erdoğan için yapmışlardı...

Ama sokakları da karıştırsalar, uçakları da düşürseler, tapelerle de gelseler, odalara kamera da yerleştirseler olmuyor...

Uzun bir süre de olmayacak...

Kendilerine ait olmayan PARA ile devletleri esir almaya çalışan EKİP SINIRLANACAK!

Hillary bunların büyük umuduydu.

FETÖ de Türkiye'deki Truva Atı'ydı...

Güçlü devletlerin ve güçlü ittifakların yaşandığı bir çağa giriyoruz... Burada Avrupa Birliği olmayacak. Çok zora düşecekler. Kontrollü gerilimlerle KAMPLAR NETLEŞECEK.

Avrupa Birliği Türkiye'yi kaybederek kendi ipini çekecek. DOLAR ve EURO ile istedikleri kadar oynasalar da sonuç alamayacaklar. Devletler paraya yenilmeyeceğini göstermek zorunda. Yeni dönemde bu olacak... Paranın efendilerinin çizdiği resim bozulacak. Koydukları kurallar rafa kalkacak.

Türkiye'yi içeriden ele geçireceklerdi.

Hillary gelince de oturup ANKARA'da kahve içeceklerdi. Moral bozukluğunun nedeni bu! Peki Türkiye'de bu oyuna para yatıranlar ve siyasi gelecek bekleyenler kimlerdi? İşte burası çok önemli... Siyasetçi de bürokrat da iş adamı da dolu! Bu oyun satın alınmıştı. Hillary gelmeyince şimdi küçük seslerle hepsi kapı kapı dolaşıp "Ben FETÖ'cü değilim!" diyor.

Peki ya nesin? Kaybedenler gider! Kural budur. Kastettiler ve kaybettiler! Şimdi değil ama bunları tek tek yazacağız...

İçlerinde sürpriz isimler de var! Biraz bekleyin... Şaşkınlıkları bir geçsin!

Rahatlasınlar ondan sonra!



Ergün Diler/Takvim--15 Kasım 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69