Osmanlı'yı yıkanların tezgahları

  İngilizler dünyayı neden bir sömürge olarak gördüler? Osmanlıyı neden parçalarına ayırdılar? Dünyanın her yerinde kan akıtmayı neden kendilerine meslek edindiler? Soruların cevaplarını tarih sayfaları içinde bulmazsak bugün etrafımızda yangın yerine

- Bu haber 33 kez okundu.

Osmanlı'yı  yıkanların tezgahları
banner62
  İngilizler dünyayı neden bir sömürge olarak gördüler? Osmanlıyı neden parçalarına ayırdılar? Dünyanın her yerinde kan akıtmayı neden kendilerine meslek edindiler? Soruların cevaplarını tarih sayfaları içinde bulmazsak bugün etrafımızda yangın yerine dönen ülkeleri ve olayları asla anlayamayız. İngilizler, kilise, parlamento ve sarayı yanyana, iç içe kullanmışlardır yıllardır. Bu üçlü bir araya geldiğinde insanları da üçe ayırdılar. Birincisi, İngilizler olup, Allah'ın insan olarak yarattığı en mükemmel mahlukun kendileri olduğuna inandılar. İkinci grup beyaz Avrupa ve Amerikalılardı. İkinci gruba da saygı göstermek gerekiyordu. Özellikle Amerika'da zaten milyonlarca İngiliz yaşıyordu. Üçüncü grupta ise diğerleri vardı. Bunlar insan ile hayvan arasında kalmış yaratıklardı. Ne saygıya, ne hürriyete, ne istiklal ve vatana ihtiyaçları yoktu. Üçüncü grup insan modeli İngilizler tarafından yönetilmek için yaratılmıştı. Aynı düşünce ve zihniyet İngiltere tarafından kurulan İsrail'in devlet politikalarında da vardı. İlk bakışta "Yok artık bu kadar da olmaz" diyesi gelebilir insanın. Ancak çok gerilere gitmeye gerek yok. Yakın tarihin sayfalarına biraz girebilsek bunun çarpıcı örneklerini kolaylıkla görebiliriz. Alın size binlerce olaydan sadece bir örnek; En büyük sömürgelerinden biri Hindistan'da yıllarca sadistçe zulüm ve işkencelere imza attılar. 1919 yılında Amritsar şehrinde Hindular ayin için toplanmıştı. O esnada yanlarından bisikletle gezen bir İngiliz misyoner geçti. Dönüp ona saygılarını sunmaları gerekiyordu. Ama bunu yapmadılar. Bisikletli İngiliz kadın "Bana hürmet gösterilmedi" diye şikayette bulundu. Şikayeti inceleyen İngiliz General Dyere hemen harekete geçti. Ayin yapan Hinduların üzerine asker gönderdi. Açılan ateş sonucu on dakikada 700 Hindu öldü. Binin üzerinde yaralı vardı. General Dyere bununla da yetinmedi. Bir İngiliz'e saygı-hürmette bulunmamak ne demekti? Sağ kalan Hinduları üç gün elleri ve ayakları üzerinde hayvan gibi yürüttü. Olay Londra'ya Kraliçe'ye taşındı. Derhal bir müfettiş gönderilmesine ve soruşrurma açılmasına karar verildi. Hindistan'a Londra'dan gönderilen müfettiş General Dyere'e "Savunmasız insanlara neden ateş açtın" diye sordu. Dyere "Burası benim sorumluluğumda. Öyle lüzum gördüm, gereğini yaptım" dedi. Peki halkı üç gün neden hayvan gibi yüzüstü süründürdü? Bu soruya da gayet pişkinlikle cevap verdi General Dyere; "Hinduların bir kısmı tanrılarının karşısında yüzüstü sürünüyorlar. Bunlara saygı göstermedikleri bir İngiliz kadının, bir Hindu tanrısı kadar mukaddes olduğunu hatırlattım. Bir İngiliz kadınına saygısızlığı değil onun karşısında da sürünmeleri gerektiğini anlattım." Müfettiş son soruyu yöneltti; "Halk alış veriş için sokağa çıkmak zorunda ama bu hayvan gibi sürünerek mi olmalı?" General Dyere gayet sakin cevap verdi; "Bunlar insan olsalardı, sokakta yüzüstü sürünmezlerdi. Çünkü, bunların evleri birbirine bitişik ve damları düzdür. İnsan olsalardı damlar üzerinde insan gibi yürürlerdi." Generalin bu savunması İngiliz basınında manşetlere taşındı. General Dyere, Hindistan'da isyanı bastıran bir KAHRAMAN ilan edildi. Lordlar kamarası üyeleri ona övgüler yağdırdı. Evet kanlı bir diktatörü KAHRAMAN yapan medyanın sahibi aileler bugün de aynı İngiliz gazetelerinin patronu. Ve diktatörleri kahraman yapanlar, kahramanları da üç günde diktatöre çevirir. Ülkemize saldıran zihniyet budur. İngiltere'deki İsrail yanlısı sermaye kendisinden olmayanları hayvan olarak görür, Londra'yı kışkırtır ve gereğini yaptırır. Bugün Ortadoğu'da oluk oluk akan kanın ardında bu zihniyet vardır. Ve her şey insanlığı sömürmek içindir. Mısır'da KANLI Sisi bu yüzden onlar için darbeci değildir. IŞİD, onlar için petrole giden bir yoldur. Tüm zulümlere diklenen ve sesini çıkaran tek ülke YENİ TÜRKİYE'dir. Onun için tehlikedir. Ve indirilerek susturulması lazımdır. Buralara gelmelerine gerek yoktur. Çünkü içeride tonlarca işadamları, medya baronları, aydın görünümlü işbirlikçileri, yazarları ve din adamı taşeronları vardır. Bizi yıllarca maşalarla süründürdüler. Ancak bu MİLLET şükürler olsun artık AYAĞA KALKTI. BEKİR HAZAR/TAKVİM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner69