Operatörler!!!

  Türkiye'de yaşıyoruz. Ama hayal dünyasındayız. Rüyalar aleminde uyutulan bir millet olduk hep. Bizi sağcı, solcu, dinci, ateist, laik, anti laik, Türkçü, Kürtçü diye böldüler. 12 Eylül öncesi kot giydirdiklerine faşist, kadife pantolon giydirdikler

- Bu haber 35 kez okundu.

Operatörler!!!
 
Türkiye'de yaşıyoruz. Ama hayal dünyasındayız. Rüyalar aleminde uyutulan bir millet olduk hep. Bizi sağcı, solcu, dinci, ateist, laik, anti laik, Türkçü, Kürtçü diye böldüler. 12 Eylül öncesi kot giydirdiklerine faşist, kadife pantolon giydirdiklerine komünist dediler. Türban'dan girdiler etekten çıktılar. Tekme tokat birbirimizin üzerine saldılar. Biz sokakta birbirimize yumruk sallarken onlar yalılarda bu ülkeyi yönettiler. Onlar Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren Avrupa'ya gönderilenlerdi. Avrupa kültürü ile yoğrulan, masonlaştırılan, Londra-Paris hayranlığı rozetini takarak geri gönderilenlerdi. Onlar JÖNTÜRKLERDİ Paris'te bir üniversitenin en önde gelen akademisyenlerinden biri, bu Jöntürkler'den birine "Sen bizim ülkemize çok faydalı birisin ama kusura bakma vatan hainisin, vatan haini ile işimiz olmaz" diyordu. Bunu da hatıratına yazıyordu. Bizi içeriden yıkmak için dışarıda yakaladılar. Kendi evlerinde aldılar, eğittiler, yoğurdular, ısıttılar, pişirdiler ve servis ettiler. Osmanlı'yı bunlarla yıktılar. Türkiye cumhuriyetini bunlar kurdular. Lozan'da İngiliz AKLI "Barış için olmazsa olmaz" şart diyerek Hilafetin kaldırılmasını öne sürdü. İşte hilafetin kaldırıldığı o günlerden biriydi. Güney Afrika'nın en zengin Müslümanlarından biri ölmüştü. Serveti muazzamdı. Vasiyetini açtılar. "Tüm servetimi İstanbul'daki Halife Hazretlerine bağışlıyorum" diyordu. Halbuki adamcağız bilmiyordu bu ülkede Hilafetin kaldırıldığını. O zamanlar IPhone yoktu. Serveti Halifeye teslim edilmek üzere İstanbul'a gönderildi. İstanbul'da büyük bir şaşkınlık yaşandı. Para Halifeye gelmişti ama ortada Halifelik yoktu. Ne yapacaklardı bu parayı? Aylarca düşündüler ve tartıştılar. Sonunda "Eğitime ayıralım" diye karar verdiler. O parayla, seçmece yaptıklarını Avrupa'ya eğitime göndermeye karar verdiler. Burs parası olarak seçkinlerin cebine kondu, Avrupa'ya gönderildi. Osmanlı Arşivlerine girerseniz Güney Afrika'dan gelen PARA'nın izini ve belgelerini bulursunuz. Ve hep söylüyoruz, "Tüm olayları anlamak için PARA'nın izini sürün" diye. İşte o PARA ile Londra ve Parislerde mezun olanlar, JÖNTÜRKLER olarak memlekete döndüler.. Ve bu ülkeyi hep onlar yönettiler. Medyadan iş dünyasına, siyasetten bürokrasiye her yere onlar girdi. Güney Afrika'dan bu ülkenin bekası için "Olmayan Halife"ye gönderilen PARA'yla bu ülkeyi kamplara bölecek "SEÇKİN YÖNETENLER" yetiştirdik dışarıda. Onun için bizim tonlarca siyasetçimiz dışarıya, MİT'imiz yıllarca CIA'ya MOSSAD'a çalıştı. Onun için Londra yanlısı, Berlin hastası, Paris tutkunu, New York aşığı, Tel Aviv dostu ELİTLER çoğaldı ülkemde. Her yeri kapladılar. Ne zaman biri çıktı "Artık kavga yok, Anadolu sermayesi, Balkanlar, Ortadoğu, Afrika, Orta Asya, Milli Devlet, ülkenin ayakta kalabilmesi için enerji hatları" dedi işte o zaman düğmeye bastılar. Operasyon yapmak zor değildi onlar için. Her daim OPERATÖRLER bulmuşlardı bu ülkede. Türkiye'nin yeni YÖN'üne ot tıkamak için eski JÖN'leri devreye soktular. İşte onun içindir ortaya "AKLIMIZIN ALMADIĞI" ittifaklar çıktı. JÖN'ler eğitildikleri merkezlerden ne gelirse uygulardı. Kollarına girdikleri kim olursa olsun önemli değildi. Her şeyin doğrusunu merkez bilirdi. Merkez "Tesbih çekin" derse... Tesbih bile çekerlerdi.BEKİR HAZAR
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.