Operasyon üstüne operasyon

- Bu haber 9434 kez okundu.

Operasyon üstüne operasyon

Operasyon üstüne operasyon

Çok değer verdiğim bir dostuma ulaştım.
Ankara'daki patlama ile ilgili sorularım oldu. Çok şey bilirdi.
Türkiye'yi de çok yakından tanır ve takip ederdi. Pek çok şeyi önceden haber verdiği olmuştur.

Bazılarını yazamasam da GERÇEKLEŞTİĞİNDE aklıma hemen o sözler gelmiştir...
Ankara olayı hakkında yakında gerçekten ilginç şeyler yazabilirim. Biraz daha çalışmam gerekiyor. Ama zaman da hızla akıp gidiyor. Bu aşamada ne olduğunu öğrenmek için dostuma ulaştım.
Sorularımı peş peşe sıraladım.
Bazılarına "Erken" diyerek cevap vermedi. Ama sözünü sakınmadığı noktalar önemliydi. İşte o sözler...

Ankara'da ne oldu? Olayın arkasında PYD-YPG mi var?
Olaydan sonra Ortadoğu'da Müslüman olmayan ülke ile temas kurdum. Onların söyleyecekleri önemliydi.

Ne dediler?
"PYD-YGP ittifakı görünse de olayın arkasında başka bir DEVLET var..." diyorlar... Bence Ankara da Batı da bunu biliyor. Ama şimdilik YPG üzerinden gidilmesi gerekiyor sanırım.
Hedefi göstermemek için olabilir. Ama arkada bir ÜLKENİN İSTİHBARATI var! Kesin ve net! Ve sanırım eylemler devam edecek. Hazırlık içinde oldukları biliniyor.

Amerika, Kürtler'e neden bu kadar sarıldı?
Belki gözden kaçırdın ama Amerika, Suriye karışmadan önce oradaki Kürtler'i örgütledi. PYD ve PKK'daki kadrolar basının yazdığı gibi değildir.
Çok iyi eğitimli kadrolardan oluşurlar.
Hepsi tecrübelidir. Suriye'de bulunan KÜRT GRUPLARI daha önce Irak'taydı. Bazıları Amerika'ya gitti, bazıları da Amerika'dan gelip destek verdi...

Paralel ile PKK ve HDP nasıl yanyana geldi?
Paralel Yapı'yı en iyi Öcalan bilir. Tarihlerinde hiç karşı karşıya gelmediler. Daima iyi geçindiler. Bugün Paralel ile HDP yanyana dost gibi duruyorlarsa eski çalışmaların ürünüdür bu! Unutma HDP yokken PKK vardı. Şu an Paralel'e "Gizlenin olduğunuz yerde.
Makamlarınızı terk etmeyin. AK Partili görünün!" talimatı gitti. Hepsi bunun gereğini yapıyor. Amerika'daki bir kanat ile hükümeti yıpratmak için start verdiler. Bunu daha net göreceksin yakında...

Asker Suriye'ye girmeli mi?
Tartışmaları izliyorum. Kısır buluyorum.

Neden?
Türk askeri oraya girdiği zaman karşısında kimi bulacak? PYD'yi mi? YPG'yi mi? ÖZEL KUVVETLERİ mi? Bilmiyoruz. Hatırla eski günleri!
Türk askeri defalarca Irak'a girdi.
Operasyon üzerine operasyon yaptı:
PKK bitti mi? Hayır! Masada savaşı kazanmamız gerekiyor. PYD içinde çok sayıda KİRALIK ASKER var! Hepsi yabancı! Oradaki oyunu tam olarak anladığımızı düşünmüyorum. Bizi oraya çekmek istedikleri ortada! Kendi oyunumuzu kurmalıyız!
Dostum çok daha ileri şeyler paylaştı ama şimdilik bu kadar...
Bakalım neler göreceğiz!
Devam...
Bir DIŞ OPERASYON da Avrupa'dan mı gelecek? Bu sandığınız gibi değil! Banka sahibi bir ailenin operasyonuyla karşı karşıya mı kalacağız! Daha önce kısaca yazmıştım. DEMİRBANK! Bu dosya gerçekten çok ilginç! Bankayı HSBC istiyor. Halit Cıngıllıoğlu ve aile satış için el sıkışıyor ama bu gerçekleşmiyor. Banka, yani DEMİRBANK, BDDK'ya "Bu krizden şu şekilde kurtulabiliriz?" diye rapor sunuyor. Ancak o gün görevde bulunanlar finansal destekle çok rahat kurtarabilecekleri bankayı tasfiye ediyor. 13 gün içinde hem de... Yerli iki bankanın meydana getirdiği yapay türbülansla sarsılan DEMİRBANK'a el konuyor. Görevliler KAMUNUN ZARARI önledik diyerek fotoğrafın büyüğünü gizliyor. Bankanın YÜZDE 27 HİSSESİ halka açık. Cıngıllıoğlu ailesi kalan YÜZDE 73'ü yönetiyordu.

Abla SEMA, ortanca kardeş HALİT, küçük kardeş ALİ ve anneleri hisseleri kontrol ediyordu. Banka, el konulduktan sonra 350 milyon dolara HSBC'ye satıldı. El sıkışılan fiyattan satılsaydı hem aile hem de küçük yatırımcılar kazanacaktı. Daha önce aile "YÜZDE 80'ini 1.2 milyar dolara satmak için anlaşmıştı" diye yazmıştım. Muhtemelen bu daha büyük rakamdı! Bunu da birazdan anlatacağım...
Eğer banka el sıkışıldığı gibi 1 milyar doların üzerinde satılsaydı AİLE YÜZDE 73 hissenin gereği olarak ortada KAR olduğu için KDV ve Kurumlar Vergisi ödeyecekti. Daha sonra ortaklar hisselerini çekmek istedikleri zaman da VERGİ ödemek zorunda kalacaklardı. Banka çok daha fazla paraya satılacakken 350 milyon dolara el değiştirdi!

Ve bunlar yeteri kadar incelenmedi...
Derken aile son dönemde devlet ile görüşmeye başladı. Çünkü aile AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'ne gitti. Burada kendilerinin mağdur olduğu yönünde karar çıkarttı. İşte burası çok ilginç!
Aileden ya da aile adına kim orada kulis yaptı? Kimlerle oturup kalktı? Kimlerle yakınlık kuruldu?
Nasıl bir ilişki geliştirildi? Bu soruların cevabını çok bilen kimse yok!

Ama o kararın öyle çıkması için ÖZEL GAYRET gerekiyordu!
Karar çıktı. HSBC ile burada el sıkıştığı söylenen rakamdan çok daha fazla PARA İSTENECEKTİ DEVLETTEN! Bunu da çok kişi bilmiyor. BOL SIFIRLI bir bedel devlete dayatılacaktı. Sanırım Sema Hanım geçtiğimiz günlerde yetkililerle bir araya geldi. Devlet "Size bir banka verelim. Bu işi çözelim!" teklifi yaptı. Ama Sema Hanım "Yukarıya sormadan cevap veremeyiz" karşılığını verdi. Belli ki aile AVRUPA'dan gelecek BOL SIFIRLI müjdeyi bekliyordu! Yukarıda kimler vardı acaba? Avrupa'daki yukarısı nasıl bir yerdi?

Kaynaklarım AVRUPA'da ailenin harıl harıl bu kararı çıkartmak için uğraştığını söylüyor. Zaten dışarıda da bankaları var. Başka bankalarda da büyük miktarda paraları mevcut.
Bankan batıyor, haksızlığa uğruyorsun ama YÜRÜTMEYİ DURDURMA DAVASI açmıyorsun!
Milyar doların gidiyor ama sesin çıkmıyor. İşlem tamamlanınca AVRUPA'yı devreye sokuyorsun...

Şunu söylemek istiyorum!
Avrupa'daki şatolarında TEKVİN isimli tabloyu barındıran aile orada resmen devletle savaşıyor. Hakkı ise savaşsın ve hakkını alsın! Kimsenin buna itirazı olamaz. Ama ya operasyonla banka gittiyse ve perde arkasında başka şeyler olduysa! Devam edeceğim... Özellikle AVRUPA ayağındaki ilişkilere...
Gerçeklerin zamanla ortaya çıkma gibi kötü bir özelliği vardır...
Bakalım ne olacak!

Ergün Diler/Takvim 20 Şubat  2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.