On Emir

- Bu haber 9836 kez okundu.

On  Emir
Paralel devlet tehlikesi değil paralel din tehlikesi var. Bu kirli Pçete'nin bu kadar fütursuzlaşmasının nedeni budur.

Küresel sistem, bütün dinleri hadım etti, dize getirdi ama İslâm'ı hadım edemedi, dize getiremedi. Bu postmodern haşhaşîleri kullanarak İslâm'ı dize getirmek, protestanlaştırmak, içini boşaltmak, küresel sisteme itiraz etmeyen, dünyaya söyleyeceği hiçbir şey kalmayan “seküler bir din”e dönüştürmek istiyor.

O yüzden bu şebekenin önünü dünyanın dört bir tarafında sonuna kadar açıyor...

O yüzden bu şebekenin şifrelerinin iyi çözülmesi gerekiyor. Bu kirli PÇete'yi deşifre ettiğim -için ölümle tehdit edildiğim!- yazılarımı sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.

17 Aralık sürecinde yazdığım ve çok sayıda dile çevrilen yazımı, küçük değişikliklerle sizlerle yeniden paylaşıyorum. Buyurunuz:

***

1-ZORBALARDAN DEĞİL, ALLAH'TAN KORKACAKSINIZ!

Zorbalardan değil, sadece Allah'tan medet umacaksınız!

Zorbaların, zalimlerin, insanlık ve hakikat düşmanlarının değil, yalnızca Allah'ın ''mevlâ''nız (dostunuz, sığınağınız, dayanağınız) olduğunu aslâ unutmayacaksınız!

Allah'tan başkasını mevlâ edinenlerin, belâsını bulacağını iyi bileceksiniz!

Bugün önünüzü açan küresel zorbaların, yarın, ipinizi çekmekten çekinmeyeceklerini aslâ gözardı etmeyeceksiniz!

2-TAKİYYE'YE DEĞİL, TAKVA'YA SARILACAKSINIZ!

Takiyyeciliğin ikiyüzlülük; Takva'nın ise ikiyüzlülükle yüzleşmek, ikiyüzlülüğü yenmek, yalnızca Allah'a yönelmek olduğunu idrak edeceksiniz!

Takiyyeciliğin, insanın kimliğini, niyetini ve hedefini gizlediğini ama sonunda, kişinin kalbini körleştireceğini, kişiliğini bitireceğini bileceksiniz! Ve hem “takiyyenin anası” İran'a saldırıp hem de takiyyecilik yapmaya kalkışmayacaksınız!

İhtirasın değil, ihlasın peşinde koşturacaksınız!

Kendi ihtiraslarınız, kendi ''şebeke''nizin iktidarı için ülkeyi yangın yerine çevirmeye, kaosun eşiğine sürüklemeye hakkınız olmadığını unutmayacaksınız!

3-MÜSLÜMANLARA DEĞİL, ŞER GÜÇLERE TUZAK KURACAKSINIZ!

Bu ülkede ''ipler'' hâlâ bu ülkenin çocuklarının elinde değil. Türkiye, fiilen teslim alınmadı ama zihnen teslim alındı; dışarıdan sömürgeleştirilemedi ama içeriden sömürgeleştirildi ve yüzyıldır tarihten sürgün edildi.

Öte yandan İslâm dünyası kan ağlıyor. İslâm dünyası, iki asırdır, Batılıların esareti altında yaşıyor: Batılılar insan haklarını, hukuku ve vicdanı hiçe sayarak diktatörleri ve darbeleri destekliyor her yerde.

Türkiye'nin, bölgenin umudu olmaya başladığı, ''altın vuruş''u yapmaya hazırlandığı kritik bir zaman diliminde, mazlum ve masum halkların, çilekeş Müslümanların umudunu söndürmeye kalkışmayacaksınız.

Şer güçlerin güçlerine güç, zulümlerine zulüm katma cinayetine ortak olmayacaksınız.

Müslümanları arkadan vurmayacaksınız. Müslümanlara da, ülkenizin kimsesiz insanlarına da ihanet etmeye ve tuzak kurmaya kalkışmayacaksınız!

4-MEVZİLERİNİ YİTİRENLERİN MUVAZENELERİNİ DE YİTİRECEKLERİNİ BİLECEKSİNİZ!

Yerinizi bileceksiniz: Zalimlerin yanında değil, mazlumların yanında mevzileneceksiniz.

Mevzilerini yitirenlerin muvazenelerini / dengelerini de yitireceklerini ve düşeceklerini bileceksiniz!

Mevziyi aslâ terketmeyeceksiniz! Zaman mevzi'yi koruma zamanıdır.

Mevzi'nin, küresel güçlerin hatlarını korumak değil, ülkemizin ve mazlum halkların direniş, diriliş ve varoluş koridorlarını açmak olduğunu aslâ unutmayacaksınız.

5-ARAÇLARI, AMAÇLARIN ÖNÜNE GEÇİRMEYECEKSİNİZ!

Araçları amaçların önüne geçirdiğiniz andan itibaren, amaçlarınızı da, yolunuzu da, istikametinizi de yitireceğinizi unutmayacaksınız!

Araçları putlaştırdığınız zaman, ''amaca ulaşmak için her yol mübahtır'' Makyavelist ilkesizliğin bütün ilkelerinizi yerle bir edeceğini iyi bileceksiniz!

Başarıya değil, hakikate odaklanacaksınız! Ölçünüz, başarıya kilitlenmek değil, hakikatin izini sürmek olacak!

Ayartıcı araçlara ve kışkırtıcı şer güçlere değil, Hakk'a ve Hakk'ın diriltici hakikatine ve rahmet elçisine boyun eğeceksiniz!

6-ZALİMLERİN DEĞİL, MAZLUMLARIN ÇOCUKLARI İÇİN GÖZYAŞI DÖKECEKSİNİZ!

Zira zalimlerin çocukları için döktüğünüz gözyaşının, yarın, mazlumların çocuklarını önüne katarak silip süpürecek bir zulüm seline dönüşeceğini, bu selin sizi de, bizi de boğacağını aslâ unutmayacaksınız.

Müslümanlar için beddua etmeyeceksiniz; dua edeceksiniz sadece!

Eğer ille de beddua edecekseniz, zalimler için, hakikat düşmanları için, insanlık düşmanları için beddua edeceksiniz!

Müslümanların önünde takoz olmayacaksınız; hakikat düşmanlarının, insanlık düşmanlarının önünde takoz olacaksınız!

7-”ŞEBEKE” BAYRAĞINI DEĞİL, ÜMMET BAYRAĞINI DALGALANDIRACAKSINIZ!

Kör ve körleştirici bir ''şebeke'' bilinciyle değil, diriltici ve herkese ruh üfleyici bütün cemaatleri kardeş bilen ümmet bilinciyle hareket edeceksiniz! Ümmet bilinciyle hareket ettiğiniz zaman, cemaatin cemadata / taşa dönüşmesini önleyebileceğinizi bileceksiniz!

Kardeş olacaksınız, türdeş değil.

Kalbiniz, şebekenizin çocukları için değil, ümmetin masum ve mazlum çocukları için atacak!

''Şebeke'' bayrağını değil, Ümmet bayrağını dalgalandırmaya bakacaksınız!

8-AÇIK OYNAYACAKSINIZ! KİRLİ OYUNLARA BAŞBURMAYACAKSINIZ!

Kirli oyunlara, kirli yöntemlere, kirli ittifaklara başvurmayacaksınız!

İç ve dış şer şebekeleriyle karanlık ittifaklar kurarak Müslümanlar için, ülkeniz için kirli oyunlar tezgâhlamayacaksınız!

Hangi güç odaklarıyla, ne tür ittifaklar içine girdiğinizi açıklayacaksınız!

9-HAKİKATİ TESLİM ALMAYACAKSINIZ, HAKİKETE TESLİM OLMAYA BAKACAKSINIZ!

Hakikatin çocuğu olmaya bakacaksınız! Hakikati ''çocuğunuz'', ''oyuncağınız'' yapmaya, hakikatle oynamaya, hakikati oyuncağa çevirmeye kalkışmayacaksınız!

''Hakikat ben''im'', ''benim hakikatim tek hakikattir'' demeyeceksiniz.

Tıpkı Bediüzzaman gibi, ''Ben, hakikatin bende''siyim, hizmetçisiyim'', diyeceksiniz! Yoksa Hakk'ın sillesini yemekten kurtulamayacağınızı aslâ unutmayacaksınız!

10-SİLLE-TOKAT YESENİZ DE ÜLKENİZİ TERKETMEYECEKSİNİZ!

''Hangi akla hizmet Frengistan'da bu kişi!'' dedirtmeyeceksiniz!

Frengistan'da, İslâm düşmanlarının, hakikat ve insanlık düşmanlarının ellerinde istedikleri zaman, istedikleri şekilde sizi kullanacaklarını unutmayacaksınız!

Tıpkı Bediüzzaman gibi, sille yiyecekseniz, tekme yiyeceksiniz ama aslâ ülkenizi terketmeye yeltenmeyeceksiniz!

Mücadelenizi ülkenizde vereceksiniz! Eğer mücadelenizi Frengistan'da vermeye kalkışırsanız, bunun bedelini isteyeceklerini aslâ unutmayacaksınız!

Frengistan'da bedel olarak sizden izzetinizi satmanızı isteyeceklerini aslâ gözardı etmeyeceksiniz!

İzzetinizi yitirdiğiniz zaman, hizmetin hezimete dönüşeceğini iyi bileceksiniz!

*

Ek: Geldiğiniz noktayı göreceksiniz artık: Dostlarınızı düşman, azılı İslâm düşmanlarını dost yaptığınızı bile göremiyorsanız hâlâ, Allah kurtarsın sizi, diyorum. Vesselâm.

Yusuf Kaplan/Yenişafak--27 Temmuz 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69