Nerede?

- Bu haber 14951 kez okundu.

Nerede?

 Aylardır yazıyoruz... "Gelecekler" diye... Ve aylardır yazdıklarımızın altına ekliyoruz; "Halkın önünde kimse duramaz" diye. Hem ekranlardan, hem de bize burada ayrılan sütunlardan Türkiye düşmanları ile mücadele ettik.
Çocuklarımızla helalleşerek...
"Bizi öldürebilirler" diyerek...
Hem onları, hem de kimsenin kaçamayacağı ölümü, tehdit yağmuru altında bekleyerek.
Tankları insanların üzerine süren canilerin harekete geçtiği saatlerde Fenerbahçe Parkı'nda bir mekandaydım.
O geceden beri birileri içimi sızlatan mesajlar, twitler atıyor. "15 Temmuz gecesi neredeydin Bekir Hazar, kayboldun" diye... Hayır kaybolmadım.
Köprüler kapatıldığı için Asya tarafında mahsur kaldım. O gece sokaklara çıktım.
Kadıköy meydanında binlerce darbe karşıtı aslanların arasına karıştım. Kaç tv yorumcusu, yazar o gece sokaklara çıktı bilmiyorum.
Ben sokaklardaydım. Çekimler ve anonslar yaptım, onlarla birlikte yürüdüm. Çektiğim görüntüleri çalıştığım kanalın üst düzey yöneticilerine gönderdim. Yayınlamadılar.
Kanalın haber koordinatörü arkadaşımızı aradım. "Bugün susma günü değil,konuşma günü... Bugün konuşmazsak ne zaman konuşacağız? Beni yayınaalın" dedim sokakta, binlerce kahramanın içinde. Haber koordinatörü arkadaşım, daha üst düzey yöneticilere iletti talebimi. Ancak yayına da almadılar. Kimbilir o anda kanalın rejisinde nasıl bir telaşe vardı bilemiyorum.
Yapabileceğim tek şey vardı, sokaklarda bireysel tavrımı koyabilmek. Onu yaptım. O kadar mesaj atan oldu ki "Neredeydin" diye, yıllardır Türkiye düşmanları ile mücadele eden biri olarak içim sızladı. Facebook sayfamda yayınladım o gece nerede olduğumu. Hala merak eden varsa bakabilir. "Nerede" sorusunu aslında başka yerlerde arayacağımız günlerden geçiyoruz. Bir generalle konuştum dün. "Darbeyi uygulayanlar birer birer yakalanıyor. Tamam... Ama planlayanlar nerede? Beyin takımı kim ve neredeler?
Hala ortada yok bunun cevabı" dedi.
Evet beyin takımı yok. Ancak bir darbeyi gerçekleştirebilmek için finans da lazım.
Konuştuğum o General de "Finans ayağı nerede, kimse buna bakmıyor" diye altını çiziyor. Evet karşımızda bir de darbeyi gizliden gizliye destekleyen yerli işadamlarıvar. Bilenler, finans kaynağı oluşturanlar, darbe öncesi ve sonrası kadro listeleri yapanlar bile var. İsimler önemli değil, zaten hepsi bir bir çıkacak ortaya. Onlar kim olduklarını biliyorlar. Ve birileri de onları korumaya alıyor.
Kim mi?... hadi gelin darbenin ikinci gününe gidelim. IMF başkanı çıkıyor, Türk hükümetini darbecilere karşı "Yumuşak" olmaya çağırıyor.
Sana ne!.. Sen kimsin? İşi devletlere borç vermek olan biri, siyasete giriyor, Türkiye'nin içişlerine karışıyor. Neden?... PARA ile oynayanlar, darbecilere neden sahip çıkmaya çalışıyor? Çünkü, bu ülkede para ile oynayan işadamlarının da darbe içinde olduğunu biliyorlar. PARA, PARAYI korumak için dünyanın bir ucundan NİÇİNkıçını yırtıyor sanıyorsunuz? Biz dönelim tekrar darbe gecesi öncesine... Hatay'da bir general darbeden tutuklandı. 12 defa İncirlik'e gelip Amerikalılarla görüştüğü tespit edildi. Ayrıca Hatay'da da defalarca Amerikalılarla toplantılar yaptığı ortaya çıktı. Hatay'dan darbeci bir general ve defalarca hem şehirde hem de İncirlik'te onunla yapılan gizli "Amerikalı toplantıları..." İlginç bir durum... Ve dün görüştüğüm general de bu konuya getirdi sohbeti. "Yoksa darbe ile oluşacak kaosta Hatay Amerikalılar tarafından PKK'nın PYD'sine mi devredilecekti? Böylece Kürt koridoru tamamlanmış, Suriye'de ABD'nin çektiği sıkıntı ortadan kalkmış olacaktı. Belki de o kaos ortamında Hatay'a DAEŞ maşası sürülecekti" dedi. Kimbilir darbeciler, liderlerini okyanus ötesinde ağırlayan BEYİN yıkayıcılara neler vaad etmişti? Hatay o vaadlerin içinde miydi?
Hiçbir şey asla karşılıksız olmazdı. Kimseye bedava köfte vermezlerdi. Karşımızda beyinsizlerin boş kafatasını doldurup sahaya süren bir BEYİN var. Üç tarafı denizlerle, dört tarafı hainlerle çevrili ülkemizde birbirimizle "O gece neredeydin" diye uğraşacağımıza AKLIMIZI bunlarla yoralım. Kenetlenelim, Başkomutan "Meydanlardan çekilin" diyene kadar görevimizi ifa edelim. Bu ülke hepimizin ve hainler mutlaka temizlenecek.
Bakın maşaları sahaya sürenler ellerindeki dünya basınından nasıl saldırıyorlar Türkiye'ye.. "NATO'dan çıkarsak mı?... İncirlik'teki nükleer silahlar ne olacak? Yine Erdoğan kazandı." diye ağlayarak hem de. Kaybedenler ağlar... Maşaların liderini saymıyorum.... O her daim ağlıyor...
..

Bekir Hazar/Takvim-23 Temmuz 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69