Kaset skandalı

- Bu haber 14819 kez okundu.

Kaset skandalı

 Amerika Başkanı'nı seçti. Hala TRUMP şoku yaşanıyor. Pek çok kişi Hillary'nin geleceğine kesin gözüyle bakıyordu.

Arkasındaki güç her yerde kendini hissettiriyordu. Bunun aksini söyleyebilecek kimse yoktu. Dünya üzerindeki 59 büyük medya oluşumunun 58'i Hillary'nin yanındaydı. Böyle bir güç daha önce kimseye nasip olmamıştı. Ama yine de Bayan Clinton BAŞKANseçilemiyordu. Anlamadığımız bir şeyler vardı! Olmalıydı.

Çünkü sonucun akılla izah edilecek tarafı yoktu. Kesinlikle bir şeyleri gözden kaçırıyorduk!

Bu ne olabilirdi! Amerika gibi büyük devletlerde İNSANLAR OY KULLANIR, DEVLET DE KARAR VERİRDİ! Kim, ne yaptı bilemiyorum.

Ama birileri görünmeyen güçlü bir darbeyle Hillary'yi ve arkasındaki gücü durdurdu...

Wall Street hiç olmadığı kadar şaşkın.

Mesaisi dolanlar pankartlarla Trump'u protesto ediyorlar...

Peki sonuca etki eden neydi? Hiç bilmediğimiz gizli bir pazarlık olabilir miydi? Ya da gizli bir savaş?

Evet! Olabilirdi! Söz konusu ABD BAŞKANLIĞI ise elbette...

Geriye gidelim... Çok eskiye değil...

Hillary'nin gelişini KESEN olaya...

Herkesin bildiği gibi Bayan Clinton'un eşi, eski Başkan Bill Clinton, rahat duran bir isim değildi. SEKS SKANDALLARI ile dünyayı sarsan biriydi. Monica olayına girecek değilim... Hillary'ye başkanlığı kaybettiren olaya gideceğim.

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in oğlu Prens Andrew'e... Bir davaya... Virginia Roberts isimli bir kadın KONUŞMA kararı aldı. Ortaya çıktı. Çocuk sayılacak yaşta İngiltere Prensi Andrew tarafından ilişkiye zorlandığını söyledi. 8 genç kızla birlikte olduğunu da aktardı. Bu çıkış İngiltere ve ABD'de büyük yankı buldu.

Mahkemeye "17 yaşındaydım. Beni ilişkiye zorladılar. Yapacak bir şeyim yoktu..." dedi. Bütün söylediklerini de belgeledi. Herkes şaşkındı. Genç kadın devam ediyordu. "New York, Londra ve Karayipler'de zorlandım.

İlişkiye girmek zorundaydım. Şimdi üç çocuğumla yaşıyorum. Benim gibi çok genç kız vardı. Ben daha fazla susmak istemediğim için konuşuyorum.

Yapılanları herkes bilsin..." Bu İngiliz Hanedanı'nı zora soktuğu gibi ABD'yi de sarsıyordu...

Çünkü olayın içinde hiç ummadığımız başka isimler de vardı... O gün konuşan genç kadın Hillary'nin BAŞKANLIĞINI kesiyordu. Bundan haberi var mıydı bilemiyorum...

Prens Andrew'un en yakın arkadaşı ÇOCUK YAŞTAKİ KIZLARLA İLİŞKİYE girdiği için ceza alan Jeffrey Epstein'dı... Hatta Epstein cezasını çektikten sonra yanına ilk gidenlerden biri PRENS ANDREW oluyordu. Bu ikilinin fotoğrafları çekilince de Prens özür diliyordu...

Jeffrey Epstein'ın 'Lolita Express' adıyla bilinen bir BOEİNG 727'si vardı.

Sevdiği arkadaşlarını buraya alır ve küçük kızlarla güvende olduklarını zannettikleri yerlere giderlerdi. Günlerce gözden uzak yaşadıklarını sanırlardı...

Prens Andrew'un yakın arkadaşı olan Epstein'ın en iyi, en güvenilir dostu da BILL CLINTON'du! Yani Hillary Clinton'un kocası...

LOLİTA EXPRESS'in müdavimlerinden biri de eski BAŞKAN Clinton'du... Ortaya çıkan kayıtlara göre Clinton, 2001-2003 yılları arasında, Epstein'ın grup seks partileri düzenlediği Boeing 727 tipi uçağıyla 26 sefere katılmış. Clinton, bu seferlerden en az 5'ine, kendisini korumakla görevli Gizli Servis ajanlarıyla birlikte çıkmış. CIA da işin içinde yani!

Epstein eski Başkan Clinton'u daha başka ağırlardı. St. Thomas Adası'ndaki malikanesinde düzenlenen seks partilerinde Bill Clinton eksik olmazdı.

Bunu söyleyenler de genç kızlar!

Tıpkı bizim TARKİM'de yazdığımız gibi Clinton'un çok daha fazla uçuşa katıldığı, ancak KAYIT DIŞI uçtuğu anlaşıldı. Resmi yazışmaların dışında İSİMSİZ olarak da kendisi vardı! Nasıl olsa CIA yanındaydı, bir şey olmazdı!

Ancak galiba oluyordu! Bunlar eğlenirken birileri de ısrarla NOT alıyordu, belge topluyordu...

Gelelim Hillary Clinton'a... Aynı olayın uzantısına... Gözden kaçırılan nokta burası...

ABD Başkanlık seçimlerinden 8-10 gün önce FBI bombası düştü. En güçlü aday olan Hillary Clinton için SORUŞTURMA isteniyordu! Zaten Libya'daki BÜYÜKELÇİLİKbaskınından beri Hillary Clinton'la uğraşanlar vardı.

Kimlerdi bilemiyorum ama uğraşıldığı ortadaydı! Bayan Clinton'un e-postaları sorunluydu. FBI buna bakılması gerektiğini söylüyor ama bir İSNATTA bulunmuyordu!

FBI BAŞKANI James Comey, ABD Kongresi'ne yazdığı mektupta "Henüz yazışmaların kayda değer olup olmadığını bilemiyoruz. Ayrıca bu çalışmanın ne zaman neticeleneceğini de kestiremiyoruz..." diyordu!

Herkesin aklına DIŞİŞLERİ BAKANI olduğu dönemlerdeki İLİŞKİLER geliyordu. Oysa gerçeğin bununla hiçbir ilgisi yoktu... Yaptığı görevle ilgili bir KRİZ değildi bu!

Aradan birkaç gün geçti. İkinci bomba patladı!

Bayan Clinton'un ismi baş yardımcısı Huma Abedin ile boşandığı eşi Anthony Weiner'la yan yana geliyordu... Weiner, Temsilciler Meclisi eski üyesiydi.

Aralarındaki yazışmalar AHLAK DIŞINA çıkıyordu. FBI da Anthony Weiner'ın North Carolina'da 15 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel içerikli e-postalar gönderdiğini buluyordu!

Herkes Clinton'un yazışmalarında GİZLİ DEVLET BELGELERİ olup olmadığın merak ederken iş SAPIKLIĞA kadar gidiyordu! Ama bizler bilmiyorduk...

FBI bunları sızdırırken 600 binden fazla e-postayı inceledikten sonra bir açıklama yapacağını söylüyordu. Seçime günler kalmıştı, FBI bir şeyler mırıldanıyordu...

Trump FBI'ya "Açıkla!" diye yüklenirken Clintonlar şaşırıyordu!

Aradan kısa zaman geçti!

Ve akıl dışı bir şey yaşandı... FBI "e-postalar incelendi ama içinden bir şey çıkmadı!" diyordu!

Gerçekle ilgisi yoktu. Yüzbinlerce e-postanın bu kadar kısa bir zamanda okunma ihtimali hiç yoktu. İşte o arada bir şeyler oldu! Seçimin kaderi orada belirlendi. Hillary Clinton PARANIN EFENDİLERİNİ temsil ediyordu. Eşi de öyleydi. Hatta eşi CIA ile birlikte EĞLENCEYE dalan biriydi. Ama birileri de bunları DALDIĞI EĞLENCEDE NOT ediyordu...

Nasıl Kemal Derviş ya da Straus Kahn KADIN ve KASETLE gidiyorsa birileri de Hillary'yi ve arkasındaki gücü BİLL ile uyarıyordu!

Eşi hakkında bu kadar çok BELGE bulunan birinin BEYAZ SARAY'a çıkamayacağı söyleniyordu. Hillary'nin, yardımcısının e-posta trafiğinde yer alıp almadığını bilen ise yok! Orası muamma!

Ama birileri Bill Clinton'dan Hillary'ye geldi. BAŞKANLIK orada bitti!

Nasıl bir anlaşma yapıldı bilemiyoruz.

Ama ortada FBI ile CIA'nın ciddi bir kavgası vardı! Zaten sonuç alındığı için FBI Başkanı iki gün sonra "Soruşturmaya gerek yok!" dedi...

Bu aslında OY KULLANIP BAŞKAN seçtiğini sanan insanların bilemeyeceği bir olaydı! ABD BAŞKANLARI sadece OY ile seçilemezdi. Büyük devletlerde böyleydi bu işler. DEVLET KARAR VERİRDİ! Hillary ve arkasındaki ekibi biz TÜRKİYE'de KASETLERLEçok gördük. Her yere girip çekme ve yayma özellikleri vardı. Bunu iyi yaparlardı. İşte bu akımın en önündeki isim Hillary ve Bill KASETLE durduruluyordu! Kimse de bilmiyordu! Amerika içindeki KAVGA tüm hızıyla sürüyor, kimse bir şey anlamıyordu!

Artık savaşlar böyle! Tapelerle...

Kasetlerle...

Trump, herkese meydan okuyan biriydi! Vurdukça vurdu! Kimse "Bu adam herkesi karşısına alarak nasıl kazanacak" diye sormadı... Kazandı! Yalnız değildi...

ABD'ye tesadüfen kimseyi BAŞKAN yapmazlardı! Sonuçlarını yakında göreceğiz...



NOT: Obama görevi devretmeden oradaki bütün FETÖ takımı İLTİCA İÇİN KUYRUĞA GİRDİ! Obama gitmeden son imzayı atacak... Trump gelince işleri daha zor olacak çünkü...



Ergün Diler/Takvim--12 Kasım 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
memet 2 hafta önce

lafı saymış saymış sonuna bir bakıyorsun kendisininde anlamadığını görüyorsun... hayalgücünü zorlamışsın ama Trump a ters taraftanda bakmak lazım yani soru işaretleri çok ve mesele bunları yazmak değil aydınlatmak..

banner70

banner69