İşte Erdoğan'ın 15 Temmuz'da Marmaris'te olmasını sağlayan o süreç.

- Bu haber 17300 kez okundu.

İşte Erdoğan'ın 15 Temmuz'da Marmaris'te olmasını sağlayan o süreç.
 Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gece Marmaris'te tatil yapıyordu. Peki Erdoğan Marmaris'te tatil yapmaya nasıl karar vermişti? Güvenlik Uzmanı Mete Yarar yeni yayımlanan kitabında o süreci anlattı..

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yazdığı kitapta çok önemli detaylara yer verdi.

Yarar "Darbenin Kayıp Saatleri" isimli kitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'teki otelde kalmaya nasıl karar verdiğini açıkladı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Temmuz'da Marmaris'te olmasını sağlayan o süreç:

NATO ZİRVESİNDEN HEMEN SONRA

Tatili tamamen spontane gelişmiş ve birkaç gün de olsa çalışmanın yanında dinlenme fırsatı bulmuştu. 8-9 Temmuz'da Polonya'nın başkenti Varşova'da toplanan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yoğun geçmiş, zirvede Batı ülkeleri Rusya'yı çevreleme üzerine tartışmışlardı. Oysa Türkiye haziran ayının sonunda Rusya'yla yeniden yakınlaşmanın adımlarını atmıştı. Zor bir zirveydi...

Varşova dönüşü planı Ankara'ya dönmek ve çalışmalarını devam ettirmektir. Marmaris aklının ucundan bile geçmemektedir. Zaten hafta sonu Antalyasporlu dünyaca ünlü futbolcu Eto'o'nun kurucusu olduğu vakfın yardım amaçlı düzenlediği maç vardır. Hafta sonuna kadar Ankara'da kalacak, cumartesi günü de bu maça gidecektir.

***

İbrahim Yazıcı başarılı bir iş adamıydı ve Bursaspor Kulübü'nün başkanlığını yapıyordu. 4 büyükler dışında ilk defa bir başka takımın, yani Bursaspor'un şampiyonluğunda kulübün başındaki isimdi. 7 mayıs 2013 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. İbrahim Yazıcı'nın oğlu Serkan Yazıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilk kez bu süreçte tanıştı. O dönem başkanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan, Yazıcı ailesinin acısını paylaştı ve manevi desteğini esirgemedi. O dönemden sonra da Erdoğan'a büyük saygı duyuyordu.

Temmuz ayında işleriyle ilgili İstanbul'da bulunan Serkan Yazıcı, Atatürk Havalimanı'na çok yakın bir yerde konaklıyordu. Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Varşova'dan döneceğini öğrendi. Zaten Cumhurbaşkanı'na iletmek istediği bazı konular vardı. Eğer havalimanında görme imkanı varsa, belki aktarabilirdi. Bu nedenle programını değiştirdi ve havalimanına yöneldi.

İBRAHİM YAZICIOĞLU KALIYORDU

Burayı aktarmadan önce önemli bir ayrıntıyı aktaralım: Serkan Yazıcı'nın sahibi olduğu Marmaris'teki Grand Yazıcı Otel Kompleksi içinde, babası İbrahim Yazıcı'nın geldiğinde kullandığı villa tipi bir ev bulunmakta. İbrahim Yazıcı vefat ettikten sonra annesi de orada gelip kalacağı için evin bakımını yaptırıyor. İşte Erdoğan'ı havalimanında karşılamaya giderken, o evin bakımının yapıldıktan sonra son halini gösteren fotoğraflar da yanında bulunuyor.

Bu ayrıntıyı aktardıktan sonra kaldığımız yerden devam edelim.

GÖRÜŞME HAVALİMANINDA GERÇEKLEŞTİ

Serkan Yazıcı, arabadan inip protokol bölgesine ilerler. O sırada Erdoğan da havalimanına gelip, çıkış yapmaya hazırlanıyordur. Cumhurbaşkanı bu sırada Serkan Yazıcı'yı fark eder ve selamlaşırlar. Yazıcı'nın kendisine birşeyler söylemek istediğini fark eder. Ancak kalabalıktan dolayı orada ayaküstü görüşmeleri mümkün olmayacaktır. Erdoğan, yanındakilere Serkan Yazıcı'yı işaret ederek "Şeref bölümüne alın orada görüşelim" der.

ELİNDE FOTOĞRAFLAR VARDI

Böylece Serkan Yazıcı Cumhurbaşkanı ile görüşme imkanı yakalıyor. Bu sırada elinde, villa tipi evin fotoğrafları da bulunuyor.

Havalimanının Şeref Bölümü'ne geçiyorlar ve oturuyorlar. Evin fotoğraflarını masaya koyuyor. Sohbet ilerledikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan evin fotoğraflarının yer aldığı albümü görüyor. "Serkan bu ne?" diye soruyor.  Serkan Yazıcı da "Sayın Cumhurbaşkanım babamı8n geldiğinde kaldığı evi elden geçirdik. son halinin fotoğrafları da bu" diyor. Cumhurbaşkanı fotoğrafları alıp bakıyor, "güzelmiş" diyerek albümü kapatıyor ve yeniden masaya koyuyor.

"SİZİ BABAMIN EVİNDE MİSAFİR ETMEK İSTERİZ"

Serkan Yazıcı sonradan aktardığında "Nasıl ağzımdan çıktığını bilmiyorum" diye anlattığı şu cümleyi söyler: "Sayın Cumhurbaşkanım bayramda sizi babamın evinde misafir etmek isteriz. Bu şerefi bize verir misiniz?"

Tesadüfler zinciri mi, kader mi dersiniz biz bilmeyiz. Ancak hiç gündemde olmayan tatil önerisi, hiç beklenmedik bir ziyaretçi tarafından Varşova dönüşünde havalimanında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önüne geliyor.

Devam edelim...

ERDOĞAN: KİMSEYİ RAHATSIZ ETMEK İSTEMEYİZ

Cumhurbaşkanı bu öneriye karşı "Otele geleceğiz. Bir sürü insan vardır. Kimseyi protokolle rahatsız etmek istemeyiz" diye ilk başta soğuk yaklaşıyor. Bunun üzerine Serkan Yazıcıyla aralarında şu minvalde bir sohbet gelişiyor:

Serkan Yazıcı: Sayın Cumhurbaşkanım, oteli bilmiyorsunuz. Çok büyük bir otel ve babamın evi de müstakil bir yer, etrafı da komple kapalı. Sizi kimse görmez, siz de kimseyi rahatsız etmezsiniz.

Recep Tayyip Erdoğan: Ben denize girmek isterim, orada öyle bir şansım olmaz.

Serkan Yazıcı: Olur mu sayın Cumhurbaşkanım, biz sizin denize girmeniz için gerekli tedbirleri alırız.

Serkan Yazıcı'nın o anda aklına gelen tedbir, havuza deniz suyu doldurulmasıydı. Sohbeti aktarmaya devam edelim:

Recep Tayyip Erdoğan: Peki, o kadar ısrar ettin. (Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan'a dönerek) Sen Ankara'ya gelme. Serkan'la beraber gidin bir bakın. Eğer kimseyi rahatsız etmeyeceksek, biz de gerçekten rahatsız olmayacaksak, bir inceleyin eve bakın.

Sohbet burada noktalanıyor. Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı'nın talimatı üzerine Cumhurbaşkanı'nın heyetinden ayrılarak Yazıcı'yla birlikte Marmaris'e geçer.

Doğan, otelde incelemelerini yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayarak "sıkıntı yok, her türlü tedbir alınır" şeklinde bilgilendirir.

Bunun üzerine Erdoğan, ailesiyle birlikte tatilini geçirmek için otele gitmeye karar verdi. Tatil için belirlenen gün 11 Temmuz'dur. Yani pazartesi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69