İsrail’in Kıbrıs Planı

- Bu haber 6013 kez okundu.

İsrail’in Kıbrıs Planı

 Ortadoğu’da İsrail’in planladığı yeni düzen hareketi son hızla devam ederken, unutulan veya unutturulmaya çalışılan önemli bir yer var. Bu yer İsrail ve ABD için Ortadoğu’daki planların merkez üssü olan Kıbrıs’tır. BOP’un yani BİP’in (Büyük İsrail Projesi) en önemli üs merkezi ve denge unsuru olan Kıbrıs’ta yakında çok önemli gelişmeler var. İsrail Kıbrıs doğalgazı başta olmak üzere Akdeniz güvenliği için de Türkiye ile gizli bir mutabakatın peşinde. Umuyorum ki Türkiye İsrail’in bu kirli tuzağına düşmez ve Kıbrıs konusunda net bir şekilde kırmızı çizgilerini korumaya devam eder. Aksi halde Kıbrıs’ta İsrail’in bu aralar düşündüğü hamle yapılırsa, Türkiye çok şey kaybeder.

    İsrail’in Kıbrıs planı karşısında, Türkiye son yapılan NATO toplantısında da ABD’nin bu konuda duyarsız kaldığını görmüştür. Amerika’da, İsrail’in Kıbrıs planına çok sıcak bakıyor. Sözde Müttefikimiz olan ABD, Kıbrıs konusunda 1974 Harekatında olduğu gibi yine Türkiye’nin lehine bir tavır takınmamaya gayret ediyor. Henry Kissinger'in da dediği gibi, "ABD'nin müttefiki olmak, düşmanı olmaktan daha tehlikelidir." Kissinger'ın bu sözünü sadece politik, diplomatik, askeri ve jeopolitik düzlemde değil, jeo strateji ve jeo ekonomiyle birlikte düşünmek gerekiyor. Hele de yaşadığımız coğrafya bağlamında. Çünkü coğrafyamız hem sorunlu bölgelerin ve ülkelerin coğrafyası, hem de enerji kaynaklarının. Türkiye; bir Avrasya ülkesi olarak, doğu-batı, kuzey-güney arasında köprü, geçiş, bağlantı noktası olmanın yanında, enerji koridoru olmaya çabalıyor. Gürcistan, Ukrayna, Suriye'de yaşananlar; Kıbrıs adasının çevresindeki zengin enerji kaynakları; Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail arasındaki yakınlaşma; İsrail'in Avrupa'ya doğalgaz satma projesi, aynı paket programın parçaları. Enerji zengini olmayan Suriye, diğer özelliklerinin yanında, Akdeniz'e açılan konumuyla, enerji güzergâhı olarak da görüldüğünden, 2011 Mart ayından beri iç savaş yaşıyor. İsrail; Doğu Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölgesi'nde (MEB) yapılan keşiflerle 270 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulduğundan, Suriye, İran, Irak ve Türkiye üzerinde ince hesaplar yapılıyor. Bağımsız Kürt devleti bu hesaplar kapsamında kurgulanıyor.

    Son zamanlarda ise, İsrail’li işadamlarının Kuzey’deki Rum mallarını satın alırken, 1974 öncesindeki Rum sahiplerini de bularak onlara da ödemeler yapıp arazileri sorunsuz hale getirdikleri de bana gelen bazı bilgilerdendir. Yahudilerin kutsal kitabı olan Tevrat’ta vaat edilmiş topraklar arasında Kıbrıs’ın da olduğu gerçeğini unutmamak gerekir.  İsrail’in Kıbrıs'a yerleşme konusunda 2004 yılında Annan Planı sonrası gündeme getirdiği planı kademeli olarak uygulamaya koyduğu da açık bir şekilde görülmektedir.

    KKTC’de kolonileşme stratejisi güden İsrail devletinin KKTC’nin Lapta İlçesi’ne Hayim Azimov adlı haham atadığı, lüks bir villa evde ibadethane kurdukları ve İbranice tabelayla “ Yahudilerin doğru adresi burasıdır” şeklinde ifadenin yer aldığı da bilinmektedir.  Şimdiye kadar adanın kuzeyinde Yahudi cemaati olmaması nedeniyle uzun yıllar hahamın olmadığı KKTC’deYahudi cemaatinin hızla yayılması da önem arz etmektedir.

    Avrupa Birliği’de (AB) Kıbrıs konusunda İngiltere’nin AB’den ayrılması sonucunda büyük bir yara aldı. Her ne kadar Güney Kıbrıs AB üyesi olsa da, İngiltere’nin Ada’daki varlığı AB için daha önemliydi. 

    AB her zaman için Kıbrıs’ı bir bütün olarak istiyor. Aslında istediği ABD’nin Kıbrıs’a yerleşmesini ve üs kurmasını engellemek! Kıbrıs’ta askeri üs, Büyük Ortadoğu Projesi’nin en önemli adımlarından biridir.

Unutmamak gerekir ki, Kıbrıs İsrail’in burnunun dibinde! Türkiye’ye 44 mil uzaklıkta olan Kıbrıs; Yunanistan’a 600 mil, İsrail’e ise sadece 183 mil uzaklıkta… 

    Özellikle baktığımız zaman Museviler ile Rumlar, Osmanlı’dan bu yana hiç geçinemezler. İsrail yani dolayısı ile ABD, Ada’da Rum hâkimiyetini istemez. Zaten Annan Planında da asıl amaç birleştirme değil bölme idi! Netice de bunu başardılar. Ama her ne olursa olsun, yanlış hesap Kıbrıs’tan da döner…

    Son dönemdeki Türkiye-İsrail yakınlaşması bağlamında Türkiye’ye yakın bir zamanda Kıbrıs ile ilgili talepler gelmeye başlanacaktır. Dilerim ki Türkiye kırmızı çizgilerinden asla vazgeçmez ve Ada’da İsrail yayılmacılığına karşı önlemler alır.

Ve son söz: ‘’ Derin Düşünmeyen Devletler, Sığ Sularda Boğulmaya Mahkumdur’’

Koray Kamaco/Haberkıta-- 15 Temmuz 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69