Irak askerleri araçlarını ve silahlarını neden daeş'e bırakıp kaçtı?

Irak askeleri silahlarını ve araçlarını alıp kaçmak varken neden geride bıraktılar?İşte bekir hazar'dan çarpıcı bir makale.

- Bu haber 2087 kez okundu.

Irak  askerleri araçlarını ve silahlarını neden daeş'e bırakıp kaçtı?

 Bilmeyen anlamaz..

Nakkaştepe'de güzel bir mekandaydık. "DAEŞ ilk nereye girdi" diye sordu dostum. Tabii ki Musul'a girmişti. "Oraya iyi bakın... İşin sırrı orada... Musul'a yapılan DAEŞ operasyonu ilktir... Onun kodlarınız çözerseniz herşeyi çözersiniz" diye ekledi.

Irak askerleri DAEŞ daha şehre girmeden arkasına bakmadan kaçmıştı. Ardında da binlerce araç ve yüzlerce zırhlı araçla silah bırakarak... "En güzel ve hızlı kaçma yolu araca atlayıp gitmektir.
Neden o araçlara binerek kaçmadılar da geride bıraktılar? Bu soruyu çözün DAEŞ 'i anlarsınız
" dedi dostum. Tam 30 bin Irak askeri o gün Musul'da 1500 civarındaki DAEŞ militanından arkasına bakmadan kaçtı.

O gün 20 Irak askerine bir DAEŞ militanı düşüyordu. Ve bugün gelinen noktada CIA DAEŞ'in 21 bin ila 31 bin dolayında militanı olduğunu açıkladı. Sadece Irak Ordusu ile kıyaslandığında 8 Irak askerine bir DAEŞ militanı düşüyor. Bu kadar militanla İngiltere büyüklüğünde toprağa sahip terör örgütü.

Üstelik DAEŞ'e karşı Irak'taki Şii milis güçleri ve İran'dan gelen Hizbullah güçleri de var.

Bitmedi Sünni Aşiretler de DAEŞ ile savaşıyor.

Yetmedi Peşmergeler vuruşuyor. Bitmedi 60'tan fazla ülke savaş uçaklarıyla onbinlerce sorti yapıyor. Mısır'ın Sina yarımadasında da 500 askere bir DAEŞ militanı düşüyor ama hala orada etkin terör örgütü. Suriye'de muhalif bir komutan dün "DAEŞ bize her iki ayda bir saldırı düzenliyor. Esad ve müttefikleri İran ile Rusya ise her yarım saatte bir üzerimize bomba yağdırıyor" diyordu. Yani aslında İran ve Rusya Suriye'de topa girmeseydi bugün DAEŞ'i bölgeden silecek bir muhalif güç vardı orada. Şimdi Şam-

Moskova-Tahran üçgeni DAEŞ'in yerleştiği bölgelerde piknik yapmasına neden olarak, terör örgütünün en büyük destekçisi oluyor.

Bakın DAEŞ önceki gün Musul yakınlarındaki Türk askerinin bulunduğu Başika kampına Rus yapımı Katyuşa silahları ile saldırdı.

DAEŞ'in en popüler silahı Kaleşnikof. Bir DAEŞ militanı geçtiğimiz haftalarda İngiliz gazetesine "Sadece bir operasyonda 50 bin Kaleşnikof mermisi harcadık" diyordu. Silah tüccarları İngiliz basınına "DAEŞ bizden milyonlarca Kaleşnikof mermisi alıyor. En revaçta olanlar Rus mermileri" diyordu. Geçtiğimiz günlerde DAEŞ petrolünün üç Rus işadamınca satın alındığı ortaya çıkmıştı. Şimdi Moskova'nın leblebi gibi silah ve mermi sattığı da ortada...

Ve Türkiye Başika'da Iraklı Kürt kardeşlerimizi eğitiyor, DAEŞ'in elinden geri alınan barajı koruyor. Ancak Rusya'nın müttefiki İran'ın güdümünde olan Bağdat "Türkler çekilsin" diye eline tutuşturulan metni okuyor. Musul'u arkalarına bakmadan kaçarak DAEŞ'e terkettikleri gibi barajı ve oradaki Kürtler'in canını terör örgütüne verecekler umurlarında değil. O baraj civarında 700 İtalyan askeri var, kimsenin gıkı çıkmıyor. Ve Kuzey Irak'ta Türk ordusu Kürt kardeşlerimizi korurken, Türkiye'de bazı ilçelerde PKK hendekler kazıp Rus yapımı Kaleşnikoflarla güvenlik güçlerimize saldırıyor. Bazıları içimizde Putinci oluyor, meclisimizden Rus televizyonunda canlı yayına katılıp "Türkiye DAEŞ 'e yardım ediyor"diyen milletvekilleri çıkıyor.

O CHP milletvekili Rus televizyonunda "DAEŞ petrolünü satın alan üç Rus işadamını ne yaptınız? Milyonlarca Kaleşnikof silah ve mermisi DAEŞ 'e Rus fabrikalarından nasıl gidiyor? PKK 'nın elindeki kaleşnikoflar nereden geliyor" diye niçin soramıyor. Bölgemizde müthiş enerji oyunları tezgahlanıyor, yeni haritalar çiziliyor, içimizde bazıları hala ANKARA ile uğraşıyor. Bakın Ortadoğu'yu Osmanlı'dan koparan İngiliz ajan o yıllarda THE TIMES'a nasıl itirafta bulunuyor; "Türkler, BARIŞI korumak amacıyla Irak'ta, askerliklerini yapan halktan 14 bin kişilik bir güç bulundurmuşlardır. Biz ise orada 90 bin kişilik bir güç, uçaklar, zırhlı arabalar, ganbotlar ve zırhlı trenler bulunduruyoruz. Bu yaz vuku bulan ayaklanmada yaklaşık 10 bin Arap öldürmemiz buğday, pamuk ve petrol istihsalini ne dereceye kadar köstekler?
Kendi yöneticilerinden başka kimseye yarar getirmeyen bir çeşit sömürge idaresi adına milyonlarca sterlinin, binlerce imparatorluk askerinin ve on binlerce Arap'ın feda edilmesine daha ne kadar izin vereceğiz?" 
O dönemde Lawrence bile petrol oyunlarına isyan ederken, Türkleri övüyordu. İçimizdeki yerli Lawrencler ise bugün Ankara'ya saldırıyor. 100 yıl öncesini bilmeyenler bugünü asla anlayamazlar!

Bekir Hazar/Takvim..18 Aralık .2015

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.