Gülen, Ramazan’da da bedduayı sürdürüyor!

- Bu haber 7974 kez okundu.

Gülen, Ramazan’da da bedduayı sürdürüyor!

 Pensilvanya’dan yeni sohbet dediler..

Merak ettim başlığına baktım..

“Ramazan, oruç ve takva” başlığını vermişler.

“Dinlemede bir zarar yok” dedim, dinledim..

“Acaba neler anlatıyor” diye..

Başlık “Ramazan, oruç ve takva” ama..

 Anlattıkları yine beddua.. Yine lanet..

17 Aralık operasyonundan hemen sonrasında yaptığı bedduadaki hatalar..

Şimdi yine tekrarlanıyor..

2.5 senelik süreçte..

Yüzlerce.. Binlerce insan gözaltına alındı.. Karakol yüzü görmemiş insanlar, cezaevlerine konuldu..

Dosyaların biri kapatılmadan, diğeri açıldı..

Hâlâ da açılmaya devam ediliyor..

Ama Pensilvanya’daki zat..

Hâlâ “Dediğim dedik çaldığım düdük” havasında..

17 Aralık’ın hemen ertesinde, bir yerlerden kendilerine tam güvence verilmiş olmalı ki, Başbakan’ı tehdit edecek cesareti kendinde bulan Ekrem Dumanlı..

Dün toprağa verilen babasının cenazesine bile katılamadı..

Kaçak yaşıyor..

Sadece Ekrem Dumanlı değil..

“Bir iş forumuna katılmak üzere Londra’ya geldim. Bir hafta sonra döneceğim” diyenAkın İpek, hâlâ yurtdışında..

“Benim oğlum kaçmaz, kısa süre sonra dönecek” diyen Melek annesi mahcup, artık insan yüzüne çıkamıyor.

Onlarca, yüzlerce böyle isim var.

Aralarında emniyet amirleri.. 

Rektörler.. Gazeteciler.. İşadamları..

Ailelerinden kopmuşlar..

Çocukları bir yerde, kendileri bir başka yerde..

Devletten kaçak yaşamaya devam ediyorlar..

Tüm bunlardan ibret alıp..

“Biz bir hata ettik. ABD’nin oyununa geldik” demesi gereken Pensilvanyalı zat..

Pişmanlığı bir kenara bırakın.

Bedduaya devam ediyor..

Neymiş?

Kendilerine “terör örgütü” deniliyormuş..

Bunu hatırlatıp..

Ardından da diyor ki: “Biz terör örgütü isek, bizim evlerimize ateşler düşsün!”

Tabii bunun devamı olarak da..

Klasik şekilde..

“Öyle değil ise ..” diye başlayıp..

Kendisinin karşıtlarını da.. 

Allah’ın “Kahhar” sıfatına havale etmeden başlayıp..

Belaları ardı ardına okumaya devam ediyor..

Allah’ın “Kahhar” sıfatına, biz de iman etmişiz.

Buna bir itirazımız tabii ki olamaz..

Ama..

20 Aralık 2013’te Fetullah Gülen’in yaptığı bedduanın üzerinden 2.5 yıl geçmiş iken..

O tarihte, gaybı bilemeyeceğimiz için..

Kimin evine ateş düşeceğini, bilemediğimizden..

İhtiyatlı konuşuyor isek de..

2.5 senelik süreçten sonra..

Yaşadıklarımız..

Özellikle Gülen’e bağlı insanların yaşadıkları ortada iken..

(Bundan sevinç duymuyorum. Bundan memnuniyet duymuyorum. ‘Çok güzel oldu’ demiyorum. Ama ibret alınması gerektiğini de söylüyorum.)

Pensilvanya’daki zatın da bunlara bakıp..

“Bizim evlerimize ateş düştüğüne göre.. Artık yaşadıklarımızdan bir ibret çıkaralım” diyeceğine..

Hâlâ..

Klasik laf oyunları ile..

“Biz terör örgütü isek, evlerimize ateş düşsün” demenin ne manası var?

Evlerinize ateş düşmüş zaten..

Tekrar tekrar..

Aynı bedduayı niye ediyorsun?

Daha fazlasını mı istiyorsun?

Yoksa, kendin Pensilvanya’da rahat olduğun için..

Güvencelerin sağlam yerlerden olduğu için..

Kendine bakıyor ve tabandaki insanların mağduriyetini görmeyip..

“İsrail ile aynı saftayım. ABD ile aynı saftayım. Rusya ile aynı saftayım.. Şimdi Almanya ile aynı saftayım.. Bunların hepsinin ortak düşmanı.. Elbet bir gün tökezletilecek. İşte o gün.. Ben de aradan çıkıp, ‘Bak benim bedduam ile devrildi’derim” çıkışını yapmayı mı planlıyorsun?

2.5 yıl içinde, kimler kimler cepheye çıktı da..

Hiçbiri alt edemedi..

Allah’ın izni ile, bundan sonra da..

Edemeyecek..

Bunu göre göre..

Hâlâ, ABD’nin elinde niye kuklalığa devam ediyorsun?

Tedbir üstüne tedbirler almıştılar..

“Televizyona el koyabilirler” diye düşünüp..

Televizyonu başka şirkete..

Gazeteyi bir başka şirkete..

İstanbul’daki okullar başka şirkete..

Ankara’dakiler başka şirkete..

Zamanla kurulan üniversitelerde, her biri ayrı vakıflarda..

Ayrı ayrı kuruluşlarda..

Akılları sıra tedbir üstüne tedbir almışlardı.

“Bütün yumurtalar aynı sepette olmasın” demişlerdi..

Ama görüyoruz işte.. ‘Tedbir’ de bir yere kadar..

O aldığınız tedbirler..

Öyle bir ayaklarına dolandı ki..

Şimdi adeta kendi sonlarını getirdi..

Taktikleri İstanbul’da ne ise..

Ankara’da da aynı idi. 

İzmir’de de aynı idi..

Dolayısı ile..

Kendilerini sağlama alma olarak gördükleri o “tedbir”’ler..

Aslında şimdi, onların bir ‘terör örgütü’ olduklarının delilleri haline geldi..

Dosyalara girdi..

Ama hâlâ..

Pensilvanya’daki zat..

Pembe tablolar eşliğinde..

Türkiye’deki siyasi iktidarı devirmenin hayali ile yaşıyor..

Televizyonlar gitti..

Radyolar gitti..

Gazeteler gitti.. 

Okullar gitti.

Üniversiteler gitti..

Şirketler gidiyor..

Pensilvanya hâlâ..

“Biz ... isek.. Evimize ateş düşsün” diyor..

Birisi Pensilvanya’ya haber versin..

“Evlere ateş, çoktan düştü..”

Ali Karahasanoğlu/YeniAkit ,7 -Haziran 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69