Gülen, Gülen.. Kendine gel, “otorite”ye(!) sırtını dönme!

- Bu haber 5169 kez okundu.

Gülen, Gülen.. Kendine gel, “otorite”ye(!) sırtını dönme!

 Otoriteden izin alınmalıydı” diyen sizin hocanız değil miydi?

“Organizatörlerin İsrail ile yardımın gönderilmesi konusunda uzlaşmaması otoriteye başkaldırıdır. İzin alınmalıydı” diye demeçler veren, sizin “kainat imamı”nız değil miydi?

Samanyoluhaber’de.. Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’u çıkartıp.

Tayyip Erdoğan’ın tarihi “One minute” çıkışı için..

“Erdoğan’ın o konuşmayı niçin yaptığını biliyorum. Karşısındaki adam çok dolu bir adam. Onunla başa çıkamadığı için ‘One minute’ deyip hırçınlaştı. Şimon Peres çok deneyimli, kültürlü bir adam. Usta, kibar bir adam. Başbakan ona karşı direnemediği için böyle bir hamle yaptı” dedirten..

Demesine fırsat veren siz değil miydiniz?

Şimdi ne oldu da?

Eski dostunuz İsrail’e sırt dönüyorsunuz.

“Otorite”ye laf çakıp, Türkiye’nin uzlaşmaya giderek, yanlış yaptığı imasında bulunuyorsunuz?

Söyleyin, ne oldu?

Başınıza taş mı düştü?

Hak yolu mu gördünüz?

Yoksa kafanızdaki başka tilkilikleri hayata geçirmek için..

Son çare olarak..

İsrail karşıtlığından, kendinize itibar mı sağlamaya kalkışacaksınız?

Kaybettiğiniz itibarı..

İsrail aleyhtarlığı ile mi, kazanmayı umuyorsunuz?..

Kusura bakmayın..

Kimse inanmaz size..

Samimi değilsiniz, çünkü..

Dürüst değilsiniz.

Gülen grubunun İsrail’e yaklaşımını biliyorsunuz..

Yukarıda kısaca özetledim..

İsrail’e hep sempati ile bakan.

“Diyalog” ile başlayıp..

Bugünkü Yahudileri bile...

Cennete koyma vaadinde bulunan..

İsrailli katiller, Filistinlileri öldürürken..

Sessiz kalıp..

Bir tane İsrailli çocuk öldü diye..

Geceleri uyuyamayıp, gözyaşı döktüğünü iddia edenler..

İsrail’i; sadece kendi karasularında değil..

Uluslararası açık sularda bile “otorite” kabul eden Gülen grubu..

Şimdi geldiğimiz noktada..

Mavi Marmara gemisi ile ilgili olarak.. Türkiye’nin şartlarının, İsrail tarafından kabul edilip.. Anlaşma imzalanmasının beklendiği günlerde..

“Türkiye geri adım attı” diye haberler üretiyorlar..

“Türkiye, Gazze ablukasını resmen tanıyor” diye, başlık atıyorlar..

“Tazminat yerine, yardım yapılacak” diye, ahlaksızca çarpıtmalarda bulunuyorlar..

Öyle ki..

“Katliamın hesabı sorulmayacak” şeklindeki başlığı görünce..

Gözlerim yaşardı..

İsrail’in yaptığı cinayetlere, Gülen medyasından ilk defa..

“Katliam” nitelemesi yapılıyor!

Ve bu noktada insanın sorası geliyor..

Bre sahtekarlar..

Sizin hocanız, “Otoriteden izin alınmalıydı” dediğinde...

“Ne izni hoca? Bunların yaptıkları resmen katliam.. Adamlar katliam yaparlarken.. Biz onlardan izin mi alacaktık” itirazında niye bulunmadınız?

Hocanıza dört kol yapışıp.

Onu göklere çıkartıp, övdünüz..

6 yıllık Türkiye’yi suçlama ve yerin dibine batırma politikalarınızdan sonra..

Türkiye hem İsrail’e.. Hem de size karşı direnip, sözünü dinletme noktasına geldikten sonra..

Şimdi gelmişsiniz..

“Türkiye, İsrail’in şartlarını kabul ediyor” diyorsunuz..

Kim kimin şartlarını kabul ediyor?

İsrail’e bırakırsanız..

Şehit ettiği Türkleri, “korsan” olarak bile ilan edebilirdi..

İsrail’e bırakırsanız..

Tazminat, yardım değil..

İsrail askerlerinin üniformalarına zarar geldiği için, kendisi tazminat talep ederdi..

Ablukayı da..

“Konuşmaya bile gerek yok” diyerek sürdürürdü..

Ama İsrail boyun eğdi..

Bizim İsrail muhibleri, boyun eğmedi..

“İsrail ile anlaşma yapılıyor” diyerek..

Tayyip Erdoğan’ı..

Ve AK Parti iktidarını zor duruma düşürmeyi hedefliyorlar....

Ve bunu öyle ikiyüzlüce yapıyorlar ki..

Güya direkt kendileri, bu yorumu yapmıyorlar da..

Bir başkası yapıyormuş..

Gülen grubu da.. O medya organından aktarıyorlarmış.

Ulan ikiyüzlü istismarcılar..

İlla birisinden aktaracaksanız..

Niye İsrail medyasından birini tercih ediyorsunuz ki?

Akit’i referans alın.

Akit’ten aktarın, İsrail ile Türkiye’nin anlaşmasının ayrıntılarını.

İsrail’in medya organından alırsanız.

Tabii ki onlar..

Kendi açılarından verecekler, olayı.

Tabii ki.. “Türkiye İsrail’in şartlarını kabul etti” diyecekler..

Olay meydanda..

İlk gün Türkiye’nin istediği, “özür” idi..

Özür dilendi.

İlk gün söylenen.. “Tazminat” idi..

Bugün yarın, göreceğiz.. Tazminat ödeniyor mu ödenmiyor mu!

Ödenmez ise..

Gülen grubu İsrail’den de yana olsa.  Görüntüde Türkiye’den de yana olsa..

Bizim durduğumuz yer belli.

Tazminat ödenmediği takdirde, İsrail ile anlaşma olmaz..

Tazminat ödenmeden, bir anlaşma yapılacak olursa..

Biz o anlaşmayı tanımayız.

Anlaşmayı yapanları da tanımayız.

Bu kadar açık. Bu kadar net.

Son şart ne idi?

Gazze’ye ablukanın kaldırılması.

Bu ne demek?

Gazze’ye gitmesi gereken ihtiyaç malzemelerinin, İsrail’in keyfi engellemeleri ile karşılaşmadan, Filistinlilere ulaştırılması..

Bundan da, geri adım yok.

Geri adım atılacak idiyse.. 6 yıl niye beklendi ki?

Bunun şartları değişik şekilde formüle edilebilir.

İsrail’in bir limanına, şekli olarak girdi çıktı yapılması.. Ambargonun/ablukanın kalkmadığı anlamına gelmez..

Türkiye’den yola çıkarken..

Bütün mallar kayıt altına alınır.

Sonra. İster İsrail limanına girsin. İster girmesin..

Filistinlilere ulaştığında mallarda bir eksiklik yok ise.. 

Aradaki formalitelere takılmaya hiç de gerek yok.

Makul zamanda..

İstedikleri kadar denetim yapsınlar..

Ama kalkıp da..

“Şu kadar yiyecekten fazlası olmaz. Bu kadar meyveden fazlası olmaz.. Bu kadar  ilaçtan fazlası olmaz” demesinler..

Gerisi, boş laftan ibarettir.

Ali Karahasanoğlu/YeniAkit- 27 Haziran 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69