Emre Uslu’nun Obama’ya yazdığı o ihanet mektubu

- Bu haber 1136 kez okundu.

Emre Uslu’nun Obama’ya yazdığı o ihanet mektubu

 Vatan anamızdır, devlet babamızdır, anne baba hakkı, Allah hakkından sonra gelir, vatan, millet, bayrak, din, bunlar hepsi bizim kutsallarımızdır. 

ABD sığınmacısı Türkiye kaçkını, Polis Müdürü, ülkesini terk eden, Emre Uslu’ya göre bunların hiç birisinin kutsallığı yoktur. Tek kutsal olan şey nedir? Kendi canını kurtarmak ve Gülen’den ödül almak ABD’ye sığınarak ona kul köle olmaktır. 

Değer yargı ölçülerini bu kadar kaybetmiş ve kime sığınacağını, kimden kime şikayet edeceğini, bilemeyip kendisinden şikayet edeceğine, kendi nefsinin kurtuluşunu, Dinsiz, İmansız, dünyanın en gaddar ve zalimine şikayet etmekte, ondan kurtuluşu için meded beklemektedir. Yıllarca ekmeğini yediği, suyunu içtiği, havasını teneffüs ettiği ve eğitimini aldığı bu ülkeden, ana ve babasından, bayrağından ve toprağından, uzak zalimlere kendi ülkesini şikayet etmek en büyük nankörlük ve en büyük zalimliktir.

Türkiye’yi El Nusra ve IŞİD yönetimine destek vermek ile suçlayan Emre Uslu kendisini masum göstermek için, Obama’ya Türkiye’yi zora sokacak bir iş yaptığı için uyardığını söylüyor, ihanetini güya Türkiye’ye iyilik yapmak için yazdığı makalelerden dolayı cezalandırıldığını, inandırmaya çalışıyor.

Mektubunun bazı paragraflarını size aktarıyorum; 

Emre Uslu’nun nasıl Türkiye’ye ihanet ettiğini ve nasıl yalanlar söylediğini hayretle ve dehşetle göreceksiniz; 

“Sayın Obama bugün benimle aynı dünya görüşünü paylaşmayan, ancak Türkiye’nin İslamcı terör yapılanmalarına, silah götürdüğü iddiasını haber yapan, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül de hapse girdi. Sayın Obama bu mektubu size kendim için yazmıyorum, Erdem Gül içinde yazmıyorum, tutuklu Gazeteciler, Mehmet Baransu, Gültekin Avcı, Hidayet Karaca ve adlarını bile bilemediğim Erdoğan’a hakaret ettikleri iddiasıyla tutuklananlar, haklarında soruşturmalar açılan kimseler için de yazmıyorum. İlk başkanı olduğunuz dönemde vurguladığınız değişim sloganınıza o kadar inanmış ve o kadar güvenmiş, bir yabancı olarak iki yaşındaki oğlumla, Obama, Obama sloganları atıp, değişime ve büyüttüğünüz umuda gönülden inanmış bir yabancı gazeteci olarak, bir Demokrat olarak, bir barış emekçisi olarak yazıyorum.

SAYIN OBAMA TÜRKİYE’DEKİ BASKILARA MARUZ KALMIŞ BİRİ OLARAK ŞU ŞÜKRAN GÜNÜNDE AMERİKAN DEMOKRASİSİNE VE AMERİKALILARIN TOLERANS VE CÖMERTLİĞİNE ŞÜKRAN DUYAN ONLARIN DA BU DEMOKRATİK DEĞERLERE SAHİP ÇIKMASINA HAYRAN BİRİ OLARAK ARTIK TÜRKİYE’DE NE ZAMAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BİR DARBE DAHA VURULSA, BEN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN ENDİŞELERİMİ, BİR KENARA BIRAKIP, AMERİKA YİNE ENDİŞELENECEK DİYE SİZİN ADINIZA ENDİŞELENMEYE BAŞLIYORUM.

Sayın Obama Türkiye’de Batı değerlerine inanan insanlar, artık Türkiye’de basın özgürlüğü için kullandığınız endişe kelimesinden bile tiksinmeye başladı. Ne olur artık endişelenmeyin, sadece Erdoğan’a söyleyin stratejik ortağınız olan Hükümet Başkanı oksijen tüpünü çıkarıp atsın ve biz böyle oksijen tüpüne bağlı olarak yaşamaktan artık bıktık.”

Burada Erdoğan’a stratejik ortak olarak baskı yapılmasını Türkiye’de özgürlük olmadığını dikta olduğunu, anlatarak haince ve açıkça bir lobi faaliyeti yapmakta ve yalan yanlış ifadelerle Türkiye’yi karalamaktan, hiç utanmamaktadır. Bu söylediklerinin hiçbirisi doğru değildir, kendisi de dahil olmak üzere Fetullahçı Örgütün halkaları olarak suçlanmaktadırlar.

Yazarlığın ötesinde, bir örgüt oluşturulmuş devletin içerisinde Fetullah’ın talimatlarıyla hareket eden ikinci bir devlet yapılanmasının zincirlerinin, halkalarını, devletinin bütün kurumlarındaki subaylar, hakimler, kaymakamlar, valiler, ikinci bir gölge devlet oluşturulmuştur. Bugün yapılan mücadele, basın özgürlüğü ile hiç alakası olmayan, derin Fetullah Paralel Devlet Yapılanmasına karşı bir mücadeledir.

Türkçe Olimpiyatları, perde olarak vitrine konulup, insanların aldatıldığı bir maskedir. Kurban ve yardım kampanyaları, zekat toplamalar, uluslararası eğitim ve kültür dedikleri okullar, hepsi ajan borsalarının atlama tahtaları, haline gelmiştir. 

DÜNYANIN DEĞİŞİK ÜLKELERİ KENDİ İÇ BÜNYELERİNDE İLK DEFA KARŞILAŞTIKLARI BU LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL, FETULLAH YAPILANMASININ FARKINA VARACAKTIR.

Nurrettin Veren,YeniAkit. 11 Mayıs 2016


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69