Dikkat! Deprem Olabilir!..

- Bu haber 9613 kez okundu.

Dikkat! Deprem Olabilir!..

 FETO, vatandaşa korku salmak için 14 Ağustos’ta “deprem” olacağından bahsetmişti.

Olmadı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Bunlardan her şey beklenir” derken, ABD’yi işaret ediyordu.

Bu 14 Ağustos’ta olmadı.

Bir dahakinde olabilir, ABD’den her şey beklenir, fay hatlarını hareketlendirmek Amerikan teknolojisinin yapamayacağı iş değil.

Yapabilir.

Ya bak, bunları yazarken aklıma ne geldi:

Geçtiğimiz aylarda Furkan adlı dergi bizim yıllar evvel kaleme aldığımız bir yazıya dikkat çekmişti.

Çok ilginç…

Yarın 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü malûm; bizim o yazı korkunç depremden kısa bir süre sonra Akit’te yer bulmuş idi.

O günlerde, Furkan dergisinin Marmara Depremi öncesinde basılmış sayısı gönderilmişti bana.

 Marmara Depremi olmadan evvel bastığı sayıda, Gölcük merkezli müthiş bir depremi işaret ediyordu dergi, iki koca sayfa…

Başlıkta da “Zilzal” suresi, “Zelzele” yani!

Gölcük’te sıra dışı olayların meydana geldiğini, askeri araçların kapılarının kendiliğinden açılıp kapandığını, komutanların meçhul varlıklar tarafından dövüldüğünü haber veriyordu dergi.

Depremi duyuruyordu, “Zilzal” başlığı ile.

Yazılanları okuduğumda, gazetecilik refleksiyle “Numara olabilir mi?” diye düşündüm;

“Sonradan mı basmışlardı bu dergiyi, nasıl bilmiştik mi yapıyorlardı?..”

Türkiye’nin gündeminde depremin D’si bile yokken, bunu nasıl bilmişlerdi?

Olamaz mıydı yani, depremden sonra eski tarihli bir dergi basıp bize göndermiş ve bizi keleğe getirmek istemiş olamazlar mıydı?

Gazeteci şüphe eden adamdır!

Gittim, dağıtım şirketlerinden “iade edilmemiş” Furkan dergilerini buldum.

Bir de ne göreyim, gerçekten de o sayılarda da yer bulmuş bu yazılar, aynıyle vaki.

Baskı yeri de aynı!

Şaşırdım

“Vay beeee” dedim;

“Depremin işaretleri gerçekten de önceden görülmüş. Bunu Furkan adlı dergi ayniyle yazmış. Üstelik Marmara ve üstelik de Gölcük merkezli!”

Furkan okuyucuları, o günlere dikkat çekmiş.

Ve benim yazıma.

O günlerde düşüne düşüne yazmıştık bunları.

Olur ya, birileri dava açar, depremi “ilahi ikaz”a bağladığımdan hareketle, üzerime gelir, pisi pisine gideriz diye.

Bugün geldiğim noktada, Feto’nun “son” deprem tehdidini düşünüyorum.

Acaba, ABD’den birileri Furkan dergisine bir yazı gönderdi, bunu da suret-i haktan görünerek yaptı ve bu işleri ayarladı mı diye?

Acaba, İşte biz bu işleri böyle göstere göstere yaparız!” mesajını mı verdi diye?

Furkan dergisini suçluyor değilim, elbette herkes aldatılabilir, herkes hayra hizmet ediyorum diye düşünürken, farklı mesajların taşıyıcılığı ile görevlendirilmiş olabilir.

Kimler yanılmadı ki, kimler yanıltılmadı ki…

Mesela, ben de yanıltılmış oluyorum bu durumda.

Marmara Depremi’nin yıldönümünde, felaketin arka planını yeniden düşünmekte ve “fay hatlarına” bir müdahalenin olup olmadığını yeniden gözden geçirmekte fayda var.

Marmara Depremi’nin ardından nice siyasi operasyonlar gelmişti malum.

Ve ekonomik krizlerin hazırlayıcısı olmuştu korkunç deprem.

İki adım geriye çekilmeye ne dersiniz?

Yeniden yeniden düşünmeye!..

Daha doğrusu tefekkür etmeye!..

Serdar Arseven/YeniAkit--16 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69