Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Paralel Devlet Yapılanması (PDY) mensuplarının darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesine ilişkin bazı soruların yanıtları aranıyor. Darbe girişiminin ardından Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Bakanlar Kurulu toplantılarında üzerinde en çok konuşulan konu, bu girişim öncesinde istihbarat alınmasına rağmen neden 4-5 saat içinde hızlı hareket edilmediği, gerekli önlemlerin alınmadığı, hedefte olan Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın neden uyarılıp koruma altına alınmadığı oldu. Ayrıca devletin zirvesi, TSK komuta kademesinin tümünün “enterne” edilmesi üzerinde yoğunlaştı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a da bu yönde sorular yöneltildi. İşte devletin zirvesinin 15 Temmuz gecesine ilişkin sorduğu sorular:

1 VE 2 NUMARA NEDEN KORUMA ALTINA ALINMADI?: Açıklamalardan öğrendiğimiz kadarıyla saat 16.00’da bilginiz olmasına rağmen niçin Cumhurbaşkanı’nı ve Başbakan’ı uyarmadınız. Bu gibi durumlarda, hayatın olağan akışı ve risk analizleri, kriz yönetim senaryolarında mutlaka ‘1 ve 2’ numarayı güvenlik altına almak vardır. Sorumluluk mevkiinde olanlar olarak ailenizden önce onları bilgilendirmeniz, korumanız ve kurtarmanız gerekir.

ACİL DURUM PLANI DEVREYE NEDEN SOKULMADI?: Cumhurbaşkanı’na neden bilgi verilmiyor, haberdar edilmiyor. Darbe girişimi bir duyum olsa bile devletin zirvesi ile istihbarat birimlerinin başkanları arasında 24 saat açık kırmızı hat, acil durumlar için 24 saat ulaşabilecekleri telefon mekanizması vardır. En kötü durumda liderin yanındaki birinden ulaşabilirsiniz. Ancak bunun yapılmadığını görüyoruz.

DEVLETİN ZİRVESİNİN NEDEN HABERİ YOKTU?: Genelkurmay Başkanı, birliklere acil kodlu tamim gönderdiğine göre durumun ciddi olduğu yönünde kanaat hâkim. Böyle bir riskten devletin zirvesinin neden haberi yok. Bu kadar riskli bir durum varsa Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a neden ulaşılmıyor. Neden Aksaz’daki ya da bir başka birlikteki Özel Kuvvetler, Cumhurbaşkanı’nın güvenliğini sağlamak üzere Marmaris’e gönderilmedi?

GENELKURMAY BAŞKANI ENTERNE Mİ?: Genelkurmay Bakanı bu kritik bilgiyi aldıktan sonra neden hemen karargâhtan ayrılıp Özel Kuvvetler’e ya da Kara Kuvvetleri’ndeki karargâha geçmedi. Neden Ordu Komutanı olarak kendisini güvence altına almadı veya harekât merkezine geçmedi.

8 GENERALİN DÜĞÜNDE NE İŞİ VAR?: Acil durum yazıları gönderilmesine rağmen komuta kademesinden 8 generalin İstanbul’daki düğünde ne işi var, niçin haber alır almaz ayrılmadılar? Neden hiçbir komutan kriz anında dışarıda, görevinin başında değildi. Tüm komuta kademesi nasıl olur da ‘enterne’ edilir.

DİŞLİ NEDEN İHBAR EDİLMEDİ?: Genelkurmay Başkanı, kendisini ikna etmeye çalışan ve darbecilerle birlikte hareket ettiği ortaya çıkan Tümgeneral Mehmet Dişli’yi Çankaya Köşkü’ne helikopterle indikten hemen sonra neden ihbar etmedi. İfadelerden de anlaşılan Genelkurmay Başkanı ikna edilmeye çalışılıyor. İkna edilecek bir durum mu söz konusu. Darbeciler niçin darbeye karşı olan Genelkurmay Başkanı’nı ikna etmeye çalışsın?

VAZO ÇATLADI, SU ALIYOR: Darbe teşebbüsüne müdahale, istihbaratın paylaşımı ve gereğinin yapılması konusunda ilgili birimlerin kastı, ihmali ve zaafı olup olmadığına ilişkin süreç de yürüyor. “Vazo çatladı, bundan sonra su alır” görüşünde olan hükümet, gereken adımları kurumları yıpratmadan atacak.

SORUŞTURMA GENİŞLEYEBİLİR

Darbe girişiminin ardından olağanüstü hal ilanıyla kamu kurumlarından tasfiyeler süratle başlatılırken, bugüne kadar niçin tasfiye yapılmadığı da tüm kurumlara sorulacak. Kurumlardan raporlar istenecek. Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni deliller ve ifadelerle birlikte soruşturmayı derinleştiriyor. Darbe teşebbüsünün herhangi bir yerinde; bazı sivil, siyasi isimlerin ve bürokratların olup olmadığı araştırılıyor. Darbe girişiminin arkasındaki ‘1 numara’nın ortaya çıkarılması için süreç yatay ve dikey olarak genişletiliyor.