Büyük uyanış

- Bu haber 19731 kez okundu.

Büyük uyanış
TÜRKİYE makas değiştirdi. Lozan'ı, DARBEYE kalkışarak tanımadığını ilan edenlere hiç ummadıkları bir hamle ile cevap verdi. Artık isteseler de istemeseler de MUSUL-KERKÜK'te biz olacağız.

Türk'ün ve Müslüman'ın olduğu her yere gideceğiz.

Misak-ı Milli de bize yetmeyecek. Lozan'ı kaldırıp rafa koyanlar faturayı çok ağır ödeyecekler... Göreceksiniz.

Çok beklemeyeceksiniz... Bakın Genelkurmay eski Başkanları da askerin içinde yetişen, yeşeren YAPIYI tehlikeli bulduklarını anlatıyor.

Tasfiye tüm hızıyla sürecek. Kazakistan'ı gördünüz. Dün okulları kapattı. AK SAÇLI Nursultan Nazerbayev çok önemli bir hamle ile hem kendisini hem ülkesini kurtarma operasyonu başlattı.

Bu mücadele başka ülkelere de yayılacak.

Bu yapı her yerde tasfiye olacak. Onlar da son bir HAMLE ile umutlarını Hillary Clinton'a bağlamış durumdalar...

Gördünüz Bayan Clinton, zekasına, çalışma temposuna ve ayrıntılara verdiği değer ileMUHTAR KENT'i BAŞKAN YARDIMCISI olarak görmek istemiş.

Onu hemen yanında görmeyi arzu etmiş.

Bu ortaya çıktı! Elbette Muhtar Kent çok önemli ve başarılı bir isim... Bir DEV'in başında. Tartışılacak bir şey de yok.

Sadece düşülecek küçük NOTLAR var!

İkinci Dünya Savaşı'nda YAHUDİLER'i kurtaran 4 TÜRK vardı!

Selahattin Ülkümen, Rodos'ta konsolosken 42 Yahudi aileye Türk kimliği vererek toplama kampına gönderilmesini engelliyor. Naziler bunun üzerine Konsolosluğu bombalıyor, bombardımanda Bayan Ülkümen ölüyor...

* Paris'te Vis-Konsül diplomat Namık Kemal Yolga. Sonradan Dışişleri Genel Sekreteri oldu. O da ALMANLAR'ın elindeki çok sayıda YAHUDİ'yi gidip aldı.

Kurtardı. Mallarına el konulan insanların yanında mücadele etti. Pek çoğunun geri verilmesini sağladı...

* Paris'te diplomat olarak bulunan Fikret Şefik Özdoğancı da destan yazdı! Aynı yöntemlerle mücadele etti.

Korkmadan çekinmeden! Kızı Mina, İlter Türkmen'in karısıdır. İlter Türkmen de 12 EYLÜL'ü haber alan ve anında ABD BÜYÜKELÇİSİ'ne ileten isimdi!

Necdet Kent, o dönemde Marsilya'da Konsolos Yardımcısı yani Vis-Konsül. Fransa'da yaşayan Yahudiler'in acısını görüyor.

Hiç çekinmeden tarafını belirliyor. Zulüm altındaki insanlara elini uzatıyor. Her bulduğuna TÜRK KİMLİĞİ vererek dokunulmazlık kazandırıyor. Tabii bununla sınırlı değil yaptığı. Asıl kahramanlığı başka!

Marsilya Başkonsolosluğu'nda çalışan Sidi İşcan adında bir Yahudi TRENLE YAHUDİLER'in alınıp götürüleceği haberini alıyor. Muhtar KENT'in babası olan NECDET KENT hemen harekete geçiyor. O trene yetişiyor ve içinde 80 YAHUDİ'nin olduğu vagona biniyor.

Baskılara rağmen inmiyor. Diplomatik kriz kapıya dayanıyor. Ve kazanan Necdet Kent oluyor. Almanlar pes ediyor ve hepsini serbest bırakıyor...

Kurtarılan YAHUDİLER'in büyük çoğunluğu TÜRKİYE'ye geliyor. Şart bu!

Türkiye bunu seve seve yerine getiriyor.

Muhtar Kent'in, ABD'nin İKİNCİ ADAMI OLMASI İÇİN ilk akla gelen isim olması boşuna değil! Hem babasının hem kendisinin yaptıkları ortada!

Hillary de bunu biliyor olmalı...

Zaten COLA'ya baktığınız zaman tamamen Hillary'nin arkasında!

Sapasağlam bir şekilde! Daha ötesi var!

Muhtar Kent'in çalışma arkadaşlarından biri WENDY CLARK'tı. Çok başarılıydı.

Bir gün aniden istifa eti. Hillary'nin ekibine geçti. Wendy Clark, ilk olarak Clinton'ın seçim logosunu hazırlattı. Joel Benenson'la birçok kez bir araya gelen Wendy Clark, Clinton'ın o meşhur 11 Eylül saldırılarını hatırlatan logosunun mimarı oldu. Benenson kimdi?

Ne yapmıştı?

Hatırlayın!

Kemal Derviş tarafından DEMİRTAŞ'la bir araya getirilmişti.

Sonrasında da SAZI ALIP EKRANLARDA boy göstermişti! OY PATLAMASI yapmasının arkasında BENENSON vardı! Nereden nereye değil mi? Clinton'ın tüm stratejisine yön veren isim Wendy Clark'tı.

Hillary Clinton'ın kazanacaksa onun sayesinde kazanacak diyen çoktu.

Kim kazanacak bilemeyiz. Bekleyelim.

Ama ittifakı görelim... Hillary'nin en yakınındaki daha doğrusu bir üstündeki isimROTHSCHILD'ti! Akılı ve parayı bunlar veriyordu. Arada SOROS vardı...

Para ile önce Amerika'yı sonra da dünyayı ele geçireceklerdi. Hesap buydu!

Şimdi COLA'ya geri dönelim...

COLA yakın tarihte bizim siyasi hayatımıza nasıl girdi?

Hatırlayın!

Evet! Ekmeleddin İhsanoğlu'nu New York'ta sahneye alarak! Dünyaya tanıtarak! Cola'nınCUMHURBAŞKANI adayı oluverdi! Bu espriydi ama arkadaki destek belliydi. Peki Ekmeleddin Bey'e koşulsuz destek veren kimlerdi?

Dönün o günlere!

Evet! Kemal Kılıçdaroğlu Bey ile Devlet Bey... ADAY ARAMA ÇALIŞMALARI YAPARKEN bir anda EKMELEDDİN BEY'in ismi gündeme gelmişti. İkisi dışında partilerinde bilen yoktu. Aday o oldu. Kaybetse de aday olarak öne çıkan isim aynı zamanda FETÖ'nün de tercihiydi. Doğrudan bağlantı var mıydı bilemem ama Pensilvanya onu tercih ederdi! Tabii olmadı...

Aradan bunca şey geçti! Ülke sarsıntıların içinde boğuşarak yol aldı.

Yıkılacakları sandıkları ülke küllerinden doğdu! Ele geçirmeyi iştahla bekledikleri ülke şahlandı... YENİ KAPI RUHU kapıyı araladı. Devlet Bey bizim tarafa geldi. Kemal Bey gelip gelmemekle hala tereddüt ediyor. Umarım oda gelir.

Ama ARTVİN'deki kurşun "SAKIN GİTME!" anlamı taşıyordu. Bakalım gelecek mi! AmaDEVLET BEY kesinlikle bu tarafta. Hiç eski yerine gidecek gibi durmuyor. Zaten KASET KUMPASINI unutmuş değil...

Bu konuda da yapılacak çok şey var...

Neyse...

FETÖ yani Pensilvanyalı baştan beri İSRAİL'den destek alırdı. O lobinin desteğiyle orada oturur ve operasyon yapardı... Operasyonun amaçlarından biri İPEK YOLUNU TÜRKLER ve MÜSLÜMANLAR üzerinden kontrol etmekti. Dünyanın şimdilerde yeni merkezi olmaya aday bölgenin o coğrafyaya yabancı olmayanlar tarafından kontrolü gerekiyordu. FETÖ buydu! Daha sonra aynı hedefle Afrika'ya yayıldı.

Peki ABD'de FETÖ'yü destekleyen kimdi?

Tabii ki DEMOKRATLAR! Yani SOROSLAR, ROTHSCHILDLER...

Yani FİNANS KESİMİ yani PARA...

Yani FAİZ LOBİSİ...

Bizler tarih okurken İSRAİL'i ve İngilizler'i hiç yan yana görmedik!

Küresel finans baronlarını hep ıskaladık...

İngilizler'in ABD içindeki uzantısına da hiç kafa yormadık...

Adamların DİLLERİNİN KONUŞULDUĞU DEV'i incelemek hiç aklımıza gelmedi...

FETÖ'yü önce İngilizler'in kurduğunu sonra CIA'ya devrettiğini ıskaladık. Belki de devretmiş gibi yaptılar bilen yok! Ama içlerinde hep vardılar... SİYASETİN içinde de bunlardan çoktu! İsimlere girsem CİLT CİLT kitap olur. Şu anda da her partide bolca var... Ama genelde takılınca tasfiye ediyoruz...

İşte bu ittifak önce OSMANLI'yı içeriden kemirdi. Sonra da borçlandırıp yıktı. Yardıma koşacak kimse de yoktu. Çünkü biz yıkılınca İSLAM da TÜRKLÜK de gidiyordu... Gitti de... 100 yıl kadar... Kaybolduk. Kenara çekildik.

Sesimizi fazla çıkarmadık. Çıkaracak halimiz de yoktu...

Derken devran döndü!

Türkiye içeriden yıkılmayacak kadar kemirilemeyecek kadar güçlendi. Halk oyunu anladı ve tarafını seçti. Herkes ANKARA'da toplandı... Saldırılar kesilmese de sonuç alamadılar. Canımız yansa da kontrolü ele geçiremediler...

15 TEMMUZ'la da KAYBEDECEKLERİ EN BÜYÜK OYUNU BAŞLATTILAR...

Şimdi onlar uzun zamandır görmeye hasret kaldıkları TÜRK'ü görecekler...

Uzaktan izleyecekler. Yıkamadıkları gücün, gerçek gücünü hayretle izleyecekler... Artık ülkeyi dışarıya TESLİM eden AZINLIK'ın kudreti sona erdi. Nefes borusu kesildi. İçeride kurdukları son oyun buydu ve altında kaldılar... Saldırsalar da alacakları bir sonuç artık yok... Geleceklerse de yenilecekler. Kesin ve net...

Artık her yere bizim gerçek çocuklarımız gidecek. VEKALETLE başkasına çalışanlar değil...

Kazakistan'dan Bosna'ya Şam'dan Musul'a kadar esen rüzgar bizden sorulacak...

Film yeni başlıyor...



Ergün Diler/Takvim--20 Ekim 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69