Buyrun, Türkiye’nin haline bir bakın..

Yıllar gelip geçiyor, Akit yine adliye koridorlarında!

- Bu haber 4684 kez okundu.

Buyrun, Türkiye’nin haline bir bakın..

 Buyrun, Türkiye’nin haline bir bakın..

Bugün Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde.. 10 dosyadan..

İstanbul Adliyesi’nde 4 dosyadan.

Ankara Adliyesi’nde, diğer illerdeki adliyelerde de tahminen (“Tahminen”diyorum çünkü artık ipin ucu hepten kaçmış durumda) 10 dosyadan..

Yargılanıyoruz..

Bir fikir edinmeniz için.. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde duruşması olan dosyalarımız hakkında kısa bilgiler vereyim..

FETÖ’nün “basın özgürlüğü” konusunda oluşturmak istediği algı hakkında ne durumdayız, takdir edin..

İlk müştekimiz, Zekeriya Öz.

İsim benzerliği yok.. Bildiğiniz o meşhur savcı..

Adamı üçüncü defadır savcılıktan ihraç ettiler..

Ama yaptığı şikayet sebebi ile biz yargılanmaya devam ediyoruz.

Ne denilmiş, kendisine?

“Ağa kesesinden Dubai’de sefa süren.. ‘Ali Ağa’nın beslemesiydi”.

Yalan mı?

Dubai’deki gezisi için de, önceki gün HSYK tarafından üçüncü defa meslekten ihraç edilmedi mi?

Edildi. Ama.. 

Açmış davayı, sürüyor..

Ne yapalım, biz de buradan, kendisine selamlar yollayalım!

Muhterem annesine de..

“Nerden çıktı annesi” diyeceksiniz..

Hiiiç.. 17 Aralık’ın hemen sonrasında.. Neyin ne olduğunun tam netleşmediği.. Zekeriya Öz için “meslekten ihraç” gibi iddiaları kimsenin ağzına bile alamadığı..

En kabadayı cezanın, “görev yeri değişikliği” olduğu günler idi.

O tarihlerde, cevval FETÖ’cü gazeteciler, yememiş içmemiş.. Zekeriya Öz’ün Bursa’daki annesine gidip, oğlunu sormuşlardı.

Ne desin annesi..

“Benim oğlum avantacı” mı desin?

“Ona buna çamur atmak için, yemeyeceği nane yoktur” mu desin?

Her anne gibi..

O da..

“Ben oğluma helal süt emzirmişim. Onun hatası yoktur” demişti..

FETÖ’cü ve FETÖ’den çarklı gazetelerde hemen manşet..

Şimdi görüyoruz, o Zekeriya Öz’ü..

Annesine sözümüz yok..

O; gerçekten helal süt emzirmiştir de..

“Helal süt” çocukluğunda kalmıştır.

Büyüyünce.. Haramlar da, çifter çifter yutulmaya başlanmıştır..

Ki.. Aylardır yurtdışında.. Kaçak olarak yaşıyor..

Yabancı istihbarat örgütlerinin oyuncağı olmuş.. Ülkesine dönemiyor..

Birinci dosyamız: Zekeriya Öz.

Avukatı da Ulvi Murat Atabay..

Zekeriya bildiğiniz gibi arazi de.. Bakalım avukatları teşrif edecekler mi, duruşmaya.

İkinci duruşmamız.. 

Ekrem Dumanlı ile Bülent Lezzet ikilisinin şikayeti ile açılmış.

Hasan Karakaya ağabeyin, “Fetullah Gülen bağımsız mı ki, Zaman bağımsız olsun” başlıklı yazısı sebebi ile..

Şikayetçimiz Ekrem Dumanlı da kaçaklardan..

O kaçak.. Biz yargılanmaya devam ediyoruz.

Sıra geldi İdis Bal’a..

Hani şu, Hakan Şükür ile birlikte AK Parti’den istifa edip..

Kuracakları parti ile iktidara gelme hevesine kapılan bilim adamı, milletvekilimiz!.

Çoktan unuttunuz, kendisini değil mi?

Bazen kızıyorum bu davalara ama..

Çoğu defa, “Bu davalar olmasa.. O ibretlik olayları unutacağız. İyi ki açıyorlar bu davaları. Unutturmuyorlar bize, o yaşanan rezaletleri”diyorum..

Bu anlamda.. İdris Bey de.. İyi ki şikayetçi olmuş bizden. Kendisini hatırlamış olduk. O “afra tafra”larını hatırlamış olduk..

Şimdi adının sanının unutulduğunu.. Kimsenin kendisinden iki satırla bile bahsetmediğini..

Bu vesile ile hatırlamış olduk.

Bizi tanımayanlar, diyecekler ki, “Kim bilir ne küfür etmişsinizdir.. Durduk yerde niye dava açsın ki?”

Yazayım denileni, nasıl bir Türkiye’de yaşadığımızı siz de görün..

Hafta sonları yayınladığımız bulmacalardan birisinde..

“Partisine ihanet eden AK Parti milletvekili” diye sormuşuz. Cevabı da“İdris Bal” imiş.

AK Parti iktidarını despotlukla suçlayan, basın özgürlüğünü kısıtlamakla suçlayan bu muhaliflerin eline kimse düşmeyegörsün..

Bakın, “partisine ihanet eden” isnadı için bile..

4 yıl hapis cezası istemi ile..

Yargılama yaptırıyorlar..

Sırada TMSF tarafından bilahare el konulan Bank Asya’nın şikayeti...

FETÖ suçlaması ile öğretmenlikten atılan Semra Yıldız’ın adına Aktif Eğitimciler Sendikası’nın açtığı dava...

BDDK’da görev yaparken hakkında haber yaptığımız, bilahare ise FETÖ isnadı ile görevden el çektirilen Ozan Cangürel’in şikayeti..

MİT TIR’ları ile ilgili operasyonda görev alan, 15 Temmuz’dan sonra meslekten ihraç edilen savcılardan Mustafa Sırlı’nın davası..

FETÖ’cülerin çeşmesine su taşıyanlardan Levent Gültekin’in yaptığı şikayet..

Bunların hepsini not edip, es geçelim..

İçimi çok acıtan Mustafa Karadağ’a gelelim.

Kendisi, Ankara hakimi.

Danıştay kararına rağmen, başörtülü avukatları duruşmaya almayan, yasakçı bir hakim..

Biz onu şikayet edeceğimize..

Türkiye onu şikayet edeceğine..

80 milyon ondan davacı olacağına..

O bizi şikayet etmiş, yargılanıyoruz..

Düşünebiliyor musunuz?

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, başörtü aleyhine kararlar verdiğinde..

“Yargı kararı var. Biz bir şey yapamayız. Yargı kararını uyguluyoruz”diyerek, başörtülü öğrencileri okula almayanlar. Başörtülü avukatları duruşmalara almayanlar içinden..

Danıştay’ın yasakçılığı sona erdiren kararına rağmen.. 

Başörtülü avukatları yine duruşmaya almayan hakimler oldu..

Biz de haberini yapınca..

“Hakaret edildi” deyip, şikayet ettiler..

Çok değil, iki sene önceki olaydan bahsediyorum..

“Şortlu kıza tekme” sebebi ile Türkiye’yi ayağa kaldıranlar..

Başörtülü avukatları duruşmaya almayan bu hakim hakkında.. İki satırlık bir protesto açıklaması bile yapmamışlardı.

Onları bıraktık. Biz haber yaptık diye..

Yargılanmaya devam ediyoruz.

Şikayetçi miyiz?

Allah korusun..

Onlar görevlerini yapıyorlar.. 

Biz de görevimizi yapmaya çalışıyoruz.. Çalışacağız!

Ali Karahasanoğlu/YeniAkit-27 Eylül 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69