Bütün gücüyle ERDOĞAN'a saldıracak. En büyük saldırı daha gelmedi.

- Bu haber 11481 kez okundu.

Bütün gücüyle ERDOĞAN'a saldıracak. En büyük saldırı daha gelmedi.

 15 Temmuz'u daha çok konuşacağız.

Herkes pek çok soru soracak. Çoğunun cevabını tarih verecek. Elbette şu anda ekranlarda yer tutan ama hiç konuşmayanlar var. Özellikle cemaatin içinden gelip bir şey söylemeyen çok... Bunu da anlamakta zorlanıyorum.

Çok şey bildiklerini bildiklerim susuyor. Hiç isim veren yok!

İlişkileri aralayan yok! Perde arkasına seyahat ettiren yok!

Askerlerde de durum aynı!

Önemli bir PAŞA göreve gelmeden önce önemli komutanlarla yani arkadaşlarıyla yemin etti. El üstüne el konularak edilen yemin sonrası biri hariç herkes sözünü tuttu.

Ama O, yeminden uzak durdu.

KARİYERİ tercih etti. İstediği koltuğa oturdu. Arkadaşları şaşırdı. Askerde yeminden dönülmesi pek alışık olunan bir durum değildi. Ama o komutan herkesi kenara itip yürüdü. Geldiği makam da tartışıldı.

Kimseyi pek mutlu edemeden de gitti. Ama PARALEL ile ilgili olarak yaptığı pek bir şey de yoktu... Şimdi o da PİŞMANLIKTAN söz ediyor... Aslında bu yıkımda kendisine büyük pay düşüyor. Belki bunu da günün birinde çıkıp açıklar!

Neyse...

Takip edenler hatırlar. Kaç zamandır cemaate seslenip "Arkadaşlar sizikullanacaklar. Sonra da kenara atacaklar..." dedim. Anladılar mı bilemiyorum... Ama ulaşmak için çaba harcadım. Geldiğimiz yer belli. Onların da nerede oldukları ortada.

Sizinle bir şey paylaşayım...

17 ARALIK'tan bir süre önceydi.

ANKARA'dan etkili bir grup geldi. Benimle görüşmek istiyorlardı. Israrları büyüktü.

İstenilen yere gitmeyi kabul ettim. Önemli şahsiyetlerdi hepsi. Açık davrandılar.

Konuyu Gülen'e getirdiler. İçlerinden biri çok tedirgindi. Sesini alçaltarak "Ergün Bey Ankara'da kaset furyası başlayacak.

Kimse cemaatle başa çıkamıyor. Hepimizi bitirecekler... Sizce bunun sonunda ne olur?

Nasıl kendimizi koruruz?" diye fısıldadı...

Ben gülümsedim. Tedirginliği daha da arttı. Hepsi ANKARA'da etkili makamlardaki insanlardı.

"Merak etmeyin!" dedim ancak daha çok paniğe kapıldılar... Sonra etkili bir tonla "Sakin olun, karşınızdaki adamlar asla ve kat'a kasetle gelmeyecekler.

Kasetle alacakları bir sonuç yok. Neden korktuğunuzu da anlamıyorum..." diye giriş yaptım...

Bana en uzak oturan kişi "Hayır kesinlikle gelecekler. Kasetle bizi de Ankara'yı da dağıtacaklar!" şeklinde keskin bir ifade kullandı... Ben de "Bu kadar eminseniz bana neden soruyorsunuz anlamadım" diye cevap verdim... Suskunluk oldu...

Asistanıma çantama koymasını söylediğim bir gazete nüshası vardı. Aylar önce İNGİLİZ MEDYASINDA çıkan bir haberdi. Haberde yanlış hatırlamıyorsam Ali Babacan ve Mehmet Şimşek dışında herkesin DİNLENDİĞİ anlatılıyordu.

Uluslararası bir toplantıda sadece bizim iki bakan dinlenmiyor, geri kalan kim varsa hepsi kayıt ediliyordu. Pek çok ülkenin temsilcisi yani...

Gazeteyi uzattım. Bir şey anlamadılar.

Bekledim, tepki gelmedi.

Bunun üzerine "Beyler İNGİLİZ İSTİHBARATI BÜTÜN TÜRKİYE'Yİ

DİNLEMİŞ VE KAYIT ETMİŞ.

BAKANLAR KURULUNU

DAĞITACAKLAR. HEDEF BAKANLAR ve TAYYİP BEY! Bunu da kasetle yapmayacaklar. TAPE'lerle gelecekler..." dedim. O gün ne kadar etkilendiler bilmiyorum. Ama 17 ARALIK yaşanınca hepsi teker teker geldi!

Şaşkınlıkla karışık hayranlık duyuyorlardı.

Gülümsedim. Olaylara GENİŞ BAKMAYI beceremiyorduk. Hep kişisel bakış açısıyla yürüyorduk. Bunu da iyi bildikleri için bizi sarsmaları zor olmuyordu. Özellikle DUYGULARIMIZI işe karıştırıyorduk.

Burası defomuzdu!

Bunu neden anlattım peki?

Açıklayayım...

Birkaç yıl önce LONDRA'da çok özel bir toplantı yapıldı. İçinde LORDLAR'ın olduğu... O toplantıya iki gazeteci de katıldı.

İsimlere gerek yok. Onlar kendilerini bilirler.

O toplantıda cemaate büyük destek veren ve büyümesinde önemli rol alan bir LORD da bulunuyordu. Özel misafirlerin olduğu masada ayağa kalkan LORD şunları söyledi:

"Gülen'in okullarını İngiliz okulları olarak görmek istiyoruz. Biz gereken desteği fazlasıyla verdik. Ama onlar attığı her adımda bizim kazanmamızı engelledi. Yani verdiğimiz desteğin karşılığını alabilmiş değiliz. Eğer bu böyle sürerse İNGİLTERE kendisi için DOĞRU ADIMLARI atacaktır..." O masadakiler ne düşündü bilemiyorum.

Ne anladılar kestiremiyorum. Ama İNGİLİZLER DÜĞMEYE BASMIŞTI! Ve bunu 15 TEMMUZ GECESİ ÇOK NET GÖRDÜM. Hatırlayın 15 Temmuz için İngiliz-Amerikan ortak yapımı dedim...

Bizde anlaşılmayan buydu! İngilizler'i tanımıyorduk. Kafalarının nasıl çalıştığını bilmiyorduk. Bırakın bu adamları anlamayı "Gülen, CIA'yı da kandırıyor..." diye inanan çoktu... 15 Temmuz buydu! İngiliz aklının kendisine hizmet etmediğini düşündüğü bu yapıyı ortadan kaldırmasıydı. Kiminle?

TÜRK ASKERİYLE... Nasıl? Bizim vergilerimizle alınan silahlarla...

Bizim çocuklarımızın parasıyla, gönlüyle, enerjisiyle, fedakarlığıyla ve inancıyla kurulan yapı bize karşı kullanılıyor ve sonunda yine bizim çocuklarla yıkılıyordu!

Oyun buydu! Cemaat MÜSLÜMANLAR'ı FAİZLE barıştırmıştı.

Görevini tamamlanmıştı. Artık yapacak bir şeyleri yoktu. Gidilecek her yere gidilmiş, söylenecek her söz söylenmişti... Başka bir senaryo devreye girecekti. Burada cemaat yoktu. Bunu da LORD o gün söylüyordu...

Aslında her şey apaçık ortadaydı. Sadece görenler görüyordu. Biz uyarıyorduk, kızıyorlardı. Yoksa bizim bir kastımız yoktu.

Ama düşünceye kadar kimse gerçekleri görmek istemiyordu. Şimdi bu yapı yani cemaati kenara alan organizasyon bir süre sonra bütün gücüyle ERDOĞAN'a saldıracak. En büyük saldırı daha gelmedi.

Hazırlıklar bunun için!

Bu nedenle 15 Temmuz'u daha sonra, yani planları hedefe ulaşınca anlayacağız. Erdoğan gitmeden hiçbir şeyi göstermeyecekler bize. Bakın 15 Temmuz darbe gecesine! O kadar cevapsız soru var ki! O kadar zaman çelişkisi var ki! O kadar karışık ifadeler var ki!

Devam...

CIA şimdiye kadar onlarca darbe yaptı.

15 Temmuz'da çakıldı. Yunanistan'dan Endonezya'ya kadar her yere gittiler ve devirdiler...1980 önemli bir adımdı CIA için!

Hedeflenen DARBEYİ kim gerçekleştirirse önemli HEDİYELER alırdı. Paul Henze, 1980 yılında Türkiye'deki darbe girişimini organize eden kişiydi. CIA'nın en önemli isimlerinden olan Paul Henze, Başkan Jimmy Carter'a, "Bizim çocuklar başardı" derken Türk ordusundaki Amerikalı generalleri kastediyordu. Aynı şekilde onlara destek veren işadamlarının önünü açıyordu.

EKONOMİK İKLİM DEĞİŞECEKTİ. Asker ne için geldiğinin farkında bile değildi...

Peki Paul Henze'ye ne oldu biliyor musunuz?

Başkan Carter ÖZEL ARACINI Henze'ye verdi. Bu ABD tarihinde görülmüş bir şey değildi. Ama oluyordu. Peki başarılı olanlar ödüllendiriliyordu da başarısız olanlara ne oluyordu?

Bunu da 3 ay içinde göreceğiz...

Daha kimin kimi kullandığını tam olarak bilmiyoruz. Darbecilerle yola çıkanlar ile yolda bırakanları bilmiyoruz! "Darbeciyim ama cemaatçi değilim!" diyen askerler ne demek istiyordu? Bunları da bilmiyoruz.

Öğreneceğiz... Yakında...

Türkiye'de görevli AMERİKALI DİPLOMATLAR (belki de John BASS), Amerikan üslerinde görev alan askerler, Amerika ile derin ve sarsılmaz bir bağ içinde bulunan işadamları... EN GEÇ 3 AY İÇİNDE BUNLARA FATURA ÇIKACAKTIR...

Eğer 3 ay geçmişse ve hala kesilen bir fatura yoksa Amerika'nın yapacak bir şeyi kalmamış demektir. Ya da BU KEZ TEK BAŞINA kendisi gelecektir...

Ama KÜRESEL SERMAYE Washington'u da esir aldı. Bunu en iyi eski BAŞKAN CARTER anlattı: "Şimdi olsa bırakın BAŞKANLIĞI aday bile olamam.

Param yok çünkü..." ABD eski ANKARA BÜYÜKELÇİSİ James Jeffrey ne demişti?

"...ancak demokratik bir sistemi yıkıp yerine gizli bir teşkilatı iktidara getirmeyi amaçladıkları açık..." Yani "Eğer 15 TEMMUZ başarılı olsaydı İLLÜMİNATİ İKTİDARA GELECEKTİ" diyor...

Doğru!

Peki gelmediler ne oldu?

AMERİKAN KARŞITLIĞI YÜZDE 95'e çıktı! Kim kaybetti?

Cemaat ve bünyesinde bunu yeşerten ORDU! Ne kazandılar?

SİYASAL İSLAM'ı bitirecek iklimi buldular... Zaten asıl bundan sonra geleceklerdi... "Fırtına dinsin" diye bekliyorlar... 



NOT: Bir akıl hem Amerika içindeki hem bizim içimizdekilerle bir taşla birkaç kuş vurdu... İngiliz Büyükelçi ne demişti:

"Darbeni arkasında İngiltere yok ama Amerika da yok..." ŞAKA GİBİ değil mi?



Ergün Diler/Takvim--17 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet 4 ay önce

ne yani İngiltere ile ABD birbirleri ile çalışırken ,sen gerizekalı bir şey yapamadın diye tokatlıyormuydu yani ABD yi ? yada kılıçmı çektiler kardeşler arası ve döğüşürken kardeşler ortalığımı dağıttı döktü bilinçsizce mi demek istiyorsun ? 2 anlam var 2 sinide söylüyorsun yazıda hocam ... hangisi doğru bu dediğim mi ? yoksa CİA eline yüzünemi bulaştırdı ?

banner70

banner69