Bölgesel güç savaşları: Rusya ve Türkiye

- Bu haber 4096 kez okundu.

Bölgesel güç savaşları: Rusya ve Türkiye

 Sevgili dostlar ülke olarak çok zor zamanlardan geçiyoruz. Böyle zamanlarda herkes birinin kulağına bir şeyler fısıldar ve bu kıyamet öncesi Sur’a benzer; herkes sağır olur. Tam da bu zamanda Uluslararası arenada yaptığınız her hamlenin içeride bir yansıması olacaktır şüphesiz! Bu bağlamda bakıldığında Türkiye’nin son zamanlarda hem Suriye hamleleri hem de Güneydoğu’da PKK’ya karşı yapılan operasyonlardaki başarılar ve kararlılık “Kaos Düzeni”nin mimarlarının işine gelmedi. Tam da Birleşmiş Milletler görüşmesi vs. gibi önemli konuların görüşüldüğü bir zamanda Ankara’da patlayan bomba gayet önemlidir. Üstelik Başkentimizin güvenlik çemberi olarak bilinen bölgede patlatılması daha da önemli!

Burada özellikle işin psikolojik boyutu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bombanın patlatıldığı yer itibari ile Türkiye’de bir güvensizlik ortamı ve kaos ortamı oluşturmakta amaçlanmıştır. Çünkü yukarıda da dediğimiz gibi Genelkurmay dâhil olmak üzere Kuvvet komutanlıklarına ve TBMM’ye yakın bir yerde yani Başkentimizin güvenlik çemberi olarak bilinen bölgede patlatılması insanlardaki algıyı “Efendim bu ne yahu! Devlet zaaf içinde. Güvende değiliz. Burada bomba patlatan her yerde patlatır.” gibi sözler ve endişeli tavırlar ile sarmayı istemektedirler.

Bombanın patladığı yer itibari ile (Genelkurmay, Jandarma, Hava, Kara ve TBMM’ye yakın olması) direk Devlet’in kendisine bir mesaj olduğu gayet açık. Patlamada gayet muhtemeldir ki taşeron bir Terör Örgütü olan PKK ve onun hamisi Rusya’nın bir parmağı olduğu muhtemel iddialar arasındadır. (Her ne kadar yalandan da olsa kınama yaptıysa da!) Rusya, son zamanlarda yaşanan uçak krizi başta olmak üzere, Türkiye’nin Suriye politikası ve bazı hususlardan gayet rahatsız olduğunu açıkça sürekli ifade ediyor. Geçtiğimiz kısa zaman zarfında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Ukrayna ziyareti başta olmak üzere Kırım’ın önemli temsilcileri ile görüşmesi ve bu görüşmelerden sonra basına ısrarla Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması yönünde demeçler vermesi ve Rusya’ya uyarı mahiyetinde sözler söylemesi sonucu: Gelen iddialara göre Putin’in özel ekibi ve taşeron terör örgütü PKK tarafından Ankara eylemi planlanmış ve uygulanmıştır. FSB, Türkiye ve ABD topraklarında gizli askeri operasyonlar yapmak için Rus Meclisi üyelerine bir öneri raporu sundu. Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) yakınlığıyla bilinen ‘Your news wire’ adlı haber ve istihbarat sitesinde yer alan habere göre Putin’in direktifiyle hazırlanan ve akıl almaz iftiraları gerekçe gösteren rapora göre ‘gizli ordu’ diye tanınan, GRU'ya (Rus Askeri İstihbaratı) Rus özel operasyonlar birliği ‘Spetsnaz’ komandolarına Türkiye topraklarında gizli operasyon yapılması için kanuni yetki verilmesi isteniyor. Spetsnaz birlikleri dünyada kanlı sabotaj, stratejik merkez ve askeri karargâhlara saldırı, terör örgütlerini destekleme gibi faaliyetleriyle biliniyorlar. Rusya askeri istihbarat birimine bağlı çalışan Spetsnaz daha önce Afganistan, Pakistan ve Beyrut’ta çok sayıda sivilin hayatına mal olan operasyonlarla adını duyurdu. Ortadoğu’da da şuan da faaliyette olan ve Suriye’de özel bir birlik bulunduran Spetsnaz komandoları gayet önem teşkil etmektedir. İzin çıkması halinde daha önce de Ukrayna gibi ülkelerde görev alan gizli ordu üyeleri Türkiye’de kaosa sebep olacak eylemler planlayacak ve uygulayacaktı.


Peki, Rusya’nın özellikle bahsettiğimiz bu özel timinin amaçları ve Türkiye üzerindeki hedefleri nelerdir? İşte burası çok önemli… Bu özel ekip bizzat Putin tarafından oluşturulmuştur. Burada amaç hem Psikolojik savaş, hem etkili suikastlar hem de destek verilen taşeron örgütler vasıtası ile eylemler yapmak/yaptırmak… Bu ekibin Rusya ile yaşananlardan sonra hedef ülke olarak Türkiye’yi seçmesi ve bu konuda çalışma yapması bize gelen iddialar arasındadır. Lakin zaten Türkiye’de hem PKK’dan hem de Suriye İstihbaratı El-Muhaberat ajanlarının oluşturduğu hücre evlerinden büyük destek almaktadırlar. Bu sayede eylemler konusunda sıkıntı çekmedikleri gibi rahatça hazırlıkta yapabiliyorlar.

Ayrıca Rus uçağının düşürülmesinden sonra art arda seri bir şekilde yaşanan şu olaylara dikkatinizi çekmek isterim:

1) Rusya ilk cevabı Azerbaycan operasyonu ile verdi:

Biliyorsunuz ki bu uçak hadisesinden sonra Azerbaycan sürekli olarak Türkiye’ye destek mesajları vermiş ve Doğalgaz konusunda da anlaşma yapmak için kolları sıvamıştı. Lakin Azerbaycan’ın bu hamlesi sonucu Hazar Denizi'nde Azerbaycan'a ait petrol platformunda çıkan yangın sonucunda 32 işçi hayatını kaybetti. Yangının bir kundaklama olayı olduğu belirtildi lakin daha sonra Rusya’nın baskısı sonucu olay kapatıldı.

2) İkinci cevabı Hendek savaşlarında PKK'yı destekleyerek verdi:

Özellikle Türkiye’nin Güneydoğusunda yaşanan Hendek savaşları da uçak krizinden sonra ortaya çıkmış ve şiddetlenmiştir. Bu bağlamda çatışma yerlerinde pek çok Sırp keskin nişancısı da olması bazı şeyleri daha iyi temellendirmeye yardımcı oluyor. Malum Tarihten beri Rusların sadık tetikçiliğini Sırplar yapmıştır.

3) Üçüncü cevabı ise hacker saldırıları ile verdi:

Bu olayda da hatırlarsanız Türkiye’nin stratejik kurumları hedef alınarak siber saldırılar yapıldı ve özellikle bazı bilgilere ulaşmak için epey saldırı oldu.

4) Ve dördüncü cevabı bugünkü Ankara bombaları ile verdi:

Bu hususta da üste bahsettiğimiz olaylara ve yapılanlara bakmak yeterlidir. Bu patlatılan bomba Devlet’e bir mesaj niteliğindedir. Suriye’den uzak dur. Türkmenlere sahip çıkma ve PYD kontrolünde oluşturulan güvenli bölgeye karışma…

Evet, sevgili dostlar mesajlar ve yaşananlar gayet açık ve net! Taşeron PKK veya IŞİD fark etmez arka planda Rusya vardır. Dikkatinizi çekerim bu dört madde son iki buçuk ay içinde seri şekilde oldu…

Ve son söz: ‘’ Kimin bir hesabı varsa, Şüphesiz Allah’ın da bir hesabı var. Allah daha Nurunu tamamlamadı’’

Koray Kamacı.Haberkıta.19 Şubat 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.