Aydın Doğan’ın vergi kaçakçılığı davası 6 yıl nasıl gizlendi?

- Bu haber 4794 kez okundu.

Aydın Doğan’ın vergi kaçakçılığı davası 6 yıl nasıl gizlendi?

 Bir ricam var..

Bugünkü manşetimizi..

Öylesine bir haber olarak görmeyin..

Okuyup geçmeyin..

Not edin..

Değişik boyutları ile..

Üzerinde onlarca yüksek lisans, doktora tezleri yapılacak bu haberi değişik boyutları ile hep aklınızda tutun..

Manşetimizi niçin önemsiyorum?

Medyanın gücünü göstermesi açısından önemsiyorum..

“Utanmazlığın zirvesi”ni gözler önüne serdiği için önemsiyorum..

Medyada dürüstlük abidesi nice kalemlerin, “patronları” söz konusu olduğunda nasıl “üç maymun”u oynadıklarını göstermesi açısından önemsiyorum..

Bir yandan yargının “içler acısı” halini göstermesi açısından önemsiyorum.

Bir yandan, her şeye rağmen, “Ankara’da hakimler var” dedirttiği için önemsiyorum..

Paralel Yapı’nın ne kadar ilkesiz olduğunu göstermesi açısından önemsiyorum..

“Manşetin önemi”nin tanıtımını bırakıp..

Öze gelelim..

2004-2007 arasında.. Aydın Doğan şirketlerinin, yurtdışından mal alımlarını direkt yapmaları gerekirken.. Yurtdışındaki naylon şirketlerle yapması hususu..

Daha önce..

Küçük yatırımcıyı zarara uğratma sebebi ile gündeme gelmişti.

Bu konu uzun uzun medyada da tartışıldı..

Ama manşetimizdeki davadan..

Türkiye kamuoyu, ilk defa bugün haberdar oluyor..

Düşünebiliyor musunuz?

Türkiye’nin en büyük medya patronunun damadı ve üst yönetimi hakkında.. 2009 yılında vergi kaçakçılığı suçlaması ile..

(Suçlamayı aynen tırnak içinde vereyim: “faturaların VUK’un 3/B maddesi anlamında gerçek bir mal alım-satımına veya hizmet ifasına dayanmadıkları, böylelikle ‘sahte belge’ niteliğinde oldukları belirlenmiştir.”) 

 İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, 5 ila 8 yıl arasında hapis cezası istemi ile dava açılıyor..

Dikkat buyrun..

Yıl 2009..

Ve bugün 2016’dayız..

2009’daki davadan, ilk defa kamuoyu bugün haberdar oluyor..

Heyyy..

Gazeteciler..

Heeyy.. 

MİT tır’larını didik didik edenler..

Heeeyy. 

Karaman’daki lojmandan yurta kadar her ayrıntının ayrıntısını 80 milyona ezberletenler..

Türkiye’nin en büyük medya patronunun damadı.. Sahte belge ile vergi kaçırdığı için yargılanıyor..

Ruhunuz duymuyor..

Belki de duyuyor..

Yazmaya yüreğiniz yetmiyor..

2010 yılında..

Yine aynı gerekçelerle..

Yine Doğan’ın damadı ve üst düzey yöneticileri için.

Yine “sahte belge kullanarak vergi kaçırdıkları” için.

3 ila 5 yıl arasında hapis istemi ile bir dava daha açılıyor..

İş, damatla ve üst düzey yöneticiler hakkındaki bu iki dava ile bitse, yine iyi.

2011 yılında da.. 

Bu sefer Aydın Doğan, damadı ve üst düzey yöneticileri hakkında..

Yine “sahte belge kullanarak vergi kaçırdıkları” için.

3 ila 10 yıl arasında hapis cezası istemi ile dava açılmış.

Yine gazetecilerin ruhu duymamış.

10 liralık geç ödenen vergileri, saatlerce haber yapan, sayfalar dolusu haberlere konu edinen büyük büyük gazetelerimiz.

Tek satırlık haber yapmamışlar..

Ve bu habersizlikten bilistifade..

Mahkemeler üç davayı da..

“Beraat” ile sonuçlandırmışlar..

Dosyalar gelmiş, Yargıtay 19. Ceza Dairesi’ne..

Ve üç beraat kararı için de..

Yargıtay 19. Ceza Dairesi..

Zehir zemberek gerekçelerle..

Doğan Grubu yöneticilerini yerin dibine batıran gerekçelerle..

Beraat kararlarını bozmuş!

Aydın Doğan ile ilgili karadaki gerekçeyi de size aktarayım: “ .. birden fazla sahte belgeleri  (faturaları) yönetici oldukları şirketlerin ticari defterlerine kaydederek kullanmak hareketiyle gerçekleştirdikleri fiillerinin, ... her şirket yönünden ayrı suç olmak üzere ve zincirleme şekilde oluşturduğu hususu dosya kapsamındaki tüm delillerle sübuta erdiği halde, ..”

Kararın tarihini de vereyim..

10 Aralık 2015..

Bu karar verileli..

5 ay olmuş..

Türkiye bu karardan da haberdar değil..

Şimdi buyursun

Türkiye’nin anlı şanlı gazetecileri söylesinler..

Böyle gazetecilik olur mu?

Türkiye’nin en büyük medya patronu hakkında..

Sahte belge kullanarak vergi kaçakçılığından ceza davası açılacak..

Ve bu davalar..

6 yıl boyunca..

Türkiye gündeminden kaçırılacak..

Birileri basın özgürlüğü diyordu değil mi?

Burada görülüyor işte..

Özgürlük ne imiş?

Patronun davasını gizlemek..

Patronun rakiplerinin.. Dindar siyasetçilerin.. Dindar yöneticilerin.. Ayakkabılarının altındaki küçücük pisliği de.. Dev aynasında büyütüp, onları linç etmek..

Ali Karahasanoğlu/YeniAkit 16 Mayıs 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69