Artık en büyük düşmanımız ABD

- Bu haber 18451 kez okundu.

Artık en büyük düşmanımız ABD

 Amerikan rüyasının sonu mu

Türkiye ve ABD arasında 1950’lerde başlayan ve giderek “stratejik dostluğa” dönüşen yakın ilişkilerin sonuna mı gelindi? Türk Amerikan ilişkileri yol ayrımında mı? İki ülke arasındaki ipler kopuyor mu?

Siyasete ve devlete yön çevren etkili çevreler, Türk-Amerikan ilişkilerinin kolay kolay sarsılmayacağını düşünüyor. Ankara’da, iki ülke arasındaki ilişkilerin konjonktürden kaynaklanan bir sarsıntı geçirdiği ancak ABD’deki seçimlerin ardından taşların eski yerine oturacağı görüşü hâkim.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamalarına bakıldığında devlet aklının pek bu kadar iyimser olmadığı görülüyor. Zira Fırat Kalkanı, terör örgütüne karşı değil, bu örgütün arkasındaki ABD’ye karşı yapılan hamle. Güney sınırlarımızda ÖSO destekli başlatılan operasyonlar, ABD'nin bölgedeki planlarına set çekmek içindi. Türkiye’nin Musul üzerinden Misak-ı Milli'yi hatırlatması da benzer şekilde ABD’nin bölgeyi Türkiye’ye rağmen ve Türkiye aleyhinde şekillendiremeyeceği mesajını içeriyor.

Başika krizi bu yüzden patlamadı mı? Bağdat rejimi daha bir yıl önce bizzat davet ettiği Türkiye’yi, ABD’nin telkinleriyle “işgalci ülke” ilân etti. Türkiye’yi Musul operasyonunun dışında bırakmak isteyen Irak ve İran değil, doğrudan ABD’dir. ABD’yle ilişkilerin daha fazla gerilmesini istemeyen çevreler genelde Başika krizinde İran faktörünü öne çıkarmayı tercih ediyor; ama bilinmeli ki, ABD istemeden ne Irak, ne İran Türkiye’ye karşı tavır alabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD’nin Musul’a Şii Haşdi Şaabi milislerini sokma çabasına restle karşılık vermesi, “gelecekleri varsa görecekleri de var” demesinin karşılığı, bu kez PKK’nın Kerkük’e sokulması oldu.

ABD’nin dışında PKK’yı kim, hangi güç Kerkük’e sokabilir? ABD, İran ve Irak devletleri ile birlikte ve bu devletlerin üzerinden kontrol ettiği Şii Haşdi Şaabi ve PKK/PYD güçleriyle Ortadoğu’yu yeniden şekillendirirken, Türkiye’nin etrafını da ateş çemberiyle kuşatmaya çalışıyor.

Türkiye’nin bunu görmezden gelmesi elbette mümkün değil. ABD’nin bir yandan FETÖ ile devleti içeriden çökertmeye çalışması, diğer yandan PKK ve DEAŞ terörünü Ankara’nın üzerine salması görülmeyecek türden hareketler değil.

Bu nedenle Amerikan rüyasının sonuna gelindi; yarım asrı geçen “stratejik dostluk” dönemi kapandı. Türkiye’nin gördüğü zaten başkalarının rüyasıydı. ABD’ye hâkim olan küresel gücün Türkiye ile ilgili planları değişmediği sürece iki ülke arasındaki iliş

Kurtuluş Tayiz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69