ABD’nin “kara kuvvetleri”yle ilk temas

- Bu haber 4568 kez okundu.

ABD’nin “kara kuvvetleri”yle ilk temas

 Cerablus’a müdahale, Türkiye’yi güney sınırından kuşatma planlarını boşa çıkarmayı amaçlıyor. 9-10 ay gibi bir süre bu operasyonun ertelendiği ya da engellendiği düşünülürse, Ankara’nın Cerablus hamlesi daha iyi anlaşılabilir.

PKK’nın hendek terörü, Rus uçağının düşürülmesi ve FETÖ’nün 15 Temmuz’da zirveye tırmandırdığı darbe/işgal girişiminin ana hedefi; Ankara’nın, güney sınırındaki oldu bittiye müdahalesini engellemekti.

Ankara kendini sınırlayan iç engelleri aşabildiği içindir ki, Cerablus’a yönelik operasyonu bugün gündemine alabildi.

Rusya yakınlaşması, bölgeye müdahale için gerekli koşulları sağladı. ABD’nin baştan beri bu operasyona karşı olduğu biliniyor. Bunun nedeni, Türkiye’nin hedefinde olan YPG’nin ABD’nin “kara kuvvetleri” içinde sayılan güçlerden biri olması.

ABD-PYD’nin askeri kanadı- YPG’yi yerel “Kürt güçleri” olarak tarif ediyor; Türkiye ise YPG’yi PKK’nın Suriye uzantısı-kolu olarak görüyor. Oysa Ankara’nın bu tarifi bile oldukça eksik; çünkü PYD, PKK’nın bizzat kendisidir. Bu örgüt ABD’nin 2003’teki Irak işgali esnasında PKK ile yaptığı temaslarda kuruluşu gündeme gelen, PKK yöneticilerinden Osman Öcalan’ın açıkladığı üzere, “ABD’nin talebi” doğrultusunda Kandil’de kurulmuş bir terör örgütüdür.

Kuruluşuna 2003’te Kandil’de karar verilen, örgütlendirilen, hazırlanan PYD, Suriye iç savaşı patlak verdikten sonra hazır silahlı zinde bir güç olarak sahneye sürüldü. Bölgedeki hiçbir gücün hazırlığı yokken PYD, hem siyasi hem silahlı bir güç olarak iç savaşa hazırdı. Daha işin başında rakip Kürt grupları bölgeden temizleyen YPG, bir anda koalisyon devletlerinin tek ve rakipsiz “kara gücü” haline geliverdi.

PKK’nın kuruluş hikâyesi de çok farklı değildi; silahlı “Kürt” partisi olarak piyasaya sürülerek bütün rakiplerini vahşice piyasadan süpüren PKK böylece “Kürt davası”nın da tek temsilcisi oluverdi.

PKK da, YPG de başından beri ABD himayesinde olan yapılar. Suriye’de DAEŞ ile meşruiyet kazandırılan YPG’ye yönelik herhangi bir yönelime en büyük tepkiyi ABD’nin vereceğinden kuşku yok. Yakın zamanda Esed’in bir YPG kampını bombalaması üzerine ABD’nin “Bizim güçlerimizi bombalıyorsunuz” diyerek tepki vermesi boşuna değildi; YPG demek zaten ABD demektir.

Bu nedenle Türkiye’nin Cerablus’a yönelik gerçekleştirdiği operasyondan rahatsız olanların başında ABD geliyor. Çok fazla belli etmese de ABD, operasyonun sınırlı tutulacağı umuduyla resmi olarak Cerablus’a müdahaleye sessiz kaldı.

Fakat Türkiye operasyonu kısa sürede tamamlayacağa benzemiyor, Cerablus’un yanı sıra Mare’yi de kontrol altında tutacak şekilde operasyonu sürdürüyor. YGP’nin Türk tanklarına yönelik saldırısının sebebi, bu operasyonun göstermelik olmamasının anlaşılmasından kaynaklanıyor. Bir askerimizin şehit düştüğü YPG saldırısı, ABD’nin bu operasyona ilişkin rahatsızlığının doğrudan yansımasıdır. Türkiye, ilk kez ABD’nin“kara güçleri” ile karşı karşıya geldi. Ve bu karşılaşmada Türkiye’nin YPG’yi vurmaktan çekinmediği görüldü.

Eğer Cerablus müdahalesi başarıya ulaşmazsa Türkiye’nin güney sınırındaki kuşatma durdurulamayacağı gibi baş aşağı gidiş de başlar. Sonrası Türkiye’nin toprak bütünlüğünün parçalanmasıdır ki, bunu söylemeye bile artık gerek yok.

Kurtuluş Tayiz/Akşam-29 Ağustos 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69