30 yıl önce

- Bu haber 734 kez okundu.

30 yıl önce

 BAŞIMIZA bela olan her olay, aslında birbiriyle iç içedir.
Zamanları ve mekanları farklı da olsa durum budur! PKK da, Paralel Örgüt de, YPG de, IŞİD de böyledir. Hepsinin bir kuruluş hikayesi ve amacı vardır. İşin kötüsü bunlarSIR da değildir! Ama duygu ile baktığımız için anlamakta ve intibak etmekte zorlanırız...
Oslo'nun sızması, 7 Şubat'ın yaşanması, 17 ve 25 Aralık'ta ülkenin üzerine kara bulut gibi çökmesi, GEZİ'nin patlaması, 15 Temmuz kabusu hepsi aynı akılın işi... Daha pek çok küçük ayrıntı bu büyük SAVAŞIN işaretidir!
ABD Başkanı Obama'yı gördünüz.
Çin'e gitti. G-20 zirvesi için. Uçağından inemedi. İndiğinde zaten çökmüştü. Bir güç ona hak ettiği karşılamayı yapmadı.
Ne merdiven verildi ne de protokollü karşılama... "Hangzhou" kentinde daha önce hiçbir ABD Başkanı'nın yaşamadığı bir ŞOKLA karşılaştı... Kırmızı halıyı arayan gözleri çaresiz kaldı.
Peki bu neden yapıldı? Kendisini izlemeye gelen gazeteciler niçin MAVİ BANDçekilerek uzaklaştırıldı? Bunlara kim karar veriyordu?
Buraya döneriz ama gelin eskiye gidelim...
Tarihler 1990'lardan önceyi gösteriyordu. Gülen, Türkiye'de daha bu kadar güçlenmemiş ve yurtdışına çıkmak zorunda kalmamıştı. Ama İzmir'de popülaritesi giderek artıyordu.
Etrafındaki insanların sayısı her geçen gün çoğalıyordu. Gülen gücünü artırdıkça kendisi ile yola çıkanları sırasıyla tasfiye ediyordu. Zaten benim anlamadığım bu isimlerle KÜRESEL BİR CEMAAT KURULAMAYACAĞI İDİ! Ama bunlarla gidiliyordu. Ta başından beri görmediğimiz ve bilmediğimi isimler işin içinde vardı. Bunlar GÜLEN'e, o da ekibine rotayı veriyordu. Gerçekten Gülen'in ekibinin bunları yönetmesi akılla izah edilemezdi. Zaten baştan beni en çok merak ettiğim "GİZLİ LİDER KİM?" sorusunun cevabıydı...
Umarım bunu da buluruz!
Neyse...
O tarihlerde Gülen kendisini bekleyen kalabalığın içerisine dalıyor. Elinde bir kağıt var. Herkes bakıyor.
Hareketleri öncekilerden daha hızlı. Ve yüzündeki ifade çok alışılmış değil. Dudaklarını kısarak etrafındakileri süzüyor ve şunları söylüyor: "Şu anda bana gelen habere göre 20 ülke bölünecek. Haberini aldım. Maalesef Türkiye de bu 20 ülkenin içerisinde..." Bu da SIR değil.
Neredeyse 30 yıl önce bunları söyledi.
Kimse NOT almadı. Kimse görmek ve duymak istemedi... Bu ilk değildi!
Yine bir gün BORNOVA'da vaaz verirken kürsüden kendisini pür dikkat dinleyenlere seslendi. Siyaset konuşuyordu. Oradakiler nefes almadan dinliyordu!
"Göreceksiniz yakında Sovyetler Birliği gümbür gümbür yıkılacak. Tarih değişecek. Hep birlikte bunu yaşayacağız..." Kısa bir süre sonra dedikleri olmuştu! Kitleler Gülen'in öngörülerini konuşuyordu. Ne derse oluyordu. Peki Sovyetler'i dağıtan kimdi? Putin'in savaşmaktan asla vazgeçmediği yapı kimindi?
Evet! Küresel Sermaye'nin... Yani Rothschild ve Soroslar'ın... Dünyanın belli başlı ailelerinin... Bu yapı ULUS DEVLETLERİ istemiyordu. Özellikle güçlü ve model olanları. Rusya ve Türkiye bunlar için hedefti. Para ile istihbarat ile darbe ile ayaklanma ile finans ile ülkeleri parçalıyorlardı. Para ve hizmetin sınırsız dolaşmasını istiyorlardı. Büyük devletler, SAVAŞ GİBİ BÜYÜK FELAKETLERE yol açıyor düşüncesiyle devletlerin büyüklüğünü değil paranın iktidarını parlatıyorlardı... Soros'un yaptığı devrimleri hatırlayın...
Gülen'in arkasında da aslında bu yapı vardı. BARONLAR sahip çıkıyor, kolluyor ve yaşatıyordu! PARANIN GÜCÜYLE ayaktaydılar... Amerika'da olması kafaları karıştırmasın!
Paranın Amerika kanadı bu örgütü besliyordu! Ama içindeki İNGİLİZLER'i kesinlikle unutmayın! Yoksa hiçbir şey anlama şansımız kalmaz!
Gülen'in 30 yıl önce söylediği "Bölünecek 20 ülke arasında Türkiye'de var!" sözlerini biz çok sonra kimden duyduk!
Evet! 2003'te ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'tan...
Arap Baharı ile her yer alt üst oldu.
Son problem SURİYE gelip sınırımıza dayandı hatta içeri girdi! Gülen'in söylediklerini yıllar sonra Rice'ın itiraf etmesi tesadüf olabilir miydi?
Elbette değildi! Bunu göremedik.
Operasyonu anlamadık. İNANÇLI BİR KİTLE yani cemaat devletine neden sızıyordu? Neyi ele geçirmek istiyordu?
Her Cumhurbaşkanı ve Başbakan yardımlarına koşmuşken! Özellikle Müslüman kimliğini öne çıkaran bir iktidar şimdi görevdeyken!
Amaçları bambaşkaydı. Ama Gülen bunu 30 yıl önce söylemişti. Biz anlamadık...
Gelelim Obama'ya...
Şu an Suriye'de İNGİLTERE'nin istemediği işler oluyor. Ve Londra Washington'a tepkili. Çin'in Obama'ya gösterdiği tepkinin asıl sahibi İNGİLİZİLER. Yani KÜRESELSERMAYE! "Suriye ve Irak'ın intikamı Çin'de alındı" diyen de var!
Gelelim 15 Temmuz'a... Kalkışmaya...
Hala daha darbenin liderini bilmiyoruz.
Kahvehaneye gelen bir grup askerin "Haydi darbe yapalım!" havasıyla anlatılıyor her şey. Durum bundan çok daha ciddi. Kimin kime ne söz verdiğini bilen yok. Darbe başlıyor ama yüksek rütbelilerden can kaybı yok! Karargahta silahlar konuşuyor ama komutanlar sapasağlam! Başarısız darbe girişiminin cezasını bilenlerin vermesi gereken tepki ortada yok!
Komuta katına açılan İKİ KAYAR KAPIDAN KİMLERİN GİRİP ÇIKTIĞI İLE İLGİLİ GÖRÜNTELER DE ORTADA YOK.
Ama asıl soru şu: Eğer Erdoğan alınsaydı darbenin lideri kim olacaktı?
Bilmiyoruz! Şu an için cevap yok!
Acaba DARBECİLER arasındaki koordinasyonsuzluğun başka nedenleri var mı? Para sahipleri şu an Amerika'da çok ama çok etkili. Başkanlık bile onların kontrolünde. Öyle görülüyor. "Amerika artık bir şirket" diyen de çok... 15 Temmuz yorumları için "PENTAGON ile CIA arasında ayrışma ve sorun çıktı. DARBEBAŞARISIZ oldu..." diyenler var...
Üzerinde düşünmeye değer bir analiz..
Bakıldığında karşımızdaki CEMAAT de olsa bir ALBAYLA DARBE yapmaz.
Pek çok GENERAL emirlerinde! Akıllıca değil. Acaba 15 Temmuz'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Pentagoncular ile CIA'cılar ayrıştı mı? Bu ayrışma ordunun bir bütün olarak sokağa çıkmasının önüne mi geçti? Emir komuta bu nedenle mi koptu?
Bilmiyoruz!
Ama kesin olan bir şey var ki ÖRGÜT başarsaydı iç karışıklık ve bölünme gelecekti... Bunu ben söylemiyorum 30 yıl önce Gülen söylüyor!
Bizim darbeler tarihimize baktığımız zaman PARAYI kullananların çok etkili işler yaptığını görürüz. 28 Şubat ve 1980 böyle... "15 Temmuz'un arkasında Amerika-İngiltere var" dedim. Daha ilk günden. Çünkü AMERİKA'nın Türkiye'yi kaybetmesi kendilerinin burada yok olması anlamına gelir. Bir tek Müslüman'la iletişime geçemezler. Bırakın Ortadoğu'da OYUN kurmayı, kurulan oyunları uzaktan bile izleyemezler...
Amerika bunu bilir! Ama buna rağmen içindeki bir güç AMERİKALI olarak İngiliz'i yanına alarak geldi.
Cemaat üzerinde AMERİKAN etiketi bulunan bir İngiliz ürünüdür! Bunu unutmayın. Soros Amerikalıdır! Ama İngiliz'dir! Uzaya gidip hayat kurmaya çalışan bir akıl böyle bir kalkışmayla AMERİKAN KARŞITLIĞININ TAVAN YAPACAĞINI BİLİR! Bilmek zorundadır...
Kendi içlerinde ne yaparlar görürüz.
Ancak Türkiye ile daha fazla sorun yaşayamazlar. Belki bugün yarın oraya sığınanASKERLERİ teslim etmekle işe başlarlar. Cemaat'in görevi Müslümanlar'ı kapitalist sistemle uyumlu hale getirmekti.
Ve Müslüman görünüşünü formatlamaktı.
Bakın bunlar oldu! Yapacaklarını yaptılar.
Artık gerek yoktu onlara. Patlamaları gerekiyordu. Biri patlattı. Acaba patlatan AKILkime kaybettirdi! Amerikalı patlattırdı, Amerikalı'ya kaybettirdi!
Arkada İngiliz!
Düşünün bakalım...
Bölünmemizi isteyen, Osmanlı'yı parçalayan İngiliz aklının eseriydi. Biz bölündüğümüz an bütün bölge tsunami etkisiyle dağılacaktı. Hesap buydu.
Amerika'nın çıkarı dost, ortak güçlü bir Türkiye'den geçiyordu.
Parçalanmış bölge, küçülmüş haritalar Çin'in ve arkadaki KÜRESEL BARONLARINişine geliyordu. Bölge küçüldüğü zaman asıl küçülenlerden biri AMERİKA olurdu! Washington trilyonlarca dolar borcu REZERV parayı elinde tuttuğu için çeviriyor. Küçülen ORTADOĞU'da rezerv para kalır mıydı?
Herkesin kendine göre partner seçeceği bir coğrafyada tek ses olmazdı. Bir gücün kazandığı sistemden başkalarının da kazandığı sisteme geçilirdi... Bu aslında Amerika'nın yıkımıydı!
Biz acı çekerdik, sakalımızı kaybederdik ama Amerika KOLUNU burada bırakırdı!

NOT: 15 Temmuz kalkışmasından sonra Türkiye bir bütün olarak ayağa kalktı. Ardından bütünün parçası olan CHP liderine Artvin'de UYARI ATEŞİ AÇILDI. Bu bütünlük istenmiyordu.
Kemal bey bunu anladı ve sapma göstermeye başladı... Bir de Amerika'da okuyup gelen 3000 kişi şu an Türkiye'de etkili pozisyonda. Acaba CIA'nın üzerine titrediği bu isimler arasında ÖZEL YAZILIM KULLANARAK İLETİŞİM SAĞLAYAN VAR MI?..

Ergün Diler/Takvim--8 Eylül 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69