27 Mayıs’tan 29 Mayıs’a

- Bu haber 2224 kez okundu.

27 Mayıs’tan 29 Mayıs’a

 27 Mayıs’ta bir kez daha darbeyi ve darbecileri lanetledik..

27 Mayıs’ı kutlayan yoktu ve ama coşkulu bir 29 Mayıs hazırlığı vardı..

Bu arada; Mavi Marmara katliamının yıldönümü ile 29 Mayıs kutlamaları aynı haftaya denk geliyor.. 27, 28, 29.. Ve ardından Ramazan.. Bu yıl böyle bir geçiş var..

İHH, Mavi Marmara’nın yıldönümünde Kudüs için meydanlardaydı.

Ankara’da hareketli günler yaşanıyor.. AK Parti kongre süreci tamamlandı. Son olarak grup yöneticileri seçildi. Beklenen bürokratik atamalar.. Öte yandan; MHP’de kongre tartışmaları bütün hızı ile sürerken, CHP’de kongre talep eden sesler yükselmeye başladı.

Terör örgütü içinde çözülme hız kazanırken, ABD askerlerinin PYD kamplarında Suriye’de ortak operasyon resimlerinin medyaya düşmesi ile AB’den sonra ABD ile de diplomatik bir krizin eşiğine gelindi..

ABD Suriye’de suçüstü oldu.. Mayıs ayı Roma’nın Pagan kültüründen tevarüs ettiği “bereket Tanrıçası” Bona Dea’nın Yunan mitolojisindeki karşılığı olan  “Tanrıça Maia’nın ayı” anlamına geliyor. Maia kim derseniz, Yunan mitolojisinde yağmur perisidir. Babası Atlas, annesi bir Okeanid olan Pleione’dir. Asterope, Electra, Taygete, Dryope, Celaeno, Alcyone kardeşleridir. Bu 7 kardeşe  Pleiad / Ülker denilmektedir. Maia bunların en yaşlı ve en güzel olanıdır. Kyllenne Dağı’nda yalnız başına yaşar. Zeus onunla ile birlikte olur. Hermes onun Zeus’tan oğludur. Mayıs ayına adını vermiştir. Latince Maius Mensis’ten gelmektedir. Bona Dea, Roma mitolojisinde Tanrı Faunus’un kızı olan ve doğurganlık, iyileştirme, bekaret ve kadınların koruyucu tanrıçası. Zaman zaman Fauna adıyla anılır. Roma’daki Bona Dea bekaret ve doğurganlıkla tanrıçasının adıdır. Bona Dea aynı zamanda hastalıkları iyileştirici şifacı bir tanrıçadır. Haziranayına giriyoruz.. Haziran Süryanice “sıcak” anlamına geliyor. Öte yandan; Haziran ayının İngilizcesi June, Jüpiter’in eşi, Roma tanrıçası Juno’dan gelmektedir.

Mayısa yağmurla veda ediyoruz. Haziran oldukça sıcak geçecek.. 

Hadi biraz da esoterik takılalım. 2016 sayısının toplamı “9” eder. Dokuz ebced hesabına göre “sıfır”dır.. Bu Ramazan bu anlamda miladi olarak bir sıfırlanma zamanına işaret ediyor.. Bu hesaplara itibar ediyorsanız yeni bir başlangıç için Haziran’ın ortasını bekleyin.. 15 Haziran / 10 Haziran 1437. İlk ezan 622’de bugün okunmuştu.. Güneyden esecek sıcak rüzgarlara dikkat!

Bu arada; hükümete bir hatırlatmada bulunuyorum. İçeriden ve dışarıdan bir takım saldırılar, tahrikler, krizler oluşturmak için birileri devrede.. İktidarı daha ilk günden boğmaya çalışan birileri düğmeye basmış gözüküyor. Diğer bir konu ise CHP, MHP ve HDP’deki krizin bastırılması için dikkatlerin dışa çekilmesi ile ilgili..

Şimdi CHP ve HDP’liler, bir de Geziciler ortak bir “Demokrasi cephe” kurarak, Anayasa değişikliği sürecini engellemek için  harekete geçtiler.. 

Fetih, 20 Cemaziyelevvel 857’de gerçekleşmiş Hicri takvime göre biliyor musunuz..

Farkında olmadan fethin yıldönümünü hicri değil miladi takvime göre kutluyoruz, hatta Mekke’nin Fethi’ni bile..

Fethin 29 Mayıs’ta kutlanması bir “Cumhuriyet gazetesi” icadı.. Fethi kutlamak gerekiyorsa onu da bize öğretecek birileri var..

Bir çok kişi, 1954 yılında Cumhuriyetin 500. yıl kutlamalarının ana sponsorunun Cumhuriyet gazetesi olduğunu bilmez.. Cumhuriyetin fetih eklerinde “Ravza-i Murat’da bir Gül-i Muhammedi açtı” diye manşet attığını da.. “Türk İstanbul’un üzerinde İslam’ın mührü camilerimiz”, “Türbe ziyaret adabı”, “Sarık nasıl sarılır” o dönemdeki yazı dizilerinden bazıları.

Netekim İslamcılık tek başına Müslümanlara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. (!?)

Böyledir bu işler.. Fetih kutlamaları ezanı Arapça’ya çeviren aklın ürünüdür.. Aynı akıl laiklik elden gidiyor diye 27 Mayıs’ta darbe yaptıran akıldır.. İmam-Hatip o günlerde ılımlı İslam’ın misyoner okulu olarak, bir de sağ partilere ucuz oy deposu yetiştirmek için düşünülmüştür..

Fetih manevi bağlarından kopartılarak bir hamaset destanına dönüştürülmeye çalışıldı.. Feth-i Mübin kılıç-kalkan oyunu değildir.. Sanırım fethi anlamak için Roma’yı tanımak gerek.

Asıl sorun bizim Bizantologlarımızın olmaması, “Rum” gerçeğinden bîhaber olmamız. Müsteşrikleri biliyorsunuz, ama bizim neden müstagriplerimiz yok. Belki bugün bunu konuşmalıyız.

Mesela Ermeni Patrikliğini kuran Fatih.. Fatih aynı zamanda Rum Ortodoks Patrikliğinin de başı.. Bir çok kişi Kur’an-ı Kerim’deki “Rum” suresinin farkında değil. Rumi takvimden habersiz. “Ahiyan-ı Rum, Baciyan-ı Rum, Gaziyan-ı Rum” nereden geliyor, ne anlama geliyor, bilen var mı? Anadolu neden Arz-ı Rum’dur, ya da burası niye “Rumeli”dir..

Şunu bir kenara not edelim; Fatih aynı zamanda Doğu Roma Bizans’ın imparatoru idi ve bu gerçek Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar da böyle idi.

Neden bizim üniversitelerimizde bir Fetih Enstitüsü yok. Bakın, İngiltere’de bir yıl içinde ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesinde 43 yıllık eğitim programı hayata geçiriliyor..

Sanırım bazı şeyleri yeniden düşünmemiz gerek.. Çok çalışmamız gerek çoook.

Selam ve dua ile..

Abdurrahman Dilipak/YeniAkit/29 Mayıs 2016

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69