15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?

- Bu haber 32539 kez okundu.

15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?

 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 2.darbenin, daha doğru bir tabirle ‘darbenin 2.aşaması’nın geleceğini 20 Temmuz 2016 tarihli 15 Temmuz'da Ne Oldu ve Bundan Sonra Ne Olacak? yazımda söylemiştim.


(Israrla söylüyorum, o yazıyı okumayan varsa okusun ve okutsun, çok önemlidir. Dikkat edersenizkısa şortlu kadına tekmeden etnik tahriklere kadar yazdığım ve şu geçtiğimiz 2 ayda  çıkmayan birşey yok gibidir.)

Öncelikle şunu söylemeliyim, okumakta olduğunuz yazı, bir yazarın mecbur kalacağı en olumsuz durumdur. Zira bizler yani kalem erbabı, asla şiddetle ilgili mühendislik yapamayız, tavsiyede bile bulunamayız zira hemen birileri ‘tahrik/provokasyon’ diyebilirler, sözlerimizi maksadımızda asla olmamış ve olmayan kötücül yerlere çekebilirler.

Ama Erdoğan yanlısı görünerek cebini dolduran Goygoy Medyası'nın tersine, içinde bulunduğumuz çok kritikleşmiş durumun tespiti yapmak ve sizinle herşeyi paylaşmak zorundayız.

Evet, 15 Temmuz Darbesi’nin 2.etabı, hatta 3. ve 4.etapları geliyor.
Biliyorsunuz, bunu sizlere söylemiştim ve şimdi zaman azalıyor.

Bilinmesi ve yapılması gerekenler var.

İlk bilmemiz gereken şey:

FETÖ sadece bir terör örgütü değildir, esasen çok daha tehlikelisidir, bir istihbarat örgütüdür. Üstelik global anlamda taşeron ama lokal anlamda çatı’dır.

Yani kendini ABD’ye, İngiltere’ye, İsrail’e ve hatta yeri geldiğinde Rusya’ya, Suriye’ye ve İran’a (ne dediğimi biliyorum) kullandırtır. Ama yerel olarak PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye, DHKPC’ye, DAEŞ’e ve tüm terör örgütlerine ‘Ağabeylik’ yapar, çatı örgüt olarak istihbarat servisi ve hatta lojistik destek sağlar.

İkinci bilmemiz gereken:

Dünyada hiçbir devlet, asimetrik terör eylemleri karşısında güçlü değildir ve asla da olamaz. Bu konuyu daha önce çokça işledim, sadece hatırlatıyorum, mühimdir.

Üçüncü bilmemiz gerekense kısa ve acımasız:

Küresel Diktatörlük veya diğer bir deyimle Global Emperyalizm, Türk direnişçi Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘her ne pahasına olursa olsun’ pasifize etmeye karar vermiştir.

CB Erdoğan’ın yerine getirmek istedikleri isimler Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’dur. Bu isimlerle Batı’nın istediği gibi bir Türkiye, yani suya sabuna dokunmadan önüne konulan ev ödevlerini yapan ama bir yandan da halkın gazını almak için arasıra goygoy tarzı nutuklar atılan Eski Türkiye’ye dönülmek istenmiştir ve istenmektedir. Konunun geniş izahını ve korelatif bağlamını  15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi? başlıklı yazımda uzunca izah etmiştim, dileyen bakabilir.


Şimdi bu 3 konunun ışığında, elimizdeki istihbaratlara bakarsak, ortaya korkunç bir plan çıkmaktadır.

Bu bir toplu katliam, kaos, iç savaş, darbe ve işgal planıdır.

Buna göre;

FETÖ Yunanistan, Kıbrıs, Irak ve Suriye’den getirdiği çeşitli terör örgütlerine mensup 1000’lerce kişiyi Türkiye’de çeşitli şehirlere dağıtmıştır.

Bu teröristleri dışarıdan getirmesinin sebebi, MİT’in ve Emniyet İstihbarat’ın takibindeki teröristlerle birşey yapamayacağını anlamış olmasıdır.

CIA, FETÖ aracılığıyla dünya tarihinde eşine rastlanmamış bir işe hazırlanmaktadır.

DAEŞ ve DHKP-C bir araya gelebilir mi?

PKK ve DAEŞ bir araya gelebilir mi?

Gelir ve getirecekler, senelerdir söylüyorum ve maalesef aldığım istihbaratlar bu tezimi doğrulamaktadır.

FETÖ işte tam bu asimetrik korelasyon’u sağlamanın eşiğindedir.

Aynı anda;

DAEŞ, CHP bürolarına, CHP’lilere, cemevlerine, Kürt ve Alevi vatandaşlarımıza saldıracaktır. Diğer yandan sinagoglara saldırarak İsrail karşıtlığı kisvesiyle tabana oynayacaktır.

Aynı anda;

Esad’a bağlı Türkçe konuşabilen Şebbiha’lar,  Acilciler ve DHKPC, sünni kesime, polise, asker ve kritik isimlere saldıracaktır. Kamuoyunu yönlendirme gücü olan vatansever isimlere suikast işi, çoğunlukla bu yapıdaki eğitimli katillere verilecektir.

Aynı anda PKK, Güneydoğu’yu ve Batı’daki bazı gettoları cehenneme çevirecektir.

Ak Parti büroları Türkiye’nin her yerinde saldırıya uğrayacaktır.

Kimin kime neden saldırdığı belli olmayan bir ortam üzerinde çalışıyorlar.

100 sene önce Ermeniler’in köylerine geldiğini gördüğünde mertçe savaşmak yerine Ermeni bayrağı çeken köylerle bugün Emperyalist ülkelerin elçilerini ağırlayan köyler aynıdır! Teröristler, bu köylerin çocuklarıdır.

Silah konusunda maalesef iç karartıcı bir durum vardır.

Kayıp silahlar konusu…

FETÖ’ye bağlı polis ve askerlerin devletin envanterinden eksilterek kaçırdığı 10 binlerce silah var.

Bu silahlar, tıpkı FETÖ’nün ithal ettiği toplama teröristler gibi, nerede olduklarını hiçkimsenin bulamayacağı yerlerde saklanıyorlar.

Vaktiği geldiğinde FETÖ’ye, yani dünyanın en tehlikeli ‘çatı istihbaratı’na bağlı bu zombilere sadece onların çözebileceği şifreli mesajlar gönderilecek ve halk, yani CIA ve FETÖ’ye göre ‘Erdoğan’a oy verdiği için her türlü cezayı hak eden cahil ve itaatsiz sürü’ bu vahşilerin hedefi yapılacak.

Bu katliam sonrasında büyük bir kaos ortaya çıkacak.

Sonrasında millette düşünceler ve strateji değil, meşru müdafaa içgüdüsünün üstüne kurulu refleksler ön plana çıkacak.

Bu da iç savaşı getirecek.

Bir yandan “Öcalan İmralı’da AKP’lilerce infaz edildi” diyecekler diğer yandan İncirlik’teki uçakları CIA’in özel uçuş eğitimi verdiği PKK’lılara bırakacaklar.

Öcalan’ın öldürüldüğünü duyan Kürtler sokağa dökülmezler, bunu bildikleri için dünyanın en şerefsiz işlerine girişecekler. FETÖ, burada kendi kripto elemanlarını kullanacak. Bunlar kendilerine ülkücü süsü vererek Kürt mahallelerini basacak, Kürt evlerine girecek, rezillikler yapacaklar ve dikkat: Bunların tamamına yakını videoya alınacak, ivedilikle internete verilecek.

Böylelikle canları, malları ve ırzlarının tehlikede olduğunu sanan Kürtler’in sokağa çıkmaları sağlanacak.

Diğer yanda “PKK Jetleri Türkiye’yi bombalıyor” denilecek ve böylelikle de Türkler sokağa tahrik edilecek.

Bu kaos ve iç savaş ortamı 15 Temmuz’da ‘saha şartları el verseydi’ yapılacaktı. Ama testin sonucunda milyonları sokakta gördüler.

İstanbul ateş topuna dönecekti, belki 1 milyon insan ölecekti. Yoksa Henry Barkey ve bir düzine üst düzey ‘işgal ve kaos mühendisi’, bunca kara parçası varken neden Büyükada’ya, İngiliz işgalinin nostaljik oteli Splendid Palas’a yerleşsinler ki…

Yapamadıkları ne varsa, hepsini yapmak isteyecekler…

15 Temmuz’da 241 şehidimiz var.
Şimdi 15-20 bin insanımızı öldürmeyi amaçlıyorlar.

İç savaş başlar başlamaz NATO/ISAF Müdahalesi için karar alacaklar.
Ölümlerden bıkmış, ekonomik olarak bitirilmiş halkın Dış Müdahale'ye razı gelmesini bekleyecekler. Bunun için Fethmi Koru gibi goygoycu kalemleri, Kemal Kılıçdaroğlu gibi porno cd'si ile getirdikleri tipleri kullanabilirler.

Her halukarda Türk topraklarına NATO/ISAF Askerleri'ni indirmek istiyorlar. 
İstanbul'u ve İzmir'i Yunanistan'a söz verdiler.

'İstanbul Özerk Bölgesi' adı altında Türkiye'nin hükümranlığından çıkmış, uluslararası güçlerin ortak alanı olmuş bir bölge ortaya çıkarmak istiyorlar. Zulüm 1453'te başladı diyen soysuzları hatırlayın. Şimdi Yunanistan'a Konstantinopolis'i vermeden önceki zaman dilimindeyiz, uyanın! 

İzmir'i 'Smyrna Özerk Bölgesi' yapmak istiyorlar.
Doğu'da Ermenistan'ın talep ettiği yerler var, işgal edecekler.
Kürdistan'ı kesin olarak ilan etmek istiyorlar. 
Hatay'ı Esad'a verecekler.
Kısacası Batı bize şunu söylüyor:

"Size 1923'te Lozan'da bir sınır çizdik ve bir şans verdik.
Size Batı merkezli sistemin bir valiliği olmanızı emrettik.
Siz ise bir süre bunu denediniz ama en sonunda sözünüzü bozdunuz!
Tayyip Erdoğan'a ısrarla oy vererek bu şansı teptiniz.
Oysa sizin nerede ne yapacağınıza biz karar veririz!
Lozan'ı iptal ediyoruz!
Şimdi ağır bir bedel ödeyeceksiniz!"

Bize bir bedel ödetmeye çalışacaklar...

Anadolu lokalizasyonunu, Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Batı'ya itaat etmeyen pro-aktif kitlelerden arındırmayı planlıyorlar.

Bu bağlamda gözlerinin ne derece döndüğünden zerre kadar şüphemiz yok.

Elimizdeki bilgiler, ihbarlar, istihbaratlar, herşey 15 Temmuz'un 2.aşamasının yaklaştığını söylüyor.

Fethullah Gülen'in anasına avradına sövseniz size kızıp "Anası da yok avradı da yok, takiyye yapma! Onun taptığı ilahını, kitabını, peygamberini, ölüsünü, dirisini..." diye söven Fethullahçılar'dan söz ediyorum.

Sırf Hocaefendi'sinin yolunda biraz daha üstlere sızmak için sahte fetvalarla başını açtığı karısını gece yarısı Kemalist subaylara sunmaya çalışan Fethullahçı pezevenklerden bahsediyorum!   

Sözde 'Mustafa Kemal'in Askeri' özde Fethullah Gülen'in Müridi olmuş profesyonel tetikçilerden söz ediyorum.

En sert ülkücüyü bile gölgede bırakacak kadar iyi rol kesen Ülkücü maskeli FETÖ'cüleri işaret ediyorum.

Bunlar şu an Türk Ordusu'nun ve Türk Polisi'nin zirvelerinde pozisyonlarını almışlar, zamanı bekliyorlar.

Hangi zamanı derseniz,

ABD Başkanı'nın çocuk yerine bile konulmadığı, hiçbir seçilmiş ismin kaale bile alınmadığı Üst Akıl mahfillerinden Pensilvanya'ya, oradan da kendilerine gelecek mesajın zamanını...

Peki bunlara ve planlarına karşı ne yapılması lazım?

Gelecek yazıda…

Fatih Tezcan/Analizmerkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner70

banner69