1 Kasım başkentler savaşı

ABD Savunma Bakanlığı'ndan ilginç bir açıklama geldi. Suriye'de IŞİD'e karşı mücadele eden koalisyon içinde yer alması için Avrupalı müttefikleri ikna etmeye çalışıyorlarmış. "Avrupa ülkeleri konuşuyoruz. Avustralya'yı da ikna etmeye çalışıyoruz" deniyor

- Bu haber 61 kez okundu.

1 Kasım başkentler savaşı
ABD Savunma Bakanlığı'ndan ilginç bir açıklama geldi. Suriye'de IŞİD'e karşı mücadele eden koalisyon içinde yer alması için Avrupalı müttefikleri ikna etmeye çalışıyorlarmış. "Avrupa ülkeleri konuşuyoruz. Avustralya'yı da ikna etmeye çalışıyoruz" deniyor açıklamada. Peki koalisyona girmesi için HALA ikna edilmeye çalışılan Avrupalı dostlar kim? Almanya ve İngiltere tabii en başta. Yani adamlar IŞİD'e karşı tek bir savaş uçağı bile vermiyor. Aylardır "IŞİD'le mücadele" yaygaraları yapıyorlar. Hatta Almanya "Türkiye bir NATO ülkesi olarak IŞİD'e karşı gereğini yapmalıdır" diye avaz avaz bağırdı. Kendisi de NATO üyesi ama bir tek savaş uçağı vermiyor. Medyası ile Erdoğan'a saldırıp, "IŞİD ile ortak hareket" etmekle suçladı aylarca. Geliyoruz İngiltere'ye, "Erdoğan'ı IŞİD ile ortak" yapmak için her türlü yalanı servis ettiler. Medyadaki tüm İngiliz sahtekarlarını kullandılar. Yetmedi içimizdeki hainlerle kumpaslar kurdular, MİT TIR'larına operasyon yaptırdılar. "IŞİD'e silah gidiyor" diye solcu gazetelerimizden bile "YALAN" yaydılar. Tıpkı İngiliz İstihbaratı MI6'nın "Kimyasal silah var" iftirası ile Irak'a ABD'yi soktukları yalan kampanyasının benzeriyle Ankara'ya çullandılar. Önceki gün İngiltere eski Başkanı Blair "Evet Irak'la ilgili yanlış istihbaratlarla bu ülkeye yanlış yaptık" diyerek tarihi bir itirafta bulundu. İstihbarat yanlış değil tam tersini bilinçli yalandı. Adam "YALAN" söyledik diyemiyor, daha nazik hale getiriyor "Yanlış istihbarat" kılıfına sarılıyordu. Blair "ÖZÜR DİLİYORUM. Bugün IŞİD varsa bizim SAYEMİZDE" diyordu CNN İnternational'da. İşte O İngiltere de IŞİD'e karşı uçak kaldırmayan ama bize "Hadi hücum et IŞİD'e" diye çullanan gazcı sahtekarlardan biriydi. İngiltere'nin müstemlekesi Avustralya'yı da ikna etmeye çalışıyormuş ABD. Avustralya, İngiltere'den izin almadan donunu da, çorabını da değiştiremez. SAHİBİ Londra'nın ağzına bakar. Ve Suriye'de IŞİD'i es geçen İngiltere önceki gün, iç karışıklığın yaşandığı Nijerya'ya SAVAŞ GEMİSİ gönderiyor. Neymiş, orada terör varmış. Terör değil, İngiliz istihbaratının ürettiği terörist oyuncaklar var orada. İşlerini çok iyi yapıp, Nijerya'yı savaş alanına çevirdiler Londra adına. Şimdi kendi teröristleri ile uğraşmak adına Nijerya Devleti'ne SAVAŞ GEMİSİ ve askerlerini, uçaklarını gönderiyor İngiltere. Çünkü Nijerya, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip birkaç ülke arasında. Önce terör örgütlerini kuruyorlar, ardından devlete yanaşıp "Yardım edelim" diyorlar. Ardından savaş tazminatı olarak şirketleriyle petrollere konuyorlar. Tüm bunları, dünya üzerinde oynanan oyunları görün diye yazıyorum. İsrail Savunma Bakanı da önceki gün bir kez daha tekrarladı ve "IŞİD bizim için TEHDİT DEĞİL, HİÇ OLMADI" dedi iftiharla. Bizi içeride birbirimizle uğraşarak tutan dünyayı soyanlar, hem bize hem de başka ülkelere terör ihraç ediyorlar. Avrupa'nın başkentleri onun için PKK ofisleri enflasyonu yaşıyor. Adamların yaptıkları açıklamalarda satır aralarında nasıl itiraflarda bulunduklarını görecek mecalimiz yok bizim. İngiliz Devlet televizyonu ve gazeteleri KAFA KESEN IŞİD teröristlerine Neden "CİHATÇILAR" diye yazar anlayacak, irdeleyecek aydınımız yok. Aynı medyanın Türkiye'nin desteklediği ÖSO güçlerine neden "MİLİTAN" diye yazdığını sorgulayacak yazarımız hiç yok. The Economist seçime iki gün kala niçin Türk halkına seslenerek "Aman muhalefete oy verin" diye YALVARARAK çağrı yapar? Guardian neden Demirtaş'ı "Erdoğan'ı indirecek SEMBOL lider" ilan eder alkışlayarak? Niçin binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkenin liderinin indirilmesi için yıllardır sayfalarında ter döker? Neden "Avrupa başkentlerine en uygun siyasetçi Demirtaş" diye utanmadan yazar. Bizim merkez-sol-paralel medya niçin aynı İngiliz sakızını çiğneyerek Demirtaş'ı şeker yapar? Yerli görünen medyamız Avrupa başkentlerine EN UYGUN ADAM'a saz çaldırıp, Türkiye'nin başkentindeki lidere neden saldırır? Bu soruların cevabını yazacak cesaret ve bilgiye sahip kaç aydın, akademisyen var bu memlekette? Herkes bir daha düşünsün! Yetmez bin defa düşünsün! 1 Kasım Avrupa'nın Başkentleri ile Türkiye'nin başkentinin savaş günüdür. Veya Avrupa'nın Başkentlerine bağlanma günüdür. Sazı sevenler BAĞLAMA'yı seçsin. Ya Bağlamanın telleri kopacak, ya da Bağlamaya tel olacağız. Karar sizin! Vicdan da! OY'da, OYUNA gelme de! Bekir Hazar/Takvim/2015/10/31
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.