DÜNYADA AHLAKİ ÇÖKÜŞ

DÜNYADA AHLAKİ ÇÖKÜŞ Dünya, manevi bir buhrana girdi. Nefse her istediğini veren batı medeniyeti artık bedel ödemeye başladı. Her yıl milyona yakın gencini sefahat ve ahlaksızlığın getirdiği sebeplerden dolayı intihar sonucunda kaybediyor Avrupa. Hepsi

- Bu haber 360 kez okundu.

DÜNYADA AHLAKİ ÇÖKÜŞ

DÜNYADA AHLAKİ ÇÖKÜŞ

Dünya, manevi bir buhrana girdi. Nefse her istediğini veren batı medeniyeti artık bedel ödemeye başladı. Her yıl milyona yakın gencini sefahat ve ahlaksızlığın getirdiği sebeplerden dolayı intihar sonucunda kaybediyor Avrupa. Hepsi derin arayışta. Halktaki  ahlaki çöküşü durdurmanın ve aile müessesini yeniden tesis etmenin yollarını arayıştalar...
Son 100 yıldır derin bir el sadece Türkiye ve İslam ülkelerini değil tüm dünyayı ahlaken çökertmek için tüm gücüyle çalışıyor. İnsanlardaki şehvet ve şiddet hislerini galeyana getirme üzerine kurulu bir sistem bu. Film ve müzik sektörü bu sistemin en güçlü silahları. Son yıllarda bunların yanına  bir de oyun sektörü eklendi. Peki böyle bir sistem kimin ne işine yarar?
Bu sistem tüm dünyaya virüs gibi yayıldıysa, bunu yapan dünya saltanatını hedefliyor demektir. Çünkü gençliği ahlaken çökmüş bir devlet yaşayamaz ve düşmanına, savaşmadan teslim olmak zorunda kalır. Neden ahlak? Ahlaklı birey hakka tarafdardır çünkü. Basit dünyevi vaadlerle ele geçirilemez. Son yıllarda ülkelerin yöneticilerine dikkat edildiğinde, ne zaman bir yönetici kurulan sisteme aykırı tarzda hareket etse geçmişteki ahlaksızlıkları göz önüne serildi. Yani geçmişi başkalarına kendisini kontrol etmeleri için koz oldu. İpler başkasının elinde.
15-20 yıl sonra Avrupa'da muhtemel yöneticilerin başka ülke vatandaşları olacağı kendilerinin de kabul ettiği bir gerçek. Çünkü kendi gençlikleri düşünebilecek ve ülke yönetebilecek durumda değil. Düşman onlarda amacına ulaşmış görünüyor.
Peki çare ne? İşte burada İslam dini göze çarpıyor hemen. Tüm çabalara rağmen tam anlamıyla başarılı olamadıkları İslam ülkeleri, İslamiyetin bu zehirin panzehiri olduğunu gözler önüne seriyor kabul etmek istemeselerde.
Bediüzzaman Hazretleri: "1338’de Ankara’ya gittim. İslâm Ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessâsâne çalıştığını gördüm. "Eyvah," dedim. "Bu ejderha imanın erkânına ilişecek!" diyerek siyaseti terk edip tüm vaktini imani eserlerin telifi için harcamaya başlaması tedavi yöntemini ortaya koyuyor aslında. Ve yıllar sonra Avrupa medeniyetinin ahlaken çöküşü Bediüüzzaman'ın dehasını da gösteriyor. Yahudilerin ciddi destek verdiği komünizm bu ahlaksızlığı tüm dünyaya veba gibi bulaştırdı.
Büyük İsrail ve dünya hakimiyeti İsrail'in kıyamete kadar sürecek hayali. Fakat İsrail hiçbir zaman doğrudan saldırmadı. Tarih boyunca Yahudilerin belli bir kesimi ülkelere sinsice içeriden saldırdı. Osmanlı bu şekilde çöktü ve diğer İslam ülkeleri de. Yahudiler savaşı sevmez. Ne dediler Hz. Musa'ya (as): "Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada otururuz." Ülkeyi sinsice ele geçirme yolunu seçerler daima. Yahudilerin yeni yöntemleri ahlaksızlık vebasını dünyaya yaymak oldu. Avrupa'da ve Amerika'da başarılı oldular. İslam aleminde de kısmen başarı yakaladılar. Fakat Türkiye için aynı şey olmadı. Kur'an Nuru bu vebaya sed çekti. Fakat son yıllarda sosyal medya araçları ülkemizde çok fazla ahlaki tahribat yaptı ve yapıyor. Yeni neslin durumu herkesi rahatsız edecek seviyeye ulaştı. Ülke refah seviyesinin artması da bunu hızlandırdı. Şimdiki siyasiler bu gidişe dur diyemezse kendi gençlikleri onları yıkacak Avrupa gibi. Bunu biraz feraseti olan herkes görüyor. Hastalık belli ama ilacı da ortada. Sadece tedavinin nasıl uygulanacağı biraz tartışılmalı.
Netice olarak, savaş sadece cephede silahla yapılmıyor. Son 100 yıldır sinsice ve derinden halkları tahrib ederek yapılıyor. Yeni silahlar TV, sosyal medya, gazeteler vs. Tek hedef ahlaksız bir nesil ve neticesinde kukla ülkeler. Panzehir elbetteki ahlak dini olan İslamiyet. İslamiyet'i doğru yaşayan bireyler tüm dünyaya halleri ile ders verecektir ve bunun neticesinde onlar kendi ayakları ile İslamiyet'e dahil olacaklardır. Nasılını bilemem ama İslam birliği ve kan dökülmeyen bir dünya istiyorsak her fert ve her kuruluş İman hakikatlerinin ve Kur'an ahlakının tamiri ve tesisi için çalışmalı. Siyaset de bunlara hizmet etmeli vesselam.. Yazar: Muhammed
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.